Doğa Genel

Bal Arıları Hakkında Ilginç Bilgiler

Arıların yaklaşık olarak 20.000 farklı türü vardır. Kuzey Myanmar’da bir madende amber içinde bulunan melittosphex burmensis cinsi arı, tarihte bilinen en eski arıdır. Bu tür tam 100 milyon yıl önce yaşamıştır. Bal arısı (Apis mellifera) 1,2 cm uzunluğundadır. Baş ve göğüs bölümü az çok kıllıdır ve genellikle sarı tonlardaki rengi soydan soya değişir. 

Arılar aralarında çeşitli ritmik hareketler ile iletişim kurarlar. Bilim adamları tarafından bu hareketlere arıların dansı denilmektedir. Bu güne kadar arılarla ilgili onbir farklı ses tanımlanmış ve bu seslerden bazıları belirli faaliyetlerle ilişkilendirilebilmiştir.

 Bir kovan içinde yaşayan işçi arılar, kraliçe arı ve erkek arılar bulunur.

 

Kraliçe Arı

Kraliçe arılar çok zengin çeşitlilikte seslere sahiptirler. Kraliçe arı 4 yıl kadar yaşar.

Arılar oldukça yüksek duyarlılığa sahip ayak ve bacaklarını titreşimleri hissetmek için kullanırlar. Arılar koku alabilirler. Arıların antenleri ile ilgili yapılan son araştırmalar, arıların koku almak için kullandıkları kimyasal reseptörlerin bulunduğunu kanıtlamıştır. Arılar koku aracılığı ile birbirini tanıyabilir ve farklı türlerini ayırdedebilirler.

Her kovanda kraliçe arının salgıladığı kimyasal bir madde vardır ve bu madde kovandaki bütün arılar tarafından tanınır. Ayrıca kovandaki bütün arılar da bu maddeyi kraliçeden alarak kraliçe ile aynı kokuya sahip olurlar. İşte bu madde sayesinde aynı kolonideki bütün bireyler birbirlerini kolaylıkla tanırlar. Dolayısıyla dış görünüş olarak birbirlerine çok benzemelerine rağmen kovana giren herhangi bir yabancı arı kolayca tanınır ve kovandan dışarı atılır ya da öldürülür

işçi arı 

İşçi arılar kovandaki bütün işleri üstlenmişlerdir ve büyüdükleri hücreden çıktıkları andan itibaren gelişimleri ile orantılı olarak kovan içindeki görevleri de değişir. İşçi arılar yaşamları boyunca kovan içindeki her türlü işle ilgilenmiş olurlar Bal arılarının faal işçileri yaklaşık olarak 1.5 ay yaşarlar.

 Bir işçi arı yaşadığı süre zarfında bir çay kaşığının 12 de biri kadar bal yapabilmektedir. Kovanda yemek azlığı varsa işçi arılar dışarı çıkmak zorunda kalırlar.

Bal arıları yaklaşık olarak saatte 24 km hızla uçabilirler. Arılar mavi rengi ayırt edebilirken, kırmızı ve koyu gri renkleri siyah olarak algılarlar. 

Bal arıları toplu halde yaşayan canlılardır ve kovanda yaşamın devamlılığını sağlamak için iş birliği içinde çalışırlar.

Erkek Arı

Erkek bal arıları, yalnızca kraliçe arıyla çiftleşebilmek için yaşarlar. Erkek arılar 6 ay kadar yaşar. Avustralyalı araştırmacılar, bal arılarının insan yüzlerini ayırt edebildiğini keşfetmiştir. Yabanarıları zaman aralıklarını tahmin edebilmektedirler. 

Nisan 1984’te özel fakat sınırlayıcı bir kutuya alınan 3,300 arı, uzaya gönderildi. Sıfır yer çekimine alışan arılar neredeyse çok düzgün bir bal peteği oluşturabildi. Ancak tuvalete gitmiyorlardı. Arılar yalnızca kovanın dışına dışkılarını bıraktıkları için yedi gün boyunca hiç dışkı bırakmadılar. NASA sözcüsü, uzay kovanının son derece temiz olduğunu ifade etti.

