Genel

Birinci Dünya Savaşını Başlatan Suikast: Gavrilo Princip

28 Haziran 1914’de Avusturya-Macaristan arşidükü Franz Ferdinand suikaste kurban gitti. Eşi ve kendisine sıkılan 2 kurşun, onlarca ülkeyi birbirine düşürdü, aslında bu olay, savaş çıkarmak isteyen devletler için güzel bir baheneydi. O gün o tabancadan çıkan iki kurşun, 30 milyondan fazla insanın ölmesine ya da yaralanmasına sebep oldu.

Biraz daha geriye gidelim, 1908 yılında Osmanlı İmparatorluğu kendi içindeki sorunları çözmeye çalışırken, Avusturya-Macaristan imparatorluğu bu karışıklıktan faydalandı ve Bosna Hersek’i topraklarına kattı. Bosna Hersek’te Avusturya-Macaristan yönetiminden memnun olmayan, büyük bir Sırp nüfusu vardı. İçlerinden bir grup Kara El Örgütü’nü kurdu. Bu örgüt 1903 yılında Avusturya’ya yakınlık gösteren kendi krallarını da öldürmüş ve ülke yönetimini doğrudan etkilemişti.

Bosna’da böyle bir kaos ortamı hüküm sürerken, Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand, gövde gösteri yapmak için Saraybosna’ya ziyarete gelmek ister. Yakın çevresinin yoğun telkinleri Ferdinand’ı bu ziyaretten bir türlü vazgeçiremez. Ferdinand dışındaki herkes tehlikeyi sezmiştir. Ama Ferdinand’ın kararı kesindir.

Ferdinand’ın ziyaret haberi duyulur duyulmaz, Kara el örgüt üyeleri toplanır ve bir suikast planı yaparlar. İçlerinden 4 genç üye, suikast için görevlendirilir. Muhamed Mehmedbasiç, Nedeljo Cabrinoviç ve Gavrilo Princip gibi isimler gönüllü olurlar. Suikast için gençlere el bombası tabanca ve işlerin yolunda gitmeme ihtimaline karşı siyanür verilir.

28 Haziran günü Arşidük Franz Ferdinand Saraybosna’ya ulaştı.Yanında hamile eşi Düşes Sophie Chotek’de vardı. Ferdinand’ın yeğeni günler önceden Saraybosna’da askeri bir denetim yapılması ve önlem alınması için emir vermişti. Ama buna rağmen yeterli bir güvenlik önlemi yoktu.

28 Haziran Pazar günü saat 10:00’da Ferdinand trenden indi ve Saraybosna’ya ilk adımını attı. Ferdinand halkı selamlamak için üstü açık bir araca bindi. Öndeki araçta Saraybosna Belediye Başkanı Fehim Curcic, Komiser Polis Edmund Gerde vardı. O esnada 4 suikastçi de Kraliyet aracının güzergahında konuşlandı ve aracı beklemeye koyuldu. Kraliyet aracını ilk gören Mehmedbasiç oldu, araç yanından geçerken Avusturya-Macaristan Bankası’nın hemen önündeydi ama arkasında bir polis olduğu için yanındaki el bombasını atamadı. Yakalandıktan sonra verdiği ifadede tutuklanmaktan korktuğu için yapamadığını söyledi.

İlk Girişim Başarız Oldu

Kraliyet aracı saat 10:15’de Merkez Polis Karakolu mevkine geldi. Burası Nedeljko Cabrinoviç’in beklediği lokasyondu. Cabrinoviç aracı görür görmez bir el bombası fırlattı, kraliyet şoförü tehlikeyi sezmişti o yüzden hızını arttırdı ve bombanın hedefi olmaktan kurtuldu. Bomba, konvoydaki 4. araca yani kraliyet ailesine eskortluk yapan bir araca isabet etti. Araçtaki Eric Von Merizzi ve Kont Alexander ağır yara aldı. Şarapnel parçaları kralı karşılamaya gelen bir düzineden fazla insana isabet etti. Olaydan sonra Cabrinoviç hemen cebindeki siyanürü içti ve kendini Milijacja Nehri’ne attı. Ama siyanür bozuktu Cabrinoviç’i öldürmekten ziyade hasta etti, atladığı nehirde sadece 10 cm’lik bir derinliğe sahipti o yüzden Cabrinoviç kendini öldürmeyi başaramadı. Polisler tarafından nehirden çıkarılıp tutuklandı.

Yapılan plan suya düşmüştü, Gavrilo Princip ve arkadaşı telaşa kapıldı ve ormana doğru kaçmaya başladı.

Franz Ferdinand olaydan sonra Belediye Binası’na gitti. Ama kısa bir süre sonra fikir değiştirdi, olayda yaralananları ziyaret etmek için hastahaneye gitmeye karar verdi. Dakikalar önce bir suikaste uğramıştı, ona rağmen böyle bir ziyarete gitmek istemesi herkesçe yanlış karşılandı ama Ferdinand yine kimseye kulak asmadı ve aracına doğru yürümeye başladı. Eşine belediye binasında kalmasını söyledi. Akabinde ekibine haber verdi ve hazırlanmalarını söyledi. Ferdinand araca yöneldiği sırada Ferdinand’ı yalnız bırakmak istemeyen eşi de arkasından geldi ve birlikte yola çıktılar. Yanlarında General Oskar‘da vardı. General Oskar’ın, şehir merkezini kullanmak yerine ara sokakları tercih ederek hastahaneye gitmek gibi bir planı vardı ama bu planı şoföre söylemeyi unuttu.

