Genel Psikoloji

Beden İmgesi Nedir? Beden İmajının Olumlu Ya da Olumsuzluk Algısı

Sağlıklı bir vücut imajı, bedeninizde kendinizi rahat hissettiğiniz ve dış görünümünüzle ilgili iyi hissettiğiniz manasına gelir. Bu ise görünüşünüz hakkında ne düşündüğünüzü ve hissettiğinizi ve kendi kişisel değerinizi nasıl algıladığınızla ilgilidir. Olumsuz bir vücut görüntüsü sizi yeme bozuklukları ve depresyon gibi bazı zihinsel sağlık durumları için daha yüksek riske sokabilir.

Beden imajı, açıklaması zor bir soyutlamadır ve yaygın olarak kabul edilen bir tanımı bulunmamaktadır. Beden imajı, bedenin başkalarına nasıl göründüğü konusunda kişinin düşüncesi ya da kendi bedenine yönelik duyguları ve tavırları olarak tanımlanabilmektedir.

Beden imajı çok boyutlu bileşenlerden oluşan bir kavramdır. Bunlara örnek olarak; Bireyin kendisiyle ilgili algıları, duyguları, davranışları, kişinin kendi bedeni fiziksel görünüşüyle ilgili tutumları, bu tutumların onun sosyal, psikolojik işleyişine etkileri verilebilir.

Beden imajı beden görünümünün yanı sıra, bireyin kendisiyle ilgili olan algısını ifade etmektedir. Bundan dolayı nesnel olmaktan çok özneldir. Her birey, kafasında kendi beden görünümüne ilişkin bir şema oluşturmaktadır.

Beden imajı kimlik oluşturmak için temeldir. Beden imajının en önemli özelliği oturmuş bir kalıp yargı olmamasıdır. Bir diğer ifadeyle beden imajı sürekli değişim gösteren bir yapıdır. Mevsimlere, yaşa, yaşam olaylarına, medya ve dönemin modasına göre farklılaşabilmektedir.

Beden algısını araştıran ilk psikolog Kuzey Amerika’dan Seymour Fisher’dır. Fisher’a göre insan davranışını anlayabilmek için, beden algısıyla ilgili bilgiye sahip olunmalıdır. Kişilerin bedenleriyle ilgili duygularını ve tavırlarını anlamak gerekmektedir.

Beden imajı, insanların kendilerini görme biçimlerine ve iş görme yeteneklerine etki etmesinin yanı sıra, günlük stresler ve tehdit edici yaşam olaylarına karşı da bireyin kendisini savunmasına yardım etmektedir. Bu nedenle bireyin kendine olan güvenine, kapasitesine ve sınırlılıklarına ilşkin algısına da katkıda bulunmaktadır. Richardson Paxton ve Thomson’a (2009) göre bedenden memnun olmama, olumsuz beden imajına sahip olma genç kadınların %70’ini, genç erkeklerin %23’ünü etkilemektedir. Bireyler yaş aldıkça, ‘genç’ olma fikrinden uzaklaştıkça beden imajlarında olumsuza yönelme de olabilmektedir. Çalışmalar özellikle orta yaştaki kadınların sağlıklı bir kiloda olmak yerine hep daha ince bir yapıya sahip olmayı arzuladıklarını göstermektedir. Bununla beraber ailesel destek, özgüven ve kişisel gelişimin tamamlanmasının etkisi ile bireyler yaşlanmayla gelen dış görünüşteki farklılıkları kabullendikleri takdirde, beden imajında bir olumsuzluk gözlenmemektedir

Beden imajı Nedir?

Beden imajınız, aynaya baktığınızda veya kendinizi nasıl düşündüğünüz ve hissettiğiniz durumdur. Beden imajı algısı görünüşünüz hakkında ne hissettiğinizi kapsamaktadır; boyunuz ve kilonuz gibi bedeninizle ilgili ne düşündüğünüz; ve kendi cildinizde nasıl hissettiğiniz bir durumdur. Beden imajı aynı zamanda düşünce ve duygularınızın sonucu olarak nasıl bir tutum geliştirdiğini de içerir. Pozitif veya negatif bir vücut imajına sahip olabilirsiniz. Vücut görüntüsü her zaman kilonuz veya bedeninizle ilgili değildir bu tamamen sizin algınızla alakalıdır.

