Genel

BURNING MAN: Çölün Ortasında Deneysel ve Görkemli Bir Piknik Organizasyonu

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Burning Man, her yıl Ağustos-Eylül aylarında Nevada’nın Black Rock Çölü’nde geçici olarak kurulan Black Rock City’de gerçekleştirilen bir etkinliktir. Genellikle festival olarak bilinse de organizatöreri Burning Man’in festival olmadığını söylemekte, etkinliği bir “toplum ve sanat deneyi” olarak tanımlamaktadır.

İki adam, Jerry James ve Larry Harvey 1986 yılının yaz gündönümünde (21 Haziran) San Fransisco’da bir kumsala tahtadan yapılma bir figür getirdiler. Tahtadan yapılan figürün etrafına kalabalık toplanmış ve gözler önünde bu figür ateşe verilerek yakıldı. Bugün adı Burning Man olarak bilinen etkinliği başlatmış oldu Jerry James ve Larry Harvey. Bir “festival” olarak bilinen Burning Man, asıl olarak kendine has ilkeleriyle sanatsal ve ideolojik bir sosyal deney olarak tanımlanmaktadır.



Bu etkinlik, dadaizm sanat akımı ile radikal dışavurumculuğu temel almakta olup, tüketim kültürünün sağladığı sahte tatmin duygusunu ve kapitalist ana akım hayat tarzını eleştirmektedir. Katılımcıların aynı düşünce altında toplanmış olması, sanat aktivitelerinde interaktif bir şekilde yer almalarından ziyade, çöldeki zorlu hayat koşullarında değiş-tokuş ticareti ile direnmeleri beklenmektedir.

Festival kurucularının antik inanışlara ve doğaya bir saygı duruşu olarak gerçekleştirdiği Burning Man, katılımcıların tamamının diğer tüm katılımcılarına saygı göstermesi ve bütün olarak hareket edebilmesi sayesinde kendini kanıtladı.

Festivalin yalnızca birkaç kuralı bulunduğunu daha önce belirtmiştik. Bu kuralların ortak özelliği, birlik olmak ve diğer insanların yanı sıra doğaya saygı gösterme amacı taşıyor. Sanatın tüm dallarının bir arada bulunduğu ve tüm katılımcıların kendini bir topluluğa dahil hissetmesini sağlayan festival, bir haftalığına da olsa gerçek bir ütopya sunuyor.

Nevada’nın Black Rock Çölü’nde her yıl eylül ayında, programa sonradan dahil edilen bir müzik şenliği eşliğinde gerçekleşmektedir. Geleneksel bir etkinlik haline gelmiş olan bu festival, insan bedeninin özgürleşmesini ve bireylerin kalıplarından kurtulmasını sembolleştiren metrelerce büyüklükteki bir tahta adamın yakılması ile son bulmaktadır.

Burning Man festivali ilk kez 1990 yılında Nevada’nın kuzeybatısındaki Black Rock Çölü’nde düzenlenmişti. Her yıl dünyanın dört bir yanından 70 bine yakın ziyaretçiyi ağırlayan festival alanı, sanatçıların dev enstalasyonlarıyla çevreleniyor, ortaya inşa edilen ‘Tahta Adam’ da etkinliğin son gününde yakılıyor.

Katılımcılar festival tarafından belirlenen temaya uymakla yükümlü tutulmaz, aksine kendi yaratıcılıklarını özgürce ifade edebilmeleri konusunda cesaretlendirilirler. 1993 yılında düzenlenen cehennem temalı festival sonrasında her yıl farklı temalar kullanılmıştır.

Burning Man festival alanındaki yerleşim, bir halkanın 2/3’ü şeklindedir ve halkanın merkezinde, festivalin son gününde yakılacak olan insan figürü yer alır. Bu yerleşim, 1997 yılında 10.000 katılımcının konaklayabilmesi için hazırlandı ve kullanılmaya başladı.

Katılımcılar, çeşitli sanat gösterileri ve performanslar sergileyerek kendilerini ifade eder. Ateş gösterilerinden modern sanatlara kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilen performanslar, Black Rock Arts Foundation tarafından desteklenir.

