Genel

17. Şubat Devriminden Kaddafi Öncesi ve Sonrası Libya’ya Bakış

1942’de Libya Sirte’de doğan Muammer Kaddafi 1 Eylül 1969’da yönetime gelmiştir. 7’si erkek 8 çocuğu ve iki de evlatlığı olan Kaddafi 16 Ocak 1970 yılında yeni anayasa hazırlanınca başbakanlık ve savunma bakanlığı görevlerini üstlendi.

Kaddafi dönemi Libya ve Kaddafi hakkında bilmediğiniz birçok şeyi öğreneceğiniz bu yazıyı, çeşitli yazı ve haber kaynaklarından derledim. Eminim çok şaşıracaksınız.

Kaddafi döneminde Libya’da neler oluyordu biliyor musunuz?

Su ve doğal gaz zorunlu ihtiyaç olduğu için ücretsizdi ve Libya’da evlerde elektrik bedavaydı. Sağlık hizmetleriyle birlikte eğimin de ücretsiz olduğu Libya’da tüm hastalar ilaçları hiçbir ücret ödemeden alabiliyordu.

Ülkenin kendi ulusal bankaları halktan faiz almazken, hiçbir vatandaş vergi vermiyordu. Şaşıracaksınız ama Kaddafi devrilmeden önce dünyadaki en borçsuz ülke Libya’ydı.

Eğer ki yurt dışında okumak istiyorsanız da, devlet tüm öğrencilere aylık 1650 avro ‘geri ödemesiz’ burs veriyordu. Bu rakam 2011 yılının rakamları. Şuan ne kadar verilirdi, siz düşünün.

Petrol gelirlerinin %90’ı Libya halkına gidiyordu ve evlenmek isteyen çiftlere devlet 150 metrekarelik daire veriyordu.(stratejikortak.com) Her aileye de istisnasız aylık o zamanın parasıyla 760 TL para, bir nevi maaş bağlanıyordu. Nüfusun yüzde 25’i yüksek tahsilli üniversite mezunuydu. Kaddafi dönemindeki Libya, IMF veya Dünya Bankası kredisi kullanmamıştı.

Kaddafi, Petrol ihraç eden ülkelere (OPEC) dolar ve euro yerine altın karşılığı satış yapmalarını tavsiye etmişti. Tıpkı Saddam Hüseyin gibi. Bunun anlamı ise altın karşılığı para basmayan Batılı ülkelerin iflasını istemek demekti.

Yönetime geldiğinde İngiliz askeri üstlerini ve birliklerini ülkeden çıkaran Muammer Kaddafi, petrol şirketlerini ulusallaştırdı ve İtalyan, Yahudi azınlığın mal varlığına el koyarak onları göçe zorladı. Türkiye’nin 1974’te ki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ABD’ye meydan okuyarak, Türkiye’ye açıktan destek veren tek liderdi.

2011’de Arap Baharı sırasında halk tarafından kafası ezilerek öldürüldü. Muammer Kaddafi’nin ABD’nin Irak işgali ve Saddam Hüseyin’in asılması sonrası Birleşmiş Milletler (BM)’de ki o efsane konuşması açık ve net olarak her şeyi özetliyor.

Kaddafi sonrası Libya

Tunus’ta fitili ateşlenen “Arap Baharı” isimli süreç Libya’ya ulaştı. Başta Bingazi olmak üzere birçok kentte kitlesel gösteriler başladı. Kaddafi yönetimi, gösterileri gerçek mermiyle bastırmaya çalışınca onlarca kişi hayatını kaybetti ve gösteriler ülke geneline yayıldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) yapılan oylamanın ardından, Libya’da sivillerin kurtarılması için NATO’nun uygulayacağı uçuşa yasak bölge ilan edilmesi kararı alındı. Kararın ardından başta Fransa ve İngiltere olmak üzere çok sayıda NATO ve Arap ülkesi, Libya’ya hava saldırılarına başladı.

NATO bombardımanının da katkısıyla, muhalifler başkent Trablus’a girdi. Başkentte bulunan Babül Aziziye Sarayı’ndaki çatışmaların ardından Kaddafi, Trablus’tan kaçarak saklanmaya başladı.

20 Ekim 2011 tari Libya’yı 42 yıldır demir yumrukla yöneten Kaddafi, memleketi Sirte’de muhalif savaşçılar tarafından yakalanarak öldürüldü. Libya’da geçiş döneminin siyasi temsilcisi olarak kabul edilen Ulusal Geçiş Konseyi, 8 aylık mücadelenin ardından Libya’nın “kurtarıldığını” ilan etti.

Kaddafi sonrası libya, otorite boşluğu yaşayan üç ayrı hükümetin varlığını sürdürdüğü bir ülke oldu.

2011 yılında NATO uçaklarının düzenlediği bombardımanda ülke 14 milyar dolar zarara uğradı.

Ülkede bulunan 558 okul yapılan saldırılar sonucu aldığı hasar nedeniyle kullanılamaz hale geldi.

Kaddafi sonrası ülkedeki hastanelerin yüzde 44’ü faaliyet göstermiyor.

435 bin Libyalı iç göçmen durumuna düştü.Sadece 2016 yılında 100 bine yakın Libyalının Akdeniz’i aşarak İtalya’ya gittiği iddia ediliyor.

2011’de nüfus 6.1 milyondu ve 6 yılda sadece 200 bin arttı.

Afrika’nın en büyük petrol rezervine sahip olan ve gelirinin yüzde 90’ını petrolden elde eden Libya, olayların başlamasının ardından bu gelirlerden mahrum kaldı. Petrol üretimi de ihracatı da büyük oranda düştü.

Gayrisafi yurtiçi hasılası yarı yarıyadan daha fazla düşerek 33 milyar dolar olurken, günlük petrol üretimi dörtte bir oranında düştü. Kişi başına düşen milli gelir 12120 dolardan 5000 dolara kadar geriledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik korunuyor !!