Genel Psikoloji Psikolojik Rahatsızlıklar

Alien(Yabancı) El Sendromu Nedir?

Yabancı el sendromu adı verilen alien sendromu son derece farklı ve garip bir hastalık türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Alien sendromu ülkemizde görülmemektedir. Alien sendromu etkisini uzun süre gösteren bir hastalıktır. Uzmanlar tarafından bir anlam verilemeyen hastalık nöroloji branşını ilgilendiren sendromlardan biridir. Alien sendromunun en önemli özelliği istem dışı bir rahatsızlık olmasıdır.

Yabancı El Sendromu (YES), kişinin ellerinden birisinin bireyin bilincinden bağımsız, “kendi bilinci varmış gibi” hareket etmesine sebep olan nörolojik bir sendromdur. Yani kısaca kişinin iki elinden biri, kontrolsüz olarak hareket eder; ancak bu hareket kasılma, fırlama gibi anlamsız hareketler değildir. Tıpkı beyin kontrolünde, sanki kişi gerçekten isteyerek hareket ettiriyormuş izlenimi verir.

Gerçekten de, bu sendroma sahip kişilerde elin hareketlerini beynin yarımkürelerinden biri (genellikle sağ yarımküre) kontrol eder; ancak o yarımkürenin kontrolü kişinin kendi bilinci ve isteği dahilinde değildir. Sendroma dair vakalarda, genellikle beynin sağ yarımküresinin kontrolü, dolayısıyla sol elin kontrolü yitirilir. Bu konuya az sonra döneceğiz.

Sendrom, genellikle epilepsi hastalarının semptomlarını rahatlatmak için beynin iki yarımküresinin cerrahi bir operasyon ile ayrıldığı bireylerde gözlenir. Aynı zamanda diğer beyin ameliyatları, inme, enfeksiyon, tümör, anevrizma, migren ve Alzheimer Hastalığı ya da Creutzfeld-Jacob hastalığı gibi dejeneratif beyin hastalıklarında da görülebilir.

Hastalıkta beynin özellikle temporal lop bölgesinin etkilendiği bilinse de, frontal, oksipital ve pariyetal lopların etkilendiği vakalarla da karşılaşılmıştır.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu)’nun Belirtileri

 

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu)’un belirtilerinden en önemlisi istem dışı bir refleks nedeniyle tek elinin kontrolünü kaybetmektir.Hastalar her ne kadar duruma müdahale etmeye çalışsa da elini kontrol altına alamamaktadır. Birçok hasta gizli bir gücün kontrolünü eline geçirdiğini düşünmektedir. Bu gizli güç kişilerin ellerini istediği yöne çevirmesine neden olmaktadır. İlginç hastalıklardan biri olan alien sendromu ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Nadiren görülen bu hastalık etkisi altına aldığı bireylerin psikolojilerinde de ciddi bir bozulmaya neden olmaktadır. Yabancı sendromlu el normal ele müdahale etmeye başlamaktadır. Bu durum hastalarda anlaşılması güç sonuçlar doğurmaktadır.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) Nedenleri

Sendromun en temel sebebi, elleri kontrol eden Birincil Motor Korteks (Primary Motor Cortex) denen beyin bölgesinin, Premotor Korteks’ten izole olmasıdır. Bu durumda beynin iki yarımküresinin aktif iletişimi kesilir ve bunun sonucunda beynin iki yarımküresinden biri kişinin kendi kontrolünde, diğeri ise “bilinçsiz” olarak çalışır.

Beynimizin sol yarımküresi, vücudumuzun sağ tarafını kontrol eder. Beynimizin sağ yarımküresi ise, vücudumuzun sol tarafını kontrol eder. Yani beynin lopları ile vücudumuzun kontrol edildiği yarılar birbirine zıttır.

Normalde bu iki yarımküre arasında Corpus callosum adı verilen bir köprü vardır ve bu köprü iki yarımkürenin sürekli ve aktif olarak birbiriyle iletişimini sağlar. İşte bu köprü bozulduğu (veya işlevsiz hale getirildiği) zaman, beyin kürelerinden biri bize “gerçek bilinç algımızı” katarken, diğeri bilincimiz ve kontrolümüz dışında çalışmasını sürdürür. Bu da, Yabancı El Sendromu’nun doğmasına neden olur.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) nedenlerinden en önemlisi korpus kallosum bölgesinde meydana gelen sorunun yanı sıra ön beyin atardamarında felç, nörodejeneratif hastalıklar ve orta hat tümörler meydana gelmesidir. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu)’nun nadir olarak görülen nedenleri arasında kafa boşluğunda hava olması, hastaların gözünün önünde ışıklı görüntülerin ortaya çıkması ve auralı migren gösterilebilir. Auralı migren en ağır migren türlerinden biridir.