Arılar başında bulunan duyargaları içindeki sinir uçları sayesinde duyularına ek olarak rüzgar hızını ve hava sıcaklığını da algılayabilirler. Arılar kendi hayatlarını tehlikede görmediği sürece insanları sokmazlar. Dünyanın en hızlı bilgisayarları saniyede yaklaşık 16 milyar kadar aritmetik işlem yapabilir. Bir bal arısı ise aynı sürede daha az enerji tüketerek yaklaşık 10 trilyonluk işlem yapma kapasitesine sahiptir.

Bal arıları polenleri toplanmış çiçeğe diğer arıların bir daha uğranmaması için polen aldıkları çiçeğin üzerini bir elektriksel bir alanla kaplarlar. Vücutlarındaki elektro alıcılar sayesinde bu izleri görüp algılayan diğer arılar ise bu çiçeklere uğramıyor, zaman ve enerjiden kazanmış oluyorlar.

Arılar yaşlandıkça akıllanıyorlar, meslek hastalığına yakalanıyor ve toplayıcı arılar iki kilo bal üretebilmek için toplam olarak Dünya ve Ay arasındaki mesafeye eşit bir yol kat ediyorlar. Arılar hastalanabiliyorlar ancak hastalıklarını kovandaki diğer arılara bulaştıramıyorlar çünkü arılar bir virüs kaptıklarında, yön duygularını yitiriyor ve yuvalarını bulamadıkları için de tek başlarına ölüyorlar.

Bal Arısı Anatomisi

Arılar hayvanlar aleminin en zengin olan böcekler sınıfının zar kanatlılar takımındandır. Zar kanatlıların özelliği; içinde enine ve boyuna damarcıklar bulunan ve sayısı 2 çift yani 4 adet, zar gibi ince saydam kanatlılardır. Karınca ve eşek arıları da bu takımdan olup, hepsi de sosyal düzene sahiptirler.

Arıların bütün vücudu kalınca bir katmanla örtülü olup, her tarafı sık tüylerle kaplıdır. Bir arının dış yapısı incelendiği zaman; baş, göğüs ve karın gibi üç bölümden meydana geldiği görülür.

Baş

Her arının beyninde yaklaşık olarak bir milyon sinir hücresi (nöron) bulunmaktadır. Bir arı topluluğu ise, 100 milyar nörona sahip insanın yarısı kadar sinir hücresine sahiptir. Alman bilim adamlarının yaptığı araştırmalarda, arıların yönlerini bulabilmek için bir tür haritadan yararlandıklarını göstermiştir. Yani arılar doğadaki birtakım işaretleri akıllarında tutarak hedeflerine ulaşabilmektedirler.

Arının başında antenleri, gözleri ve ağzı vardır.

Antenler

1 çift (2 tane olup), başın tam ortasındadır. Eklemlidirler ve bu eklemler işçi arılarda ve anada 12, erkek arıda 13 boğumludur. Bunlar arının duymak, koklamak ve uzaklığı tahmin etmesinde kullandığı hassas tüylerle örtülüdür. Bu tüylerin arasına dağılmış, çok önce zarlarla örtülü delikçikler sayesinde, gece karanlığında bile petekleri örüp, onlara en üstün geometrik biçimi verebilirler.

Gözler

Başın üst kısmında üç tane nokta göz vardır. Bunlar arının yakından görmesini sağlar. Bir de başın iki yanında petek gözü adi verilen, altıgenlerden meydana gelmiş gözler vardır. Arıların petek formunda iki adet bileşik ve üç adet basit gözleri bulunmaktadır. Basit gözlerinin her biri binlerce ufak üniteden oluşur. Bileşik göz, ana arıda 3.000 adet, işçi arıda 4.000 adet, erkek arıda ise 8.000 adetten daha fazla basit gözün birleşmesinden meydana gelmektedir.Bu gözlerle arılar, çok uzaklardaki cisimleri 60 defa büyütülmüş olarak görürler.