Eski Bir Aşk Hikayesi

Burning Man’in yaratıcısı Larry Harvey, festivalin “kırık bir aşk hikayesinin yıldönümünde” doğduğunu söylemişti. 2016 yılında BBC’ye konuşan Harvey,

“Bu hikaye yıllardır şişiriliyor. Aslında kız arkadaşımı yakıyordum. Hatta kulağa daha ilginç gelsin diye, kız arkadaşımın avukatını yakıyorum demiştim. İnanın yanan adamın nereden geldiğini bilmiyorum” demişti.

“Etkinliğin ruhu canlı ve ayakta” diyen Harvey, tüm bu çılgınlığın nereden geldiğini soranlara şöyle yanıt verdiklerini söylüyordu:

“Bilmiyorum, bunu keşfedecek olan sizlersiniz.”

Herkesin kendini özgürce ifade etmesine olanak sağlayan festivalin en çok bilinen özelliklerinden biri de, yıllar içerisinde yaratılan moda. Katılımcıların neredeyse tamamının festivale katılırken kostüm tercih  etmesi, moda dünyasına ve tasarımcılara da ilham veriyor.

Toplum tarafından dışlanan her bireyin kabul gördüğünü hissettiği ve katılımcıların ön yargılarını bir haftalığına terk ettiği festival, zamanın ilerisindeki kostümler ve performanslar sayesinde de sanat dünyasında büyük önem kazanıyor.

Festival alanında binlerce insanın konaklaması sebebi ile, kullanılabilecek araç sayısında da kısıtlamalar uygulanıyor. Temel olarak yürüyüş ve bisikletin kullanıldığı alanda, daha önceki yıllarda yaşanan yaralanmalı ve hatta ölümlü kazalar sebebi ile ciddi bir onay süreci gerekiyor.

Arka plandaki çöl sebebi ile Mad Max filmini andıran arabaların yanı sıra, katılımcıların kendi çabaları ile yarattığı araçlar da yoğun şekilde kullanılıyor. Festival tarafından onaylanmamış araçların kullanımının yasak olması sebebi ile, katılımcılar yaratıcılıklarını bu alanda da ortaya koyuyor.

Festivalin Bazı Önemli Prensipleri de Bulunuyor

Burning Man Festivali’ne herkes katılabiliyor, hiçbir ön koşul bulunmuyor. Festivalde her şey hediye vermeye odaklı… Hediyelerin değerinin ne olduğu önemli değil.

Festivalde uyum ve işbirliği temel kural olarak görülüyor. Sanat çalışmaları yapılarak, yaratıcılık ön plana çıkarılıyor.

Festivale katılanlar çevreye saygılı davranıyor. Festival bitiminde her şey toplanıyor. Festival alanı festivalden önceki haline dönüyor. Burning Man Festivali herkese açık olup, etnik köken ve ırk ayrımı yapılmıyor.

Festivalin asıl amacı samimiyet! Burning Man Festivali, toplum hayatında insanların arasına giren görünmez engelleri ortadan kaldırarak, gerçekleri görmenize yardımcı oluyor. Bu sayede yeni bir bakış açısı kazanmış oluyorsunuz.

Burning Man’e Giderken Yanınıza Almanız Gerekenler

Bisiklet

Festival alanı tahmin ettiğinizden de büyük. Playa’yı yürüyerek asla keşfedemezsiniz. Bu sebeple Burning Man Festivali öncesinde bisikletinizi ayarlamalısınız.

Kostüm ve Aksesuarlar

Burning Man Festivali’nin en önemli unsurlarından biri de kostümler! Katılımcılar, kostümleri ile yaratıcılığın tanımını yeniden yazıyor.

Gözlük ve Fularlar

Kum fırtınaları çok eğlenceli olsa da yüzünüzü çölün asidik kumundan korumalısınız.

Çadır ya da Karavan

Çadırsız bir festival düşünülemez. Burning Man Festivali’ne gitmeden önce kalacağınız yeri mutlaka ayarlayın. Çadır ya da karavan opsiyonlarından birini tercih edebilirsiniz. Arabada uyumak da bir tercih olabilir.

Camelback

40 derecede kim susuz kalmak ister ki? Her an aksiyonda olacağınızı düşünerek su içmenizi kolaylaştıracak bir şeye ihtiyacınız olacak. Bu da Camelbak!

Ziploc

Katılımcılar genellikle festivalin ikinci gününde fotoğraf makinalarının bozulduğundan dert yanıyor. Bu söylemlere kulak kabartmakta fayda var. Eşyalarınızı tozdan korumak için bolca Ziploc depolamalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.