Genel Popüler Tarih Tarih

Bob Marley Kimdir?

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Bob Marley 6 Şubat 1945 te Jamaika’da doğmuştur. 5 yaşındayken, annesi Kingston’a taşınmaya karar vermiş ve orada Bob ve ailesi, yaşamı boyunca Bob’un en iyi arkadaşlarından biri olan Bunny Livingston ve ailesi ile birlikte yaşamışlar. Bob ve Bunny, o yıllardan beri müzik ile uğraşmışlar. Bob Marley’in asıl ismi ; Robert Nesta Marley’dir.

36 yıllık hayatına 130 plak, 17 albüm sığdıran ve şarkıları ile tüm dünyayı kucaklayan adam! Müzikte olduğu kadar futbolda da başarılı, pozitif bir insan. Evet aynı kişiden bahsediyoruz; Bob MARLEY. Çok genç yaşta bizlere veda etti Bob. İnandığı bazı değerler vardı, bunları korudu. İnsanlara hep iyi şeyler aşılamak için uğraştı. Kısacık ömründe, o küçük kalbinde öyle güzel sevgiler biriktirdi ki… Sadece bir müzik adamı değildi. Onu sevmek için bir çok neden bulabilirsiniz.

Bob Marley Geçmişini Hiç Unutmadı Jamaika’nın kırsal bir yerinde doğan Bob Marley ( Robert Nesta Marley ) inek sağar, eşekler üstünde vakit geçirir, tarımla uğraşırdı. Yaşadığı yerde ay ve güneş dışındaki tek ışık kaynağı ateş böcekleriydi. Bob’un aç uyuduğu geceler saymakla bitmezdi. Siyahi insanların ne kadar ezildiğini yaşamış biri olarak, ömrü boyunca bu insanlara maddi ve manevi açıdan yardımcı olabilmek için uğraştı.

O Tüm İnsanları Kucakladı”Ben ne siyahların tarafındayım ne de beyazların Ben Tanrı’nın tarafındayım.” Dediğinde bir çok insanın saygısını kazanmıştı bile. En güzel Bob Marley sözleri içeriğimize de göz atarak Bob’un özlü sözlerini inceleyebilirsiniz. Melez olduğu için dışlandığı zamanlar da olmuştu, Hatta siyahi görünmesine rağmen, sırf melez olduğu için ona “Beyaz Çocuk” diyenler de vardı.

Dünyayı Raggae Tarzıyla Tanıştırdı. Bob Marley, reggae müziğinin sadece Jamaika sınırlarında kalmamasını sağlamıştır ve onu bütün dünyaya duyuran en önemli isimlerden biri olmuştur. Büyük bir kesim tarafından bu tür müziğin kralı olarak ifade edilen Bob Marley, söz yazarı, şarkıcı ve gitaristtir. Profesyonel anlamda müziğe The Wailers grubu ile başlamıştır. The Wailers, Peter Tosh ve Bunny Livingston’dan oluşuyordu ki, bu isimlerde daha sonradan Bob Marley gibi solo kariyer çalışmalarına devam ettiler. İlk hitleri “Simmer Down” olmuştu. Bob, The Wailers’dan ayrıldıktan sonra, üç kadın reggae sanatçısının oluşturduğu The I-Threes adlı gruba müzikal alanda yardım etti.

1972 yılında “Catch A Fire” adlı albümünü yayınladı. Bu albümünden sonra; “Burnin'” (1973), “Natty Death” (1975), “Live” (1975) adlı albümlerini yayınladı. İngiltere, Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinde de dinleyici kitlesine sahip oldu. Bu dinleyi kitlesi sayesinde büyük önem taşıyan konserler verdi. “Get Up, Stand Up” adlı şarkısı popüler olmakla birlikte sosyal karmaşayı konu edinir. ” No , Woman No Cry” gibi politik olmayan içerikte parçaları da vardır. 1978 yılında Birleşmiş Milletler’den “Barış Madalyası” ödülünü aldı. Bu ödülü almasına sebep ise Afrika insanına yapılan insancıl yardımlara şarkılarıyla destek olması idi. Bu ödülü aldığı sene ise Jamaika’da insancıl yardım amacıyla konser vermiştir. Yaptığı şarkılar; “I Shot The Sheriff” ve “Get Up, Stand Up” gibi şarkılar sonraki zamanlarda ünlü sanatçı Eric Clapton tarafından düzenlenmiştir.

“Eğer insanların hayatına müzik ve sevgi aşılarsan onları tedavi edebilirsin.” 