Sağlıklı bir beden imajı neden önemlidir?

Beden imajı pozitif/olumlu olan kadınların fiziksel ve zihinsel sağlıklarının diğer kişilere göre daha iyidir. Bedenleri ile ilgili olumsuz düşünce ve duygulara sahip olan kadınlarda yeme bozuklukları ve depresyon gibi belirli zihinsel sağlık durumlarına yakalanma olasılıkları daha çok olur. Araştırmacılar, bedenlerinden memnuniyetsizliğin, kadınlarda erkeklere göre daha fazla depresyona sahip olma nedeni olarak görmektedirler.

Olumsuz bir beden imajı, yaşamınızı birçok alanını etkileyebilecek düşük benlik saygısına da neden olabilir. Başkalarının yanında olmak istemez veya ne yediğiniz veya ne kadar egzersiz yaptığınız konusunda sürekli takıntı halinde olursunuz.

Bazı insanların olumsuz bir beden imajı geliştirmesi daha olası mıdır?

Evet. Kızların erkeklere göre daha olumsuz bir beden imajına sahip olma olasılığı daha fazladır. Bunun sebebi, çoğu kadının, olumsuz ve bedensel bir sosyal ve kültürel güzellik ideallerini ölçmek için baskı altında olması, bunun da negatif bir beden imajına yol açmasıdır.

Ancak, kültürel güzellik idealleri zamanla değişikliğe uğramaktadır. Diyet yapan veya beden imajı olumsuz olan annelerin çocuklarının kendi bedenleri hakkında olumsuz düşünceler geliştirmeleri daha muhtemeldir.

Beden imgesi ve ruhsal (psikiyatrik) hastalıklar

Ruhsal sorunlar yaşayan kişinin kendi bedeniyle ilgili değerlendirmeleri çoğu zaman olumsuz olmaktadır.

Depresyon

Depresyon yaşayanlar her şeyi olduğundan daha kötü ve olumsuz görme eğilimi taşırlar. Aynı durum beden imgesi için de geçerlidir. Depresyonlu bireyler depresyon yaşadığı dönemde bedenleri ile ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunurlar fakat depresyon iyileştikten sonra bedenleri ile ilgili değerlendirmeleri eski haline döner. Ergenlik döneminde bedende yaşanan hızlı değişimler ergenin psikolojik uyum sağlamasını zorlaştırmaktadır. Ergenlik döneminin psikolojik özellikleri de dikkate alındığında ergenlerin bedenleri ile aşırı uğraş içinde olmaları hiç şaşırtıcı değildir.

Eğer kişinin kendi vücudu ile arzuladığı, sahip olmak istediği vücut şekli arasında fark varsa bu durum beden memnuniyetsizliğini doğurur. Özellikle ergenlik döneminde, vücut algısı ve beslenme problemleri önemli bir boyuta ulaşır.

Ergenlik döneminde bireyler bedensel değişimi çok yoğun bir şekilde yaşarlar. Adölesan döneminde özellikle kız çocukları beden memnuniyetsizliğiyle karşı karşıyadır. Bu geçiş döneminde birçok kişinin, normal vücut ağırlığında olmasına ve obez olarak kabul edilmemesine karşın, kilo vermek için birtakım diyetler uyguladığı görülmektedir.

Hatta ülkemizde yapılan bir çalışmada, istemli yetersiz beslenmenin yaşının 12 yaşa kadar düştüğü görülmüştür. Burada asıl niyet toplumun belirlediği ideal vücut ölçülerine ulaşma arzusudur. Çoğu insanın kullandığı kozmetikler, yaptığı diyetler, başvurduğu estetik cerrahi ve ortodonti müdahaleleri, kişilerin bedenlerini “güzel” olarak algılama konusunda yönlendikleri yollar arasındadır. Bu yollar sayesinde ideal vücut ölçülerine sahip olabileceklerine inanırlar.

Ayrıca bu isteklerin sonucunda yapılan hatalı rejimler kişilerin dengesiz ve yetersiz beslenmesine neden olarak sağlığını tehdit eder. Beden algısı bozulmuş kişilerde beden ile ilişkili memnuniyetsizlik düzeyi arttıkça, kullanılan yöntemler de bir o kadar sağlıksız ve tehlikeli olmaktadır. Yapılan araştırmalarda, beden algısı ile yeme bozukluklarının birbiriyle ilişkisi olduğu tespit edilmiştir.