Arının Ağız Yapısı

Ağzının en ilginç parçası, yaklaşık 80 boğumdan meydana gelmiş dillerdir. Ortasında çok küçük tüylerle kaplı derince bir kanal olup, besin maddelerini bu kanal yolu ile emerler. Asıl ve yardımcı çeneler, bal peteğinin meydana getirilmesine yardımcı olduğu gibi; balmumunu ezip yoğurmak, çiçeklerin ercik başlıklarını açmak, kovanı temizlemek ve düşmanını zararsız hale getirmek için kullanılır. Çenesi eşek arısındaki gibi tırtıllı olmayıp düz olduğundan, üzüm ve meyvelerin kabuklarını zedeleyemez. Tarıma zarar vermez. Eşek arılarının açıp deldiği yerlerden gerekirse tatlı sıvıyı emer. Ağızda ayrıca bezler olup bunların salgısı ile arı kurtçuklarını ve anayı besleyen arı sütünü yapar. Nektarı bala dönüştürür.

Arının Göğsü

Ön, orta ve göğüs olarak üç parçadan teşekkül eder. Her parçada bir çift ayak olup 6 ayaklıdır. Öndeki bacaklarını, dilini ve antenlerini temizlemek, orta bacaklarını, yere dayamak ve arka bacaklarını ise, çiçek tozu ve propolis depolamakta kullanır. Arının 4 kanadı da göğüs bölümünde yer almıştır. Kanatları çok güçlü olup, bunların da üzeri tüylerle kaplıdır. Ön kanatları uçuş yapmaya, arka kanatları da uçuşta yön vermeye yarar. Kanatlarını saniyede 500 defa hareket ettirebilirler.

Arının Karnı

İnce bir boğumla göğüsün arkasında yer alıp 9 boğumludur. Bu dokuz halkadan işçi ve ana arıda 6 tane, erkek arıda da 7 tane görülür. İşçi arıların karınlarının son dört halkasında balmumu üretmeye yarayan mum keseleri bulunur. Ana ve işçi arının son halkasında ise zehir kesesine bağlı olarak iğneleri yer alır. Erkek arılarda bu iğne kesesi yoktur.

Arının Kanatları

Arıların kanatları, içinde enine ve boyuna damarcıklar bulunan iki çift saydam zar şeklinde kanatlardan oluşur. Arılar hareketleri ve “dansları” gibi, vızıltılarını da bilgiyi iletmek için kullanırlar. Arılar saniyede 250 kez kanat çırpabilirler. Bu kanat çırpışı genellikle kovanı soğutmak için yapılan “yelpazeleme” sistemidir. Tehlikeli durumlarda arılar, tehlikeyi haber vermek için daha yüksek sesle vızıldarlar. Bir arının kanadını koparmak sesin şiddeti ve yoğunluğunu değiştirse de vızıldamasını durdurmaz. Çünkü arıların vızıltıları kısmen kanatlardaki titreşimden kaynaklansa da esasen bu vızıltıların arıların göğsünden geldiği ispatlanmıştır. 

Bal Hakkında Bilgiler

Bal bozulmayan tek gıdadır. Bal arıları kovandaki bir adet peteği doldurabilmek için yaklaşık 100 milyon kadar çiçeğin nektarını emerler. Bu süre zarfında ise yaklaşık olarak 90 ila 100.000 km kadar kanat çırpmış olurlar. Bir kovan yaklaşık 90.000 arıya ev sahipliği yapabilmektedir.

1. Dünya Savaşı sırasında bal, askerlerin yaralarını iyileştirmek için merhem olarak kullanılmıştır. Çünkü bal nemi emerek yaraların daha kolay ve çabuk iğleşmesini sağlamaktadır.

Bir kiloluk bir balın yapılabilmesi için, arıların dört milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamaları gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.