Reggae aslında mensup olduğu Rastafarianizm dininin ilahilerindeki ezgilerinden ortaya çıkan bir müziktir. Çevresindeki herkes müzikle uğraşırdı. Ufak yaşlarda ağaç kabuklarından, hayvan derilerinden müzik aletleri yapıp çalarlardı. Fakat müzik adına attığı en büyük adım gitar almaktı. Hatta bu yüzden evden kovulduğu bile söylenmektedir. “Bu fakirlikte gitar senin neyine” şeklinde bir tepkiyle karşılaşmıştı.. Müthiş gitar çalmasıyla birleşen söz yazma yeteneği insanları etkilemeye yetiyordu. Önce melodiyi çalar sonra sözleri yazardı.

Dünya Güzeli Bir Sevgiliye Sahipti.

“O’nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de, daha önce aşık oldu, tekrar olabilir… Ama şu an seni seviyorsa daha ne olabilir ki? Tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte asla mükemmel olamayabilirsiniz. Ama şayet o seni güldürebiliyorsa, iki kez düşündürebiliyorsa -kabul edersin ki; insanlar hata yaparlar- onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin her şeyi ver. Seni günün her anında düşünmüyor olabilir ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir -kalbini. yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme. Seni mutlu ettiğinde gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil…”diyebildiği kadındı.

Kadınlar konusunda iyi olduğunu tahmin etmek zor olmamalı. Sevgilisi, Dünya güzeli seçilen Cindy Breakspeare’ydi. Bu birliktelik medyada “Dünya Güzeli ile Yabani Adam” olarak anılıyordu. Bob, Rita adında bir öğretmenle evlendi. 7 kadından toplam 11 çocuğu vardır.

O Basit Sözlere Derin Anlamlar Yüklerdi. “Tek sevgi, tek yürek. Haydi hep bir araya gelelim ve iyi hissedelim.” (One Love şarkısından)

Şarkı sözü denilince aklınıza ilk gelenlerden biri “No Woman No Cry” olduysa eğer, orayı da bi aydınlatalım. Bob Marley orada bir şekilde laf sokuyor; “Kadın yok, ağlamak yok” demiyor, “Hayır kadınım, hayır ağlama” diyor.

Bob Marley Müziğe Olduğu Gibi Futbola da Aşıktı. “Futbol benim bir parçamdır. Oynadığım zaman çevremdeki dünya uyanır. Futbol, özgürlüktür!” diyordu

Onun öyle bir futbol sevdası vardı ki, uzun turnelere gideceği zaman ilk şartı, konser alanının bir futbol sahasına yakın olması olurdu. O bir Pele hayranıydı. Santos FC taraftarıydı. Takım arkadaşları topu ondan bir türlü çalamazlardı ve ona “Kaptan Bob” derlerdi. Marley’in babasının lakabı da Kaptan’dı. Bob Marley’in Futbol Aşkı Onu Ölüme Sürükledi. Futbol oynarken yaralanan baş parmağı enfeksiyon kaptı. Doktorlar ayağını dinlendirmesi gerektiğini söyledi. Ama o doktorları dinlemeyerek futbol oynamaya devam etti. Bunun sonucunda ise melanoma kanserine yakalandı.

Bob Marley Vejeteryandı. Mensup olduğu dinde et yenmezdi. Kabuklu deniz hayvanları da yenemez. Alkol ve sigaraya da sıcak bakmazlar ama ilginç bir şekilde marijuana onlar için vazgeçilmezdir. Çünkü bu şekilde Tanrı’ya yakın olduklarını düşünürler.

Bob Marley Saçlarını Kesmez ve Yıkamazdı Bob’un kendisiyle özdeşleşmiş saç stili de burdan geliyordu. Bu saç biçiminin moda olarak tercih edilmesine karşıydı. Hastalığı ağırlaştığında kemoterapiye girmeye başladığında saçlarını mecburen kesmişti. Ve herkes onu bu şekilde görmenin şaşkınlığını yaşamıştı. Bob’un saçlarını kestiği gece çok zorlandığı söyleniyor.

Bob Marley Kanserden Kurtulabilirdi Doktorlar Bob’un başparmağının bir kısmını kesmek istediler. Böylece kurtulma şansı olacaktı. Ancak bu durum dini inancına ters düştüğü için reddetti. Daha genç yaşta, 36 yaşında yaşamını yitirdi. Mezara, hayatı boyunca elinden bırakmadığı kırmızı Gibson Les Paul gitarı, futbol topu, marijuana filizi, İncil ve Etiyopya prensi tarafından hediye edilen yüzükle gömülmüştür.

Marley, 11 Mayıs 1981 tarihinde vefat etti. Unutulmaz eserleri, büyük manevi değer taşıyan yardım çalışmaları ve dimdik ayakta duran adıyla dünya müziğinin en önemli efsanelerinden biri olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.