Genel Hikaye Sıradışı Olaylar

Bir Banka Soygunu Hikayesi

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu gerçekleşir. Güpe gündüz mesai saatinde iki tane silahlı soyguncu bir bankaya dalarlar. Güvenlik görevlisini hemen yere yatırarak etkisiz hale getirirler… Daha sonra soygunculardan biri bankadakilere dönerek bağırır:

“Kımıldamayın! Hemen yere uzanıp elinizi başınızın üzerine koyun!.. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.”

Soyguncunun bağırışını duyan herkes sessizce yere uzanarak yatar pozisyonda ellerini başlarının üstüne koyar… Kimse direnmeye kalkışmaz. Bunun adı psikoloji de “Zihin Değiştirme Kavramı”dır. Özetle alışılmış düşünce tarzını değiştirmek anlamına gelir. Zihin bulutunuza yüklenecek ani ve etkili bir mesaj sizi bir an için afallatacak ve direnişi kırarak kalıplaşmış fikirlerinizi kıracaktır. Bu olayda da görüldüğü üzere direnmek veya polise haber vermek gibi…Bu arada kadın müşterilerden biri, seksi bir pozisyonda bir masanın üzerine yatmıştır. bBacaklar kalçalar ve dekolte hep ortada… Az önceki soyguncu tekrar bağırır:

“Genç Bayan edebini takın. Bu bir banka soygunu, ırza geçme eylemi değil!”

Bunun adı “Profesyonellik”tir. İşin neyse onun üzerinde yoğunlaş ve hiç bir detayın seni amacından azıcık olsun saptırmasına izin verme! Çünkü bir anlık bir dikkat dağınıklığı soyguncuların enselenerek işi batırmasına yol açabilir. Soyguncular büyük bir ciddiyetle işlerini tamamlayarak bankadan çaldıkları paraları yüklenip eve kapağı atarlar. soygunculardan daha genç olanı MBA derecelidir Yani Lisansüstü yeterlilik derecesine sahip bir üniversite mezunudur Ancak hayatında ilk kez bir soyguna karışmıştır. Daha yaşlı olanına (ilkokuldan terk bir alaylıdır ve çok sayıda soyguna karıştığı bilinmektedir.) dönerek:

“Abi, hadi şu paraları sayalım” der.

Daha yaşlı olanı ise hiç istifini bozmadan dönü genç olana der ki:

“Çok aptalsın be! Bu kadar para oturup sayılır mı? Bu akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.”

İşte buna da “Deneyim” derler! Günümüzde deneyim kağıt diplomalardan çok daha önemlidir. Zira deneyim sahibi olmak için üniversite mezunu olmak, bir de bunun üstüne master yapmak yetmez. Yeteri kadar deneyim sahibi değilseniz, öğrendikleriniz hiç bir işinize yaramayabilir. İşin niteliğine göre sizden daha düşük bir eğitim seviyesine sahip birisi, sahadaki deneyimi nedeniyle sizden daha nitelikli olabilir.

Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra şube müdürü, şube şefine hemen polisi aramasını ve ihbarda bulunmasını söylemiş. Bunun üzerine şube şefi demiş ki:

“Durun biraz hele müdürüm. Nasıl olsa alacaklarını aldılar ve gittiler. Biz de bir 10 milyon daha alıp daha önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim Suçu da soygunculara atalım ne dersiniz?”

Buna “Dalgayı yakalamak” derler. Berbat görünen bir durumu kendi lehine çevirmektir bu! Hedeflerinizi rüzgarın estiği yöne doğru çevirebilirseniz, başkaları için ciddi kayıplar doğurabilecek olaylardan kazançlı çıkabilirsiniz Başka bir deyişle krizi fırsata çevirmektir. Müdürle banka şefi, daha önceki yaptıkları yolsuzlukların üzerine 10 milyon dolar daha ekleyerek iç edecekler, ancak kaybolan bütün parayı soyguncuların üzerine atarak da kendilerini temize çekecekler. Bu noktadan sonra soyguncular şayet yakalanacak olurlarsa çaldıkları paranın dışındaki miktarı kendilerinin çalmadığına dair izahını yapmakla mesul olacaklar. Tabi onlara inanan olursa! Yani bir taşla iki kuş vurmuş olacaklar. Bütün işlemler tamamlandığında Müdür der ki:

“Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik!”

Buna “Sıkıntılardan kurtulmak” derler. Kişisel mutluluk işinden çok daha önemlidir. Çünkü başınızdan atamadığınız her sıkıntı bireysel mutluluğunuzun sürekliliğini etkileyecektir. Bir sıkıntıdan topyekün kurtulmuş olmanın verdiği ayrı mutlulukta cabasıdır. Bir düşünün bir sabah uyanıyorsunuz ve bütün dertleriniz çözülmüş. Ne yapardınız?

Akşam olduğunda iki kafadar soyguncu televizyonu açıp merakla izlemeye koyulmuşlar, acaba ne kadar açıklayacaklar. TV haberleri gündüz vakti gerçekleşen bir soygunda, bankadan tam olarak 100 milyon dolar çalındığını açıklamış! Çaldıkları paranın TV de açıklanan miktardan çok daha az olduğunu bilen soyguncular, hemen oturup saymışlar parayı… Sayım bitince, tekrar tekrar saymışlar. Bakmışlar çaldıkları paranın miktarı hepi topu 20 milyon dolar! Çok kızmışlar bu işe:

“Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon dolar çalabildik. Banka müdürü ise bir el hareketiyle 80 milyon dolar götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek daha iyiymiş!”

Bu “Bilgi altından daha değerlidir”  demektir… İyi bir eğitim şüphesiz zenginliğe giden bir çok yolun kapılarını ardına kadar açacaktır. Günümüzde artık bilgi çağındayız. Zamanın ve paranın, bilgiye göre şekillendiği bu çağda, her şey eskiye oranla daha karmaşık. Bu nedenle, işlerin üstesinden gelmenin en iyi yolu iyi bir eğitim ve eğitimle birlikte kalifiye deneyim sahibi olmaktan geçiyor.

Banka müdürü çok mutludur. Özellikle bir süre önce borsada kaybettiklerini geri alabildiği için… Üstelik artık hesaplarda oluşan açıkları da kimse farketmeden ört bas edebilmiştir.Buna “Fırsatları kullanmak” derler. Kazanmak için risk almak gerekir. Bazen riskler beklenmedik anlarda gelişir. Bizimle alakalı olmasa bile o krizden bir fırsat yaratmak kendi elimizdedir.

Kaynak Yeniçağ: Bir banka soygunu hikâyesi – Hasan DEMİR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.