Genel

İkinci dünya savaşının donanma tarihine geçen en dayanıklı gemisi Bismarck zırhlısı nasıl battı?..

1. 1939: Askeri gücünü artıran Almanlar, 1. Dünya Savaşı’nın koyduğu sınırları yıkıyor

Versay Anlaşması, 1. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Almanya’yı askeri açıdan zor bir duruma sokmuştu. Avrupa gün be gün ısınmaya başlarken, 1939 yılında Almanlar Kriegsmarine olarak da bilinen, Alman Donanması’nda çok güçlü bir savaş gemisi kazandırmaya karar verirler. Versay’la birlikte Almanya’nın 35 bin tondan daha büyük savaş gemisine sahip olması yasaklanmıştı. Bu özel savaş gemisi, Bismarck 45 bin tondu.



2. İsmini Otto von Bismarck’tan almıştır

Bismarck Zırhlısı, ismini 19. yüzyılda Alman birliğini sağlamış, Almanya İmparatorluğu’nun “Demir Şansölye” ‘si olarak bilinen önemli bir politikacı olan Otto Von Bismarck’tan alır. Otto Von Bismarck irili ufaklı birçok gücü birleştirmeyi başarmakla kalmamış, aynı zamanda Bismarck İttifakları olarak da geçen politikaları ile, güç dengesini iyi okuyarak Alman İmparatorluğu’nu dönemin önemli güçleri arasına sokmuştur.

Yapımına 16 Kasım 1935’te Blohm & Voss ile yapılan kontratla başlanılan Bismarck 14 Şubat 1939’da gövdesi denize indirilerek ekipmanlarının yapımına devam edilmiştir. 

3. 2249 kişilik mürettebata sahip, 250 metre uzunluğunda bir savaş makinesidir.

Bismarck, Nazilerin ‘Atlantik’te üstünlüğü ele geçirmeye yönelik büyük projesinin bir parçası’ olarak da ifade edilir. Nitekim İngiltere’nin donanma gücünü kırmak adına, hem savunma, hem de saldırı gücü çok yüksek bir savaş gemisi inşa edilmiştir.

250 metre uzunluğu, 20 km menzilli onlarca ölümcül silahı ile Bismarck yıkılmaz bir güç olmuştu.

4. 18 Mayıs’ta devasa savaş gemisinin ilk görevi başlar: Rheinübung Harekâtı

Bismarck Zırhlısı, ona eşlik eden Prizn Eugen, 2 adet destroyer ve mayın gemileri ile birlikte 18 Mayıs’ta Atlantik’e doğru harekat başlar. Bu operasyona “Rheinübung” adı verilmiş ve tüm eksikleri tamamlanan Bismarck’a Prinz Eugen’ın eşlik etmesine karar verilmiştir. 18 Mayıs sabahı Bismarck ve Prinz Eugen Gotenhafen limanından ayrılarak mayın tarama gemileri eşliğinde Baltık denizine açıldılar. Britanyalıların hava keşifleri ile Alman donanmasının hareketlendiğini anlamalarından sonra 20 Mayıs günü öğlen saatlerinde İsveç donanmasına bağlı Gotland kruvazörünün keşif uçakları tarafından yeri belirlendi.

Amiral Günther Lütjens komutasındaki Bismarck ve görev grubu kendi mayın tarlalarını geçtikten sonra mayın tarama gemilerini geri yolladılar. 21 Mayıs sabahı Bismarck ve grubu Bergen kıyılarındaki fiyordlara demirlediler. Bu şekilde Rheinübung Harekâtı’nın ilk aşaması sorunsuz bir şekilde tamamlanmış oldu.

5. Bismarck ve donanması

46 bin tonluk gemide 103 subay ve 1962 asker bulunuyordu.

6. Görev süresi boyunca izlediği rota

Fiyortlarda demirlemiş olan Bismarck ve Prinz Eugen yeniden kamufle tarzında boyanırken yeni erzaklarını da gemilere yüklediler. Prinz Eugen’ın yakıt tankları da bu arada dolduruldu. Burada nedeni hala anlaşılamamış olan büyük bir hata yapıldı ve Bismarck’ın azalan yakıt depoları doldurulmadı. (Atlantik’e açılırken daha hızlı olması istenmiş ve daha sonra yakıt tankerinden ya da Atlantik’e açıldıktan sonra Fransa’dan yakıt alabileceği düşünülmüş olabilir. Bir donanma tarihçisine göre ise gemi kaptanı Britanyalılara yakalanmamak için yakıt tanklarının tam olarak doldurulmasını beklemeden Norveç’ten ayrıldı çünkü hava bulutluydu yani Britanyalı uçaklarından saklanmak için uygundu. Operasyonda Almanya’nın üstünlüğünü için Bismarck’ın gizliliğini koruması gerekiyordu.). Gotanhafen’den Norveç fiyortlarına seyrederken Bismarck kayda değer oranda yakıt harcamıştı ve akıllıca olacak tercih Prinz Eugen’ın tankları doldurulurken Bismarck’ın tanklarının da doldurulması olacaktı. Operasyon grubu operasyonun ileri aşamalarında bunun sıkıntılarını çok derin bir şekilde yaşamıştır.

Alman keşif uçakları ve istihbarat ağının Britanyalı Anayurt Filosu’nun hala Scapa Flow’da demirli olduğunu öğrenen Amiral Lutjens en uzun yol olan İzlanda ile Grönland arasındaki Danimarka boğazını kullanarak Atlantik’e açılmaya karar verdi. İzlanda’nın altındaki yollar daha kısa olsalarda hem Anayurt Filosu’na daha yakın hem de İngiltere’den kalkacak uçakların menzilinde yer alacaklardı.



7. Amacı ABD ile İngiltere arasındaki trafiği ortadan kaldırmaktı

1 Mayıs akşamı saat 19:30’da Bismarck ve görev gücü Fiyortlardan ayrılarak Kuzey Buz Denizinde Grönland’a doğru yol almaya başladılar. Aynı gece İngilizler Bismarck’ın demirli olduğu fiyordu görüş mesafesi çok düşük olduğu halde bombaladılar ancak Bismarck çoktan oradan ayrılmıştı. Ertesi gün yapılan hava keşfi sırasında Bismarck’ın fiyorddan ayrılmış olduğu anlaşıldı. 22 Mayıs sabahı Amiral Lutjens plana uygun olarak destroyerlerine geri dönmeleri emrini verdi. Destroyerlerinden ayrılan Bismarck ve Prinz Eugen 24 knot hızla Kuzeye doğru ilerlemeye devam ettiler.

Bismarck Salve

İngilizler Bismarck’ı en son gördükleri fiyortta bulamadıklarından olası bütün fiyortlara keşif uçakları gönderdiler. Hiçbirinde de Bismarck’ın izine rastlanılamayınca Bismarck’ın Atlantik’e doğru seyrine başladığını anladılar. Amiral Tovey Bismarck’ın geçeceğini tahmin ettiği İzlanda ile Grönland’ın arasındaki Danimarka boğazına Suffolk ile Norfolk ağır kruvazörlerini yönlendirdi. İzlanda ile Faeroe adası arasına ise hafif kruvazörler Arethusa, Birmingham ve Manchester yerleştirildi. İngilizlerin gururu iki zırhlı Hood ve Prince of Wales ise İzlanda’nın güney batı kıyılarında her iki yöne de müdahale edebilecek şekilde yerleştirildi. Daha güneyde ise ikinci bir görev gücünü değişik yerlerden toparlayarak bütün bu birliklere Bismarck’ın yerini tespit eder etmez müdahale edebilecek şekilde konumlandırdı. Bu görev gücünde uçak gemisi Victorious ile zırhlılar King George V, Repulse, Rodney, hafif kruvazörler Aurora, Galatea, Hermione, Kenya, Neptune ve 6 destroyer yer alıyordu. Diğer birliklerce görülüp izlenecek Bismarck’ın Hood tarafından batırılamaması durumunda bu görev gücünün yakalayarak batıracağı varsayılıyordu.

8. Bismarck, İngiliz Kraliyet Donanmasının gururu HMS Hood’u sulara gömüyor

23 Mayıs sabahı Bismarck ve Prinz Eugen Danimarka boğazına girdiler. Yılın bu mevsiminde genişliği 50 ila 60 km arasında değişen buzullarla kaplı bu boğaz bütün çıkış harekatının en tehlikeli bölümüdür. Birçok yeri mayınlanmış, Britanya gemilerince kontrol edilen ve buzulların bulunduğu bir bölgedir.

Saat 19:22’de İngilizler Bismarck ile ilk teması sağlamayı başardılar. İngiliz kruvazörü Suffolk radarlarında tespit ettiği Bismarck ile çok kısa bir süre 11 kilometre mesafeden görsel temasa geçtiyse de hemen İzlanda’ya doğru rotasını değiştirerek sis perdesi ardında kayboldu. Ancak aradaki mesafeyi koruyarak sürekli olarak radar vasıtası ile Bismarck’ı takibe aldı.

Saat 20:30’da ise bölgedeki diğer kruvazör Norfolk’da radar teması ile grubu izlemeye başladı. Bu sırada Bismarck 5 salvo yaptıysa da bir isabet kaydedemedi. Bismarck’ın Norfolk’a ateş ettiği sırada oluşan patlamada ön radarı bozuldu, bu sebepten dolayı Lütjens Prinz Eugen’a öne geçmesini emretti. Norfolk ve Suffolk bütün gece boyunca Bismarck’ı aradaki mesafeyi sürekli olarak koruyarak izlemeyi başardı.

Hms Hood 1941

Hood 1918 yılından beri hizmette olan yorgun gövdesiyle Birinci Dünya Savaşına ait bir gemiydi, Prince of Wales ise henüz yeni bir gemiydi. Hood’un zayıf güverte zırhı Amiral Holland’ın çatışmanın başlangıcında aradaki mesafeyi kapamak için Almanlara keskin bir açıyla yaklaşmaya çalışmasını açıklamaktadır, böylece dik yollu gelecek zırh delici mermilerden bir nebze kurtulmuş olacaktı.

Saat 05:47’de Alman gemilerinde alarm verildi! Aradaki mesafe 24.000 metreye kadar düşmüştü. Almanlar 4 ağır kruvazörün ancak düzenli olarak yaklaşmalarından dolayı savaşmayı göze almış zırhlı olabilecekleri ihtimalini de giderek daha fazla göz önünde bulunduruyorlardı. Benzer tanımlama problemi İngilizlerde de yaşanmaktaydı. Silüetleri o mesafeden birbirine çok benzeyen Bismarck ve Prinz Eugen birbirinden ayırt edilemiyordu.



Prinz Eugen ile Hood ve Prince of Wales arasındaki mesafe 22.800 metreye düşünce Hood ilk ateşi Bismarck zannettiği Prinz Eugen üzerine açtı. Ancak Prince of Wales’in kaptanı Bismarck’ın arkadaki gemi olduğunu fark ettiğinden Oramiral Holland’ın emirlerini dinlemeyerek ateşini arkadaki Bismarck üzerine yoğunlaştırdı.

Hood ise hala yanlış gemiye ateş ettiğini fark edememişti. Bu sırada Norfolk’da 25.000 metre mesafeye kadar yanaşıp savaşa girmeye hazırlanıyordu. Suffolk ise hala 29.000 metrede ateş hattından çok uzaktaydı.

Bismarck ın topları HMS hood’ a ateş ederken.

Saat 05:55’te Önce Bismarck ardından da Prinz Eugen ilk salvolarını yolladılar. Ancak Britanyalılardan farklı olarak bütün toplarını aynı anda değilde, Bismarck ilk iki yarı salvosunu (bir salvo bütün topların ateşlenmesidir. Yarı salvo Bismarck için iki bataryanın ateşlenmesidir) Hood üzerine yönlendirdi ama isabet kaydedemedi. Prinz Eugen’ın ikinci yarı salvosu Hood’u vurmayı başardı ve kıç bölgesinde yangına yol açtı. Prince of Wales’in salvosu da Bismarck’ı vurmayı başardı. Bu yara sonucu Bismarck yakıt kaybetmeye ardında bir iz bırakmaya başladı. Hood’da ise yangın hala sürüyordu.

Bismarck 15.700 metreden Hood’a ölümcül olan darbeyi vurdu. Hood aldığı yara sonucu ortadan ikiye yarılıp batmaya başladı. Norfolk, Hood havaya uçtuktan sonra iskele yönünde dümen kırarak Bismarck’a yaklaşma açısını düşürdü. Suffolk ise hala 28.000 metre mesafede çatışma alanından uzakta seyretmekteydi.

Saat 06:01’de Hood batmaya devam ederken enkazına çarpmamaya çalışan Prince of Wales, Alman gemilerine doğru tehlikeli bir dönüş gerçekleştirdi. Prince of Wales ağır ateş altında enkazın yanından geçiyordu. Bismarck ise bu sırada 2 yarı salvosunu daha yolladı. Bu atışlarından birisi 14.000 metreden pusula platformunu vurdu ve içerdeki hemen herkesin ölmesine yol açtı. Artık Prince of Wales körlemesine ilerliyordu ve ateşi kesti.

Saat 06:03’te Hood tamamen batmış, Prince of Wales ise ateş edemez durumda çok büyük bir tehlike altındadır. Bu şartlar altında Prince of Wales hemen bir sis perdesi oluşturmaya ve uzaklaşmaya başlar. Ancak düşen mesafeden dolayı Bismarck’ın 105mm’lik ağır uçaksavar topları da devreye girmiştir. Prinz Eugen ise birkaç dakika içinde efektif olarak torpido kullanabileceği bir mesafeden ateş edebilecek bir pozisyona girecektir ancak tam bu sırada hidrofonlar torpido olabilecek bir ses algılar ve bu sebepten gemi hemen sancak tarafına dönerek kaçma manevralarına girişir. Prince of Wales ise hala sis perdesi oluşturmaya çalışmaktadır.



Prince of Wales çok kötü bir durumdadır. Her iki gemiden arka arkaya hem isabet alıyor hem de aradaki mesafe gittikçe azalıyordu. Ancak bu sırada Bismarck’da uçak alarmları, Prinz Eugen’da ise torpido alarmları çalması sonucu her iki gemide sancak tarafına keskin bir dönüş yaparak ateş açılarını kaybederler. Ayrıca sis perdesi de gittikçe daha yoğun bir hal almaya başlamıştır. En tehlikeli durumu atlatan Prince of Wales güney doğu yönünde uzaklaşmaya başlar. 

Saat 06:10 itibarıyla artık savaş bitmiştir

9. Gemi takip altında

24 Mayıs gecesi Bismarck ve Prinz Eugen çeşitli manevralar yaptılarsa da peşlerindeki gemilerden kurtulmayı başarmazlar. Bu gemilerden başka Rodney, Ramillies ve Revenge Zırhlıları ile London ve Edinburg kruvazörleri Kuzey Atlantik’te sürdürdükleri konvoy koruma görevlerinden alınıp Bismarck’ın tahmini rotasına doğru yönlendirildiler. Cebelitarık’ta üstlenen Görev Gücü H’da Kuzeye doğru yönelmişti. Bu kuvvette Uçak gemisi Ark Royal, Savaş Kruvazörü Renown ve hafif kruvazör Sheffield mevcuttu.

24 Mayıs sabahı güzel hava koşulları sebebiyle Britanyalılar Bismarck ile radar temasının yanı sıra görsel temasta kurabiliyorlardı. Öğleden sonra ise kötüleşen hava koşulları sayesinde Prinz Eugen İngilizlerin radar mesafesinden çıkarak kendi yoluna koyuldu. 

Akşam üzeri Amiral Tovey uçaklarının mesafesine giren Bismarck’a bir hava akını düzenlemeye karar verdi. Saat 23:30’da Swordfishler Bismarck’a ulaştı ve bir torpido isabeti kaydettiler. 

Alman Bismarck gemisini bombaladıktan sonta dönen bir swordfish uçağı

Gece boyunca Bismack’ın mürettebatı İngiliz gemilerinin belirli aralıklarla denizaltılara karşı zikzak hareketi yaptıklarını fark ettiler. Gece olması sebebiyle sadece Suffolk Bismarck ile radar teması sağlayabiliyordu. Ancak bu zikzaklar sırasında kısa bir süre için radar menzilinden çıkıyordu. Lütjens bu fırsatı değerlendirip Prinz Eugen’dan sonra kendisinin de Britanyalı donanmasını atlatması gerektiğine karar verdi.

Suffolk’un beklenilen manevrasına başlayıp radar temasını kaybettiği an Lütjens sancak yönünde (bu durumda batı) 90 derecelik ani bir dönüş emretti. Manevra işe yaramış Bismarck batı yönünde son sürat mesafeyi açıyordu. Bismarck’a konsantre olan Britanyalılar henüz Prinz Eugen’ın kaçtığından bile haberdar değillerdi. Bismarck’ı son gördükleri noktaya ulaşan Britanyalı gemileri onu araştırmak için üçe ayrıldılar. Norfolk batı yönünde, Suffolk güney batı, Prince of Wales ise güney güneybatı yönünde ilerledi. Bu sırada ise Bismarck kuzey yönüne dönmüş ve bir süre bu yönde ilerledikten sonra geniş bir yarım daire çizerek Britanyalı gemilerinin arkasından dolaşıp güney batı yönünde 130 derece istikametinde St. Nazaire’e ilerlemekteydi.



 

10. Durdurulamayan gemi

Bismarck’ın izini kaybeden Britanyalılar arasında Bismarck’ın gittiği yön hakkında birçok spekülasyon mevcuttur. