Duygusal Öyküler Genel Hikaye

Bakış Açısı Üzerine Bir Yazı; Yaşantının İzleri

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Öğretmen bir gün denizin ortasında batmak üzere olan bir geminin hikayesini sınıfta paylaşır.

Gemi, denizin ortasında aniden batmaya başlar. Gemideki bir çift, cankurtaran botuna yaklaşırken sadece bir kişilik yer kaldığını görür. O an adam, karısını geride bırakır ve bota atlar. Batmak üzere olan gemideki kadın eşine bakar ve son cümlesi şu olur.

Öğretmen bir an durur ve öğrencilerine, “Sizce kadın, kocasına ne demiş olabilir?” diye sorar.

Öğrencilerden biri:

“Hani benim için canını bile verirdin! demiştir” diye cevap verir.

Öğrencilerden biri:

“Ölmek İstemiyorum! demiştir” diye cevap verir.

Öğrencilerden biri:

“Ne olur kurtar beni! demiştir” diye cevap verir.

Öğrencilerden biri:

“Beni Bırakma! demiştir” diye cevap verir.

Öğrencilerden biri:

“Senden nefret ediyorum. Nankör herif! demiştir” diye cevap verir.

Öğretmen, köşede sessizce oturan bir öğrenciye aynı soruyu sorar. Çocuk, “Öğretmenim bence ‘Çocuğumuza iyi bak demiştir’” diye cevap verir.

Öğretmen şaşırarak  “Sen, daha önce bu hikayeyi duymuş muydun?” diye sorar. Çocuk kafasını sallar ve “Hayır ama annem vefat etmeden önce babama aynı şeyi söylemişti.”der.

Öğretmen yüzünde üzgün ama takdir edici bir ifadeyle, “Cevabın doğru” der ve hikayenin devamını anlatır. Gemiyle birlikte anne sulara gömülür, adam evine döner ve kızını tek başına yetiştirir.

Yıllar sonra kız vefat eden babasının günlüğünü bulur. Bir çırpıda okur. İşin aslını öğrenir. Karı-koca gemi seyahatine çıktıklarında kadına ölümcül hastalık teşhisi konmuştur. O kritik anda, baba kızını düşünerek ölmek üzere olan eşi yerine kendisini bota atmıştır.

Baba günlüğünde, “Denizin dibine beraber batmayı o kadar isterdim ki… Ama çocuğumuz için, tek başına denize batmanı izlemek zorunda kaldım.” yazmış.

Hikaye biter ve sınıf sus pus olur.

Öğretmen, çocukların hikayeden gereken dersi çıkardıklarını düşünür. İyiyle kötüyü ayırmanın, aralarındaki ince çizginin ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu anladıklarını düşünür. Bazen iyi ile kötü ayırt edilemeyecek kadar iç içe geçer. Bakış açımız ise her zaman hayatımızdaki değişikliklere gebedir. Bu nedenle, olaylara yüzeysel olarak bakmamalı ve ön yargılarda bulunmamalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.