Beden dismorfik bozukluğu

Ender durumlarda, bireyler vücutları hakkında o kadar çarpıtılmış bir görüşe sahip olabilirler ki, vücut dismorfik bozukluğu adı verilen bir zihinsel sağlık durumu ortaya çıkar. Vücut Dismorfik Bozukluk insanların küçük veya hayali fiziksel kusurlarla meşgul olduğu ciddi bir hastalıktır.

Beden dismorfik bozukluğunda bireyler bedenlerin bir bölümünde (burun, el gibi) gerçekte böyle bir durum olmamasına karşın fiziksel bir kusur olduğuna inanırlar. Hafif bir kusur olduğunda birey bunu yine abartılı ve yineleyen tarzda sorun olarak yaşıyorsa bu da beden dismorfik bozukluğu olarak değerlendirilmektedir.

Psikotik bozukluk

Psikotik bozukluğu olanlarda da bazen bedenleri ile ilgili sanrı niteliği taşıyan yanlış değerlendirmeler olabilmektedir. Beden görünümünü etkileyen ve özürlülük oluşturan hastalıklar her insanı etkiler. Bedenin yeni şekline uyum sağlamak zaman alabilir. Sağlıklı beden imgesine sahip, benlik saygılarını bedenleri ile daha az ilişkilendirenler daha kolay uyum sağlarlar. Yaşam kaliteleri, sosyal ilişkileri eski düzeyinde ya da eski yakın düzeyde devam eder.

Kadınlar neden beden imajına odaklanıyor?

Kadınlar, yaşadıkları ilk anlardan, çocukluklarının çoğunda ve yetişkinliğe nasıl baktıklarına dair mesajlar verirler. Genç kızların ve gençlerin, düşüncelerine veya eylemlerine göre nasıl göründükleri konusunda övülme ihtiyaçları daha yüksektir. Medyada ince, çekici ve genç kadınları göstermeye odaklanmıştır. Bu kadınların görüntüleri çoğunlukla bilgisayar teknolojisi ile düzenlenmektedir. Neticede kızlar ve genç kadınlar genellikle gerçek hayatta olmayan güzellik ve beden ideallerine erişmeye çalışırlar.

Olumlu bir beden imgesi için

Ebeveyn bebeğine ve çocuğuna sevgisini fiziksel olarak göstermeli (öpmek, koklamak, okşamak)

Ebeveyn çocuğun fiziksel gücünü keşfetmesini desteklemeli. Spor, dans, yoga gibi farklı bedensel aktiviteler bedene hakim olma ve bedeni kendinin olumlu bir parçası gibi algılamasını sağlar

Okulda çocuğa sataşılıyorsa öğretmenler uyarılmalı, evde kardeşlerin sataşmaları ebeveyn tarafından engellenmeli

Medyada görünmenin başarılı olmanın tek yolu olmadığının farkına varmak

Neye benzediğinize ya da kaç kilo olduğunuza bağlı olmayan 10 becerinizi yazıp, bu listeye sık sık göz atmak

Başkalarına karşılıksız yardım etmek, yaşanan manevi tatmin ile kendilik saygısını arttırarak beden imgesini de daha olumlu yapar.

Hayattan beklentilerinizi belirleyip bunları gerçekleştirmek için ihtiyacınız olan fiziksel güzellik dışındaki özelliklerinizi güçlendirin

İşinizde ve ilişkilerinizde kendiniz mutsuz hissediyorsanız faturayı bedeninize kesmeyin. Psikolojik destek alarak mutsuzluğun asıl nedenlerini araştırın

Sokağa çıkın ve etrafınızdaki insanlara bakın. Süper modellerin sayısının çok az olduğunu göreceksiniz.

Olumsuz bir beden imajına ne sebep olur?