Şoförün Bir Anlık Hatası Ferdinand’ın Kaderini Değiştirdi

Şoför Leopold Loyka şehir merkezine doğru giderken Josef Caddes’ine doğru dönüş yapar.O esnada General Oskar hatasını farkeder ve şoföre daha sakin yerlerden hastahaneye gitmesini söyler. Kısa bir süre sonra şoför yanlış bir yola girer hemen frene basar ve geri geri gitmeye çalışır. Ama o esnada motor bir anda teklemeye başlar kısa bir süre sonra da vites kitlenir.

Ferdinand tarafında bunlar yaşırken Gavrilo Princip olayın şokunu üzerinden atlatır. Princip aynı zamanda diyabet hastası bir gençtir, kan şekeri düştüğü için bir şeyler yemek üzere bir pastaneye gider. Suikasti gerçekleştiremediği için morali çok bozuktur. İşte tam da o esnada inanılmaz bir gelişme yaşanır. Gavrilo Princip bir anda karşısında Franz Ferdinand’ın aracını görür. Aradığı fırsat ayağına kadar gelmiştir. Princip hemen araca doğru koşar, o esnada şoför hala aracı çalıştırmakla uğraşmaktadır. Bu Princip için harika bir fırsat yaratır. Princip belinden tabancasını çıkartır önce Ferdinand’ı boynundan daha sonra hamile eşi Sophie’yi de karnından vurur. Ferdinand ölmeden önce eşine bakar ve “lütfen yaşa, oğlumuz işin yaşa der…” Ferdinand ve eşi Sophie saat 11:00 sularında ölür.

Kendini Öldürmek İstedi ama…

Princip olaydan sonra kaçmaya çalıştı ama çevredekiler tarafından yakalandı. Yakalanmadan önce cebindeki siyanürü içmeye çalıştı ama siyanür bozuktu, Cabrinoviç gibi Princip’de kendini öldürmeyi başaramadı. O hengamede kendisini tabancayla da öldürmeye çalıştı ama onu da başaramadı.

Olay Viyana’da soğuk duş etkisi yarattı. Avusturya Polisi suikastle ilgili kapsamlı bir araştırma yaptı. Avusturya olayda Sırbistan’ın doğrudan etkisi olduğunu söyledi. Suikastte kullanılan silahlar araştırıldığında Avusturya haklı çıktı, silahlar Sırbistan tarafından temin edilmişti.

Avusturya Hükümeti, Sırbistan’a bağımsız bir devletin kabul edemeyeceği ağır bir nota verdi. Sırbistan Rusya’nın desteğine güvenerek kaçamak yanıtlar verdi. İstediğini alamayan Avusturya 28 Temmuz 1914’de Belgrad’ı bombalamaya başladı ve Sırbistan’a savaş açtı. 1 Ağustos’da Almanya Rusya’ya 3 Ağustos’ta da Fransa’ya savaş ilan etti ve böylelikle 1. Dünya savaşı başladı.

O dönemki yasa gereği 20 yaşından küçükler idam edilemiyordu. Gavrilo Princip 19 yaşındaydı ve 20 yaşına girmesine sadece 7 gün vardı. 7 günle idamdan kurtuldu, idam cezası yerine 20 yıl hapis cezası aldı. Mahkemeye çıkan 3 isimden 2’si 20 yaşından küçüktü yani sadece bir örgüt üyesi idam edilebildi. Hayatta kalmak Princip için bir ödül olmadı hapishanede çok kötü şartlarda cezasını çekecekti. Princip, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da bulunan ünlü bir hapishane olan Theresienstadt’daki özel bir hücrede ölümü bekleyecekti. Princip’in zamanla sağlığı bozuldu, yetersiz beslenme ve kötü şartlar Princip için hapishaneyi adeta bir cehenneme çevirdi. Suikastten tam 3 yıl 10 ay sonra 28 Nisan 1918’de tüberküloz yüzünden öldü. Savaşı başlatan isim, savaşın bitmesine aylar kala son nefesini verdi. Öldüğünde 40 kilo civarındaydı, sağ kolu adeta çürümüştü ve kemikleri gözükmekteydi.

Kısa Süre Sonra Kahraman Oldu

Gardiyanlar olay çıkmaması için Gavrilo Princip’i bilinmeyen bir yere gömdüler. Ama cenaze törenine katılan bir görevli yeri beynine kazımıştı. Yıllar sonra mezarın yerini Sırplara gösterdi ve Gavrilo Princip 1920’de Saraybosna’da kahraman askerlerin yattığı bir mezarlığa gömüldü. Suikastte kullanılan tabanca ve kanlı tişört 2004 yılında Viyana’daki Askeri Tarih Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Arşidük Franz Ferdinand aslında hiçbir zaman Avusturya-Macaristan’ın başına geçemeyecekti. Çünkü ailesinin onaylamadığı bir evlilik yapmıştı.

Gavrilo Princip, Temmuz 1894’de dünyaya geldi. İsmi Sırpça’da prensip müjdecisi anlamına gelen Gavrilo Princip, asırlardır Kuzey Bosna’da yaşayan köklü bir aileye sahipti. Princip ailesi bir çiftçiydi ve maddi durumları iyi değildi. Bir arkadaşı vasıtasıyla katıldığı örgüt, hem Princip’i hem de dünyayı felakete sürüklemiş oldu.

1.Dünya Savaşı’nda tam olarak bilinemese de resmi rakamlara göre 8,5 milyon insan öldü. Savaşa 65 milyon asker katıldı ve yarısı ya öldü ya da yaralandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.