Genel

Dünyayı Aydınlatan Özgürlük Heykelinin Yapılışı

Özgürlük Heykeli (İngilizce: Statue of Liberty) ya da resmî adıyla Dünyayı Aydınlatan Özgürlük, ABD’nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika’nın simgesi olan anıtsal heykeli ve gözlem kulesidir. Dünyanın en tanınan anıtlarından biridir.

Dünyanın en tanınmış heykellerinden, ABD’nin simgesi niteliğindeki Özgürlük Heykeli, New York ‘daki Liberty (Özgürlük) adası üzerine 28 Ekim 1886 yılında görkemli bir törenle açılmıştı.

Bakırdan yapılan Özgürlük Heykeli, Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı nedeniyle ABD’ye hediye edilmiştir. 1884-1886 yılları arasında inşa edilmiştir. ABD’nin New York şehrindeki Özgürlük Adası’nda yer alır.

Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi’nin tarihi) yazılıdır. Heykelin başındaki taç’ın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Heykelin yüksekliği 46 metre, kaidesi ile beraber 93 metredir. Ziyaretçiler heykelin içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Heykelin meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir. Heykelin başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir.

Yontu dikilmeden 1 yıl önce (1885’te) yayımlanan renkli taş baskı
Özgürlük Heykeli, ziyaretçilere açıktır. Ziyaret etmek isteyenler adaya bir feribotla ulaşırlar, merdivenleri tırmanarak meşaleye çıkabilir ve New York limanını seyredebilirler. Heykele Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer’ın dul eşi Isabelle Eugenie Boyer modellik etmiştir. Özgürlük Heykeli 1884 yılında Fransa’da tamamlandıktan 1 yıl sonra 350 parçaya bölünüp 214 sandık içinde New York limanına ulaştırılmıştır. Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir.

 

Özgürlük Heykeli, 1984’ten beri UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Heykelin daha küçük boyutlarda bir kopyası Paris’tedir ve Atlas Okyanusu’na doğru bakar. Dünyanın başka çeşitli yerlerinde de (Osaka, Priştine, Pekin, Nevada, Güney Dakota, Bordeaux, Poitiers gibi) küçük kopyaları bulunmaktadır.

 

Özgürlüğün Meşalesi

Özgürlük Heykeli’nin İnşasında Yaşanan Maceralar) kitabının yazarı Elizabeth Mitchell’in söylemine göre; Özgürlük Heykeli, Mısır’ı genç yaşta ziyaret eden ve oradayken heykeltıraşlıktan esinlenip büyük bir heykel inşa etmek isteyen, genç Fransız heykeltıraş Frederic Auguste Bartholdi’nin buluşudur. Fransa’nın girişimine rağmen heykel için toplanan paranın büyük bir kısmı, Amerikan halkından çıkmıştır (Bir gazete yayımcısı olan Joseph Pulitzer’in urging’i bu süreçte önemli bir rol oynadı).

 

Bartholdi, devasa heykelini inşa etmekte kararlıydı ve proje için ilk olarak o sırada açılacak olan Süveyş Kanalı için Mısır Hükümeti’yle anlaştı.

Édouard de Laboulaye gibi (Fransa’nın zamanla heykelin inşasına dâhil olmasına yardım eden kişi) köleliğe karşı çıkan Fransızlar’ın sürece dahil olmasıyla, heykel başlangıçta Amerika’da köleliğin sona erdiğini kutlamak amacıyla yapıldı ve Özgürlük Heykeli’nin ayağında kırılmış zincirlerle sembolize edildi.

Bartholdi, heykel için yeterli para toplama konusunda çok büyük sıkıntılarla karşılaştı ve bu yüzden Amerika’nın dört bir yanına, finansal desteği sağlayabilmek adına temsilciler gönderdi.

Heykelin tabanına eyaletlerin kendi isimlerini kazıyabilmeleri için 40 adet boş madalyon bırakıldı (40 disk olmasına rağmen o dönemde sadece 38 eyalet bulunuyordu). Eyaletlerin hiçbirinden istediği yanıtı alamadığından dolayı bu diskler boş kaldı.

Bartholdi, Özgürlük Adası’nı gerçek anlamda bir eğlence sarayı olarak zihninde canlandırdı. Mitchell’a göre, Özgürlük Adası’nı ziyaret ettiğiniz zaman adanın ne kadar boş olduğunu görünce şoka girebilir, çok fazla bir çevre düzenlemesi yapılmadığını görürsünüz. Ama aslında Bartholdi’nin adada başka neler olması gerektiği üstünde birtakım fikirleri varmış…

Dolayısıyla adayı gazinosuyla, orkestra ve şarkılarla dolu bir eğlence adasına çevirme fikrini teklif etmiş. Mitchell’e göre bunu teklif etmesindeki sebep, adanın bilinirliğini artırarak “Daha çok heykel yapımı işleri kovalamak için” bir varış noktası haline dönüştürmek.

Bartholdi, Paris’te uzun heykel sıraları oluşturan parkları düşünüyordu.

Eserin yaratıcıları, Özgürlük Heykeli’nin yeşil renge dönüşeceğini fark etmemişti. Ilk başlarda heykelinin tamamen altından yapılmasını isteyen Bartholdi ve takımı, vücuda getirdiği bakır eserin zamanla yeşil rengini alacağını tahmin edemedi. Metaldeki yeşil paslanma sonucu eserin yeşile dönüşeceğinin hesabını hiçbir şekilde öngöremediler. Öngörebilecekleri tek şey, koyu kırmızıya dönüşebilme ihtimaliydi. Bu dönüşümün süreci de zaman aldı. 1920’lerde gerçek anlamda yeşile dönüşmeye başladı. Bu heykel, Notre Dame’ın inşaatında çalışan aynı kişiler tarafından yapıldı. Heykelde oluşacak değişiklikleri niçin fark edemediklerini gerçekten bilinmemektedir.

Söylentilerin birçoğu, Bartholdi’nin annesini model alarak heykelin yapıldığı fikrini pekiştiriyor, ama heykeltıraş bu iddiayı hiçbir zaman onaylamadı. Mitchell’e göre, ailesini büyük bir borca sokan ve ailenin parçalanmasına sebep veren ağabeyini, model alma ihtimali daha yüksek. Söz konusu kardeşinin bir resmini görüp diğer uzmanlarla da paylaşınca şaşırtıcı bir benzerlik olduğunu düşündüler. Kardeşinin sıkıntılı geçmişi göz önüne alınırsa, Özgürlük Heykeli’nin kaşlarının neden tuhaf bir şekilde çatık olduğunu açıklayabiliriz

ironik olmakla birlikte, elinde havaya doğru meşale tutan bir kadın heykeli, birçok kadına rahatsızlık veriyordu. Kadınların oy hakkını savunan kişiler, Özgürlük Heykeli’ni açılış gününde protesto ettiler.

Halen oy hakkı için savaş veriyorlardı, hâlbuki limanda özgürlüğü temsil eden bir kadının heykeli vardı. Kadınlar oy hakkını almak için 34 sene daha beklediler.

Thomas Edison, heykelin içine devasa bir gramofon yerleştirerek heykelin konuşmasını istiyordu. Özgürlük Heykeli’nin, Manhattan’dan duyabilecek seviyede (En kuzeyi) konuşma yapmasını istiyordu. Neyse ki bunu yapmadı, aksi halde bir hayli ürpertici olabilirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik korunuyor !!