Geçmiş olaylar ve şartlar, aşağıdaki konular da dahil olmak üzere olumsuz bir beden imajına sahip olmanıza sebep olabilir:

Nasıl göründüğünüzle ilgili çocukken alay veya zorbalıkla karşılaşmış olmanız,

Çirkin, çok şişman veya çok zayıf olduğunuzu veya görünüşünüzün diğer yönleriniz eleştirilmiş olabilir,

Medyada (sosyal medya dahil) görüntünüzle ilgili kötü hissetmenizi sağlayacak resim veya mesajları çok sık görme,

Düşük kilolu, aşırı kilolu veya obeziteye sahip olmak

Aşırı kilo veya obezite beden imajını nasıl etkiler?

Obezite bir kadının olumsuz vücut görüntüsünü daha şiddetli hale getirmesine rağmen, sağlıklı bir kiloya sahip kadınlar da olumsuz bir vücut imajına sahip olabilmektedir.

Kilo, bir kişinin bedeninin vücut imajını belirleyen tek unsuru değildir. Benlik saygısı, geçmiş öyküsü bazı günlük alışkanlıklar ve vücudunuzun belirli şekli vücut imajına etki eder. Ağırlık, vücut görüntüsünün önemli bir parçası olmakla berber tek önemli noktası bu değildir.

Kişinin kendine duyduğu saygı düşükse, beden imgesi de olumsuz olacaktır. Mesela, böyle bir kişi vücut ağırlığı normal olsa bile kendini şişman ve şekilsiz algılayıp zayıflama çabasına girecektir. Beden sağlığını bozma pahasına da olsa zayıflayabilmek için ishal yapıcı haplar, ne olduğu belirsiz bitkisel olduğu söylenen bazı ilaçlar kullanabilir, yediklerini kusabilir, ya da aşırı egzersiz yapabilir. Diyetin gerekli olduğu durumlarda, özellikle de diyeti sürdürebilmek ve beden sağlığına zarar verilmemesi için psikolojik destek gerekli olmaktadır.  Kilo vermenin anlamı, kişinin motivasyonu, beklentilerinin gerçekçi olup olmadığı, kişilik özellikleri psikolog tarafından değerlendirilmelidir.

Düşük kilo beden imajını nasıl etkiler?

Crohn hastalığı, yeme bozukluğu ve kanser gibi bir sağlık durumu sebebi ile zayıf olan kadınlar, mevcut durumlarının etkileri sebebi ile negatif/olumsuz bir vücut imajına sahip olabilirler. Herhangi bir sağlık problemi olmadan zayıf olan kadınlar ise başkalarının kiloları/zayıflıkları hakkında olumsuz yorum yaptıklarında veya diğer olumsuz tutumları ifade ettiklerinde, negatif bir vücut imajına sahip olabilirler.

 

Beden imgesinin olumsuz olması sadece yeme bozukluklarına neden olmaz, bu kişiler burnunun çirkin olduğunu ya da yaşlı gözüktüğünü düşünerek kozmetik cerrahi müdahalelere başvurabilirler. Tıp literatürü estetik cerrahiye başvuran kişilerin çoğunda psikolojik sorunlar olmadığını göstermektedir. Çoğu kişinin bedeninin belli bir bölgesinden mutsuz olduğu, yapılan cerrahi müdahale sonrası beden imgesinin olumlu hale geldiği gösterilmiştir. Ancak, bu kişilerin %10-15’i bir süre sonra tekrar bedenlerinin belli bir bölgesinden şikayetçi olmakta ve bu nedenle aralıklarla birçok cerrahi müdahaleden geçmektedirler. Hatta, bazıları eski hallerine dönmeyi arzulamaktadırlar. Başka bir deyişle bu kişiler bedenleriyle barışık değillerdir.

Dismorfofobi denilen durumda, kişi gününün büyük kısmını bedeniyle ve gerçekte var olmayan ya da önemsenmeyecek kusurlarla uğraşarak geçirir. Ya sürekli ayna önündedir ya da kendini görme olasılığı taşıyan tüm yansıtıcı yüzeylerden kaçar. Bazı kişiler de terk edilme, işten atılma, aldatılma  gibi reddedilme yaşadıkları durumlarda, kaybedileni tekrar elde etme ya da intikam almak amacıyla estetik müdahale talebinde bulunabilir. Bu yüzden estetik müdahaleler  öncesi kişinin ruh sağlığının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve öncelikle psikolojik sorunların çözümlenmesi önemlidir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.