Genel

Fotoğrafçı Alice Seeley Harris’in Objektifinden Belçika Kralı Leopold’un Zulmü; Nsala

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Alice Seeley Haris, 1870 yılında, İngiltere’de dünyaya geldi. Bir İngiliz misyoner ve Dünya’nın ilk belgesel fotoğrafçılarındandı. Doric Lodge Kolejinde eğitim aldığı dönemde, eşi John Hobbis Harris ile tanıştı.

Alice, 1889 yılında yani 19 yaşındayken, Devlet dairelerinde çalışmaya başladı. 1897 yılında Kongo Özgür Devleti’ne girme izni aldı. 6 Mayıs 1898’de John Hobbis Harris ile evlendi ve 10 Mayıs 1898’de iki misyoner olarak zKongo’yo gitmek üzere yola çıktılar. 3 ay sonra, Ağustos 1898’de Kongo’ya ulaştılar. Kongo Devleti’nde karşılaştıkları manzara bir felaketti. Adeta bir insan zulmünün içine düşmüşlerdi.

O yıllarda Belçika Kralı 2. Leopold Kongo Devletinde terör estirmekteydi. Kongo’da bulunma nedeni kauçuk üretimiydi. Sanayinin gelişmesiyle birlikte kauçuğun değeri artmıştı.Sınırsız kauçuk ağaçlarına sahip Kongo, bu konuda adeta bir cennetti.Zorla çalıştırılan Kongolu işçiler, en ufak hatalarında işkence görmekteydi, acımaksızın saatlerce dövülüyor, elleri kolları kesiliyordu.

Yerli halk bu duruma karşı çıkamadı ve mecburen verilen emirlere itaat etmek zorunda kaldı. Her Kongolu işçinin bir verim kotası vardı, eğer o kotayı dolduramazsa kendisinin, eşinin ya da evlatlarının eli kesilirdi. Alice 1901 ile 1905 yılları arasında Kongo’da yaşadı. Kongo’nun Tshupa Bölgesindeki, Baringa köyünde kaldı.Köyde kaldığı süre zarfında, yerli halkın çocuklarına ingilizce öğretti. Belirli bir süre sonra köy halkı ve Alice adeta bir aile gibi oldular.

Yerli halkın maruz kaldığı bu insan dışı yaptırımlar Alice ve eşinin psikolojisini her geçen daha da bozmaktaydı. Bir şeyler yapmak zorundaydılar? Ama ne yapabilirlerdi ki?

Alice ve eşi John bu insanlık suçunu Dünya’ya duyurabilmek için neler yapabileceklerini tartışırken, elinde ağaç yaprakları olan 2 yerli yanlarına geldi. Birinin İsmi Nsala’ydı ve elinde ağaç yaprakları vardı. Ağaç yapraklarının içine bir şeyler saklamıştı. Sakladığı şeyi gösterdiğinde Alice ve eşinin gözleri doldu. Kongolu yerli Nsala’nın elindeki yaprakların içinde, kendi evladına ait uzuvlar vardı.

Nsala bir değişimin parçası oldu

Nsala’nın bir kızı vardı ve ağır şartlarda çalışmaya dayanamadığı için bir süre sonra bitap düşmüş ve bu yüzden de uzuvları kesilmişti. Nsala bu durumun artık canına tak ettiğini, bu olayı duyurmak için Alice ve eşi John’un yanına geldiğini söyledi. Abir ismindeki şirketin kontrol alanındaki bölgede yaşayan Nsala’nın, ailesi ve köyündeki insanlar az evvel öldürülmüştü. Alice ve eşi bu teröre bir son vermeliydi.Bunun için en iyi yöntemin zulmü fotoğraflayarak dünyaya duyurmak olabileceğini düşündüler. Nsala en başta bu fikre pek sıcak bakmadı ama Alice ve eşinin ısrarları sonrasında fotoğraf çektirmeyi kabul etti. Bu zulmün Dünya’ya duyurulması için, Alice ve eşi Nsala’yı verandaya oturttu ve önüne kızının kesilen uzuvlarını koydu. Ve o gün, belki de Dünya tarihinin en unutulmaz fotoğraflarından biri çekildi.

Dünya’nın ilk taşınabilir fotoğraf makinelerinden birisi olan Kodak Brownie’ye sahip olan Alice Harris, Belçikalıların Kongo’da yaptığı zulmü belgelemek için 100’ lerce fotoğraf çekti. Yaş gözetmeksizin çocuk yaşlı demeden uzuvları kesilen her çocuğun, işkenceye uğramış her yetişkinin fotoğrafını çekti.Belçika Kralı 2. Lepold 15 yılda 10 milyon Kongolu yerliyi öldürdü. İnsanlık tarihinin en kanlı işkencelerinden birini yaptı. Dünya tarihine kocaman bir kara leke olarak geçti.

Alice ve eşi John, The harris Lantern Slide Show ismini verdikleri kampanya ile, önce Kongo Balolo Dergisi üzerinden Afrikaya ulaştılar. Ardından Kongo’da Yaşanan İnsanlık Dışı Kölelikten bahseden bir broşür hazırlandı ve bu sayede çok geniş bir kitleye ulaşıldı. Daha sonra Avrupa ve Amerika’ya kadar ulaşıldı ve bu vahşet insanların vicdanlarına teslim edildi. Altına duygu yüklü metinler yazılarak hazırlanan fotoğraflar tüm dünyaya servis edildi. Önce halk daha sonra Devletler bu duruma karşı birlik oldular.

Ünlü isimlerin desteği

Dünyaca ünlü yazar Mark Twain’de o dönem bu zulme en çok tepki gösterenlerden birisi oldu. Birçok bildiri hazırladı ve insanların bu zulmü öğrenmesi için çalışmalar yaptı. Mark Twain’in 1905’de çıkarttığı King Leopold’s Soliloquy ismindeki kitap, Kral 2.Leopold’un yaptığı insanlık dışı uygulamaları anlatır. Kitap Leopold’un ağzından yazılmış bir savunmadır ve Leopold eleştirel bir şekilde hicvedilir. Kitapta bu zulme destek verip Congo Free State’i ilk tanıyanlardan 26. Amerika başkanı Theodore Roosevelt’de vardır.

Bir fotoğraf makinesi kaderlerini değiştirdi

Kral 2.Leopold, zulmü ifşa eden fotoğraf makinesi için, dünyada rüşvet yemeyen tek şey olarak bahseder. O dönem rüşvet vererek herkesi susturan kral, bir fotoğraf makinesinin önüne diz çökmüştür.

Alice Harris’in sadece bir fotoğraf makinesiyle, böylesi bir güce karşı çıkabilmesi, kitlesel iletişim araçlarının ve medyanın ne kadar büyük bir güç olduğunu tüm dünyaya göstermişti.

1906 yılında Alice ve eşi John, Amerika birleşik devletlerine gitti. Toplamda 49 şehirde 200 sunum yaptılar ve zulmün fotoğraflarını insanlara göstermeye devam ettiler.

Aynı yıl Alice ve eşi Gazeteci Morel’in kurduğu Kongo Reform Birliği’ne katıldı. Morel’in o dönemde kurduğu dernek, yaptığı yürüşler söyleşiler ve gazetede yayınladığı yazılarla, Kongo’ya büyük destek verdi.

Yine aynı yıl New York’daki bir gazete,Alice’nin çektiği fotoğrafları, bir hafta süresince köşesinde yayınladı.

1908’de Alice ve eşi, Kongo Reform Birliği’nin genel sekreteri oldu. 1910’da vahşeti engellemeye çalışan diğer bir örgüt, Kölelik Karşıtı ve Köleleri Koruma Derneği’nde görev almaya başladılar.

Kongo artık özgür…

Kasım 1908’de Leopold Kongo Özgür Devletinden çekildi ve yönetimi Belçika Hükümetine bıraktı. Leopold yaptığı insanlık dışı zulümlere rağmen beklenilen tepkileri görmedi. Ülkesinde heykelleri dikildi, Belçika parasının üzerine resimleri yer aldı. Ama artık Kongo’yu terk etmişti. Bu da yerli halk için olumlu bir gelişmeydi. Bu gelişmeden sonra Alice ve eşi tekrar Kongo’ya döndü. Kongo’da kaldıkları süre boyunca yerli halkın insani şartlarda yaşamaya devam etmeleri için uğraştılar. O dönemde Alice Kongo’daki mevcut şartları anlatan bir kitap yazdı. Alice çektiği fotoğrafları Afrika ve Dünya’daki birçok sergide yayınladı. Kral 2.Leopold Kongo’dan çekildikten 1 yıl sonra 1909’un Aralık ayında öldü.

Mark Twain, Sir Arthur Conan Doyle, Gazeteci Morel ve Alice Seeley Harris gibi isimler sayesinde Dünya tarihindeki bir kara leke daha fazla ilerlemeden durduruldu.

Alice’nin Zaferi

 

1970 yılında Alice tam 100 yaşına ulaştı, Bbc radyosundaki Zamanın Kadınları programına katıldı ve zaferini anlattı.

“Kongo Devleti’nde gördüğüm manzara bir felaketti, orada bulunduğum ilk günlerde kimseyle iletişim kuramadım. Herkesin gözünde bir düşmandım. Yerli halk beni gördüğünde bembeyaz kesilirdi ve kaçardı. Onlarla temas kurmam uzun bir zamanımı aldı daha sonra onlarda benim samimiyetime güvendi. Özellikle çocuklarla çok fazla vakit geçirdim, onları her gördüğümde önce ağlardım, kendime geldikten sonra konuşmaya başlardım. Belirli bir süre sonra, onlar için sığınacak tek liman bendim, bu hayatım boyunca kendimi önemli hissettiğim tek andı.”

Alice Seeley Harris BBC’ye verdiği bu röportajdan kısa bir süre sonra 24 Kasım 1970 yılında, İngiltere’de hayatını kaybetti. Geride onurlu bir yaşam ve kurtarılmasına vesile olduğu, binlerce Kongolu çocuk bıraktı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.