Felç ve parry rommerg sendromu da alien sendromuna neden olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Parry Romberg sendorumu otoimmün bir hastalık türüdür. Yüzün bir bölgesinde bulunan deri altı yağları ile diğer dokular kendi kendine ve yavaş yavaş bozulur. Bu hastalığa parry romberg sendromu adı verilmektedir. Alien sendromuna neden olan Perry romberg sendromu dikkat edilmesi gereken bir diğer hastalık türüdür.

Sendromun Etkileri

 

Bu ilginç sendrom sonucunda kişi istemediği pek çok hareketi yapabilir. Örneğin beynimizin sol yarımküresi genel olarak “mantık, analitik düşünme, vb.” kavramlarla ilişkili işler konusunda daha baskınken, sağ lop daha “duygusal” olarak ifade edilen niteliklerimizden sorumludur (buna rağmen sağ beyin ile sol beyin arasında popüler kültürde vurgulandığı kadar derin farklar bulunmadığı hatırlanmalıdır).

Eğer sağ yarımküre kontrolden çıkarsa duygularımız kontrolümüz dışında işlevlerini sürdürmeye devam eder. Bu durumda sol elimiz mantığımız tarafından baskılanmayan duygularımızı ortaya çıkarmaya başlar. Dolayısıyla örneğin birinden nefret ediyorsanız; ancak onunla örneğin işiniz dolayısıyla bir arada bulunmanız gerekiyorsa, Yabancı El Sendromu’na sahip bireylerin sol elleri, kişiye istemsiz olarak tokat atabilecektir. Çünkü sağ beyin, kişiyi sevmediğimizi bilir ve beyin buna göre davranmayı dikte eder. Normal insanların sol beyni, yani mantıkları, kişinin normalde tokat atmasına engel olur; ancak Yabancı El Sendromu durumunda bu sağlanamaz.

İlk etapta bu ilginç ve sıra dışı gibi gelen sendrom, kısa sürede ölümcül bir probleme dönüşebilir. Örneğin otoeleştiri adı verilen bir vakaya da kişilerde rastlanmaktadır: Bu kişiler, kendilerinden hoşnut olmadıklarında, kendi kendilerine tokat veya yumruk atabilmektedirler. Öyle ki, ekstrem vakalarda kişi, eğer depresyona girerse, kişinin kendini boğabildiği bilinmektedir. Aynı durum, eş, çocuk veya tanıdıklardan aşırı tiksinme veya hoşlanmama durumunda, istemsiz olarak bu kişilerin öldürülmesiyle sonuçlanabilir.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu)’nun Üstesinden Nasıl Gelinir?

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu)’nda uygulanan etkin bir tedavi bulunmamaktadır. Hastaların karşı karşıya kaldığı şikayetleri azaltmak için el oyalayıcı egzersizler yapabilirsiniz. Hastanın elini yönetebilmesini sağlayan ve kontrol etmesine imkan sunan egzersizler hastalık tedavisi için ideal yöntemlerden biridir. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) yaşayan kişilerin çevresindeki kişiler ve aileleri sorunla baş edebilmek için mutlaka konuyla ilgili bilgi sahibi olmalıdır.

Yabancı El Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Farklı ve ilginç hastalıklardan biri olan Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) tedavisinin uzun süre etkili bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) tedavisinde kontrolsüz hareketleri bastırmak ve iki eli meşgul etmek için bazı yöntemler gerçekleştirilmektedir. Bazı hastalarda uygulanan tedavi sonrasında kademeli olarak bir iyileşme söz konusu olmaktadır.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) psikolojik hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sendrom sonrasında eller birbirinden ayrı bir şekilde ve bağımsız olarak hareket etmeye başlamaktadır.Ellerini kendi kontrolleri dışında hareket ettirmeye başlayan hastaların pek çoğu cansız ve rutin hareketler yapmaktan uzaklaşırlar.Aksine kişilerin elleri kendi iradesi dışında ve kendi hayatı varmış gibi çalışmaya başlamaktadır. Pek çok hasta ellerini kontrol altına almak için uğraşırken vahşileşebilmektedir. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) nedeniyle kişiler kalem tutabilir, bardak kırabilir veya boğazını sıkı bir şekilde sıkabilir. Eller kendi istediği şekilde hareket ettiği için son derece zor bir süreç Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) hastalarını bekliyordur.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) ilk defa 1908 yılında Alman bir kadının yaşadığı şikayet ve korkular çerçevesinde ortaya çıkmıştır. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) beynin sağ ve sol lobun ayrı ayrı ve birbirinden bağımsız şekilde hareket etmesi sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) yaşayan kişilerin pek çoğu ellerinin kendilerini öldürmek istediğiniz düşünmektedir. Bu hastalıklar için bir nöroloğa başvurmak gerekir. Bu hastalığı yaşayan bazı vakalar kendisinde beyinsel bir fonksiyon bozukluğu olduğuna inanmakta ve elinin iradesinin hala kendinde olduğunu savunmaktadır

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu)’nda Beyin Nasıl Çalışır?

Beynin sağ tarafı bedenin sol tarafını kontrol ederken, beynin sol tarafı bedenin sağ kısmını idare etmektedir. Sağ ve sol taraf arasında sürekli olarak iletişim sağlamak için Corpus Collosum isimli bir köprü bulunmaktadır. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) nedeniyle beyin kontrolünü kaybetmektedir. Beynin kontrolünü kaybetmesiyle birlikte pek çok hareketi de beraberinde yaptığı gözlemlenmektedir. İki lob arasında yaşanan iletişim sorunuçözüldüğünde hastalıkla ilgili büyük bir ilerleme sağlanmaktadır. İki lob arasında etkin bir köprü sayesinde iletişim sürekli aktif olarak devam etmektedir. Ancak loblardan biri bilinçli biri bilinç dışı çalışmaktadır. Beynin sağ küresi daha duygusal bir tavra sahipken, beynin sol küresi mantık kavramına yakındır.

Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) genellikle ameliyat sonrası yaşanan bir sendromdur. Herhangi bir tümör veya travma vakası sonrasında Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) ortaya çıkmaktadır. Yaşanan tramvadan sonra beyin sağ küreye doğru fiziksel bir harekette bulunmaktadır. Kısa ası YES olan Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) hastaların tamamen tedavisi mümkün değildir. Ancak yapılan el oyalayıcı egzersizler sayesinde sol elin bastırılması ve hastalığın etkilerinin hafifletilmesi kısmen de olsa mümkündür. Alien Sendromu (Yabancı El Sendromu) nedeniyle hastalar hızlı bir şekilde araba sürerken direksiyonu kırabilir, yazı yazan elini engelleyebilir, vurma veya boğma eylemlerinde bulunarak kendine veya başkalarına zarar verebilir.

Sendromun Biyoloji Felsefesi ile İlişkisi

Bu durumun biyoloji felsefesi açısından da önemli anlamları bulunmaktadır. Yabancı El Sendromu ve bu sendromun etkileri, beynimizi kontrol eden ve fiziksel dünyadan etkilenmeyen “ruh” gibi fizik-üstü herhangi bir kontrol mekanizmasının olmadığı fikrini güçlendirmektedir. Bu sendromun gösterdiği, davranışlarımızın tamamen ve yalnızca fiziksel beyinsel faaliyetlerinin bir ürünü olduğunu düşündürmektedir. Eğer bilincimiz, algımız ve “benlik” hissimiz fizik-ötesi bir kontrol mekanizmasına sahip olsaydı, corpus callosumun işlevinden bağımsız olarak beynimizin sol ve sağ yarımkürelerine hükmedebilmemiz veya bu yarımkürelerde bilincimiz dışında üretilen davranışların tamamen anlamsız ve rastgele olması beklenirdi. Halbuki Yabancı El Sendromu’nda gördüğümüz, anlamlı ve duruma uygun, adeta “bilinçli gibi gözüken” davranışlardır.

Tabii bu sendrom, biyoetik açısından oldukça ilginç problemleri de doğmaktadır: Diyelim ki Yabancı El Sendromu’na sahip bir bireyin kendi kontrolü dışında olan eli, bir diğer insanı öldürdü. Bu durumda, sendroma sahip olan ve başka hiçbir psikiyatrik rahatsızlığı bulunmayan kişi suçlu sayılabilir mi? Eğer suçlu bulunabilir ise, suçun bireye ait olma yükümlülüğü böyle bir durumda nasıl meşrulaştırılacaktır? Eğer suçlu bulunamaz ise, hangi psikiyatrik gerekçe ile bir kişinin ölümünü makul kılabileceğiz; hele ki öldüren kişinin herhangi bir diğer psikiyatrik sorunu (şizofreni gibi) bulunmuyorsa? Daha da önemlisi, eğer ki böyle bir durumda kişiyi suçlayamıyorsak, özgür bir bilince sahip olduğumuz argümanını reddetmemiz gerekecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.