Genel Hikaye Komik fıkralar

Avcının Ayı İle Karşılaşması Fıkrası

Adamın biri av dönüşü Avcılar Lokaline uğramış.Bakmış ki lokal kalabalıkla dolu, geçmiş bir köşeye oturmuş. Avcıların bir araya geldiklerinde av hikayelerini ballandıra ballandıra anlatmak adettentir. Bir iki hoş beşten sonra kahvesini yudumladıktan sonra başlamış başından geçen son av macerasını anlatmaya:

“Ormanda sessizce ilerliyordum. Dişime göre bir av arıyorum. Beni tanıyanlar bilir, ağaçların arasından o kadar sessiz akarım ki hiçbir hayvan anlamaz geldiğimi. Ama işe büyük bir talihsizlik eseri o gün yine sessiz ilerlerken ormanın ortasında bir açıklığa çıktım. Birden karşıma kocaman bir ayı çıkmaz mı?”

Ahali hikayeyi duyunca bizim avcının başına üşüşüp, merak ve heyecanla dinlemeye başlamış. İçlerinden biri;

“eee!” diye sormuş. “Sonra ne oldu?”

“Baktım üzerime doğru koşarak geliyor. Çifteyi doğrultacak vaktim yok! Hemen silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya. Lakin ayı peşime düştü! Benden daha hızlı koşuyor. O kadar yaklaşmış ki bir ara ayının sıcak nefesini ensemde hissettim. Derken ayının ayağı kaydı ve yere düştü. Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı epey açtım. Fakat ayı toparlanıp kalktı, bana yetişti.”

Kalabalık hep bir ağızdan “eyvah be!” diye hayıflanmış. Herkes can kulağıyla avcının ağzından çıkacakları dinliyormuş. Avcı devam etmiş anlatmaya;

“Bir yandan koşuyorum br yandan da arkamdan homurtularını dinliyorum. Yine ayının sıcak nefesi ensemde… Pençesini uzatsa beni devirip yakalayacak. Dedim bu sefer hapı yuttuk. Tam o sırada yine ayının ayağı kaydı, yere düştü yuvarlandı.  Dedim Şans bana gülüyor! Yeniden arayı açabilmek için hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım ve arayı beş yüz metre kadar açtım. Arkadaşlar, Allah sizi inandırsın ayı yine kalktı ve bana yetişti.

Kalabalık bir kez daha hep bir ağızdan “Hoppala!” diye bağrışır. Bir türlü de vazgeçmiyor meret” diye söylenir biri. Diğerleri onu onaylarlar. Avci yeniden anlatmaya başlar ve salon sus pus olur ve dinlemeye koyulur;

“Yine sıcak nefesi ensemde…Dedim artık bittim. Dizlerimde derman kalmadı. Beni bu kez kesin kapacak, parça parça edecek. Ama şansa işte… ayının tekrar ayağı kaydı, yine yere düşmez mi? bu kez arayı iyice açtım bana yetişemeden tepeyi aştım.”

Artık salonda macerayı dinleyenlerden biri dayanamamış:

“Kardeşim sen de çok yürekliymişsin! Hayvanın üç defa nefesi benim enseme gelecek kadar sokulsa, ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederdim.”

Avcı dönüp ters ters sözünü kesen adama bakmış ve demiş ki:

“Lafı karıştırma! Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.