Genel

Eski yapıların yeniden restore edilmesiyle ortaya çıkan sanat eseri evler; Loft mimari

Loft mimari” yani eski fabrikaların, imalathanelerin, depoların değerlendirilerek yaşam alanına dönüştürülmesi giderek her kesimin ilgi ve beğenisini kazandı. Birçoğumuzun hayali olan bu mimarinin kökeni Amerika’ya ve 1970’lere dayanıyor. İlk olarak evsizler için çözüm yolu olarak üretilen ve günümüze kadar gelişme gösterip herkesin beğenisini kazanan bu mimarinin harika 10 örneğini burada görebilirsiniz.


Bir loft binasında aranması gereken özellikler arasında açık ve geniş bir ortam, yüksek tavan, büyük pencereler…

İlk olarak New York Manhattan’da Andy Warhol’un The Factory adını verdiği dairesine taşınmasıyla gündeme geldi.

ürkiye’de çok fazla gelişmemesine rağmen İstanbul’da özellikle Levent ve Maslak taraflarında görmemiz mümkün.

Bu tarz mimarilerin en önemli özelliklerinden biri de kapısız, kilitsiz olması yani bütün bir yaşam alanı olarak kullanılmasıdır.

Büyük şehirlerde kusursuzluk anlayışından uzak, pasıyla çatlağıyla, yaşanmışlığıyla güzelleşen ve anlam kazanan “loft” evler var artık.

Büyük şehirlerdeki evler, insanların dışarıdaki karmaşadan kaçabilecekleri tek yer. Bu yüzden herkes evini, yaşam biçimine göre ve içinde rahat hissedeceği şekilde düzenliyor.

Büyük şehirlerde yaşayanlar için tasarlanan ürünler, hep küçük metrekareli daireler üzerine kurgulanıyor. Çünkü metropollerin artan konut ihtiyacını karşılayan, daha çok tek kişilik yaşamlara uygun tasarlanan ve genellikle de şehir merkezinin dışında inşa edilen evler var artık. Hem şehrin merkezinde, hem de büyük ve bakımlı binalar bulmak gittikçe zorlaşıyor. Bu nedenle merkezde olmak isteyenlerin yarattığı evler yeni bir stil doğurdu son yıllarda. Şehre uzak ama yeni binaları tercih etmeyenler yüksek tavanlı, geniş salonlu, az bakımlı ama ferah ve merkezi evleri “loft” anlayışıyla düzenliyor.

“Loft” stili şehirlerde bir dekorasyon tarzı olarak 1980’lerde benimsenmeye başlanmış olsa da, kökeni 1960’lara dayanıyor. O yılların New York’unda, depo alanı olarak kullanılan ve artık kullanışlı olmadığı ve ulaşımının zorlaştığı düşünülerek terk edilen kocaman binalar sanatçıların yerleşim yeri haline gelmiş. Ressamlar, heykeltıraşlar, o günün koşullarında çok ucuz kiralayabildikleri bu binaları hem yaşamak hem de stüdyo olarak kullanmak üzere benimsemişler. Böylece terk edilmiş endüstri alanları kentsel dönüşüme uğramış ve bu anlayış önce Avrupa’ya ve oradan da dünyaya yayılmış.

Böyle ortaya çıkan dekorasyon anlayışı, ister istemez endüstriyel izler taşımış. Bugün şehirlerde uygulanan “loft” stilinin bir fabrika ya da depoya benzemesinin sebebi o günlere dayanıyor. Soğuk, endüstriyel bir tarz olan “loft”, modern şehir yaşantısının en gözde stillerinden biri.

Bir zamanlar özgür ruhlu sanatçıların yaptığı gibi, depo, garaj ya da benzer mekanlar gibi döşenen yeni şehir evleri, aynı o dönemin yaratıcıları gibi özgür. Bu evler yüksek tavanlı, uzun pencereli, eski fabrika ve depo gibi binaların “loft” dekorasyon tarzından etkileniyor. Genellikle yaratıcı işler yapan, yalnız yaşayan ve sosyal hayatları renkli olanların, yaşam biçimlerine ve kişisel zevklerine uygun olduğunu düşündükleri için seçtikleri “loft” stilinde hiçbir şey dolapların içine, perdelerin arkasına saklanmıyor. Duvardaki çatlağıyla, salonun ortasından geçen kalorifer borusuyla, her şey olduğu gibi; yaşanmışlığıyla güzelleşip anlam kazanıyor.

“Loft” stilin detayları

Büyük ve hacimli eşyalar, açık plan yaşam düzeni ile düz ve iddiasız renkler yeni şehir evlerinin genel yaklaşımları. Bu evlerde mekanlar geniş, tavanlar yüksek. Aradaki duvarlar kalkıyor, mekanlar arasında rahat geçişler sağlanıyor, böylece alabildiğine özgür loft mekanlar doğuyor. Bu stilde oda bölümlemesi yok,  yaşanan mekanlar büyük mobilyalar ya da aydınlatmalar gibi büyük aksesuarlarla birbirinden ayrılıyor.


Bu evlerde tekstil minimum düzeyde yer alıyor. Gerekmedikçe kullanılmıyor. Koltuk ve kanepeler için daha çok deri ve suni deri, pencerelerde stor tercih ediliyor. Mobilyalar modern, sade ve büyük, aksesuarlar baskın, özellikle heykeller, aydınlatmalar ve posterler dev boyutlarda. Tüm yüzeyler ya ham ya da ham gibi duran teknik işlemlerden geçmiş durumda. Duvarlar bazen ham tuğla, bazen ham sıvalı görünümünde. Bu görüntü bazen duvar kağıtları, bazen özel boya teknikleriyle sağlanıyor. Metal ve cam en çok kullanılan malzemeler arasında.

Artık dünyada yeni şehir stili olarak benimsenen “loft” stili, özellikle şehir merkezlerinde yeni oluşturulan konut projelerinde, yüksek tavanlı, geniş pencereli, işlenmemiş yüzeylerden oluşturulmuş bir yaklaşım olarak benimseniyor. “Loft” stilini sevenler ve orijinalini bulamayanlar, aslı gibi yaratılmış bu yeni ve modern mekanlara hiç de azımsanmayacak meblağlar ödeyerek sahip oluyorlar.

1.

2.


3.

4.

5.

6.

7.

8.

9.

10.

11.

12.


13.

14.

15.

16.

17.

18.

19.

20.

21.

22.

23.

24.

25.


26.

27.

28.

29.

30.

31.

32.


Hesabında paylaş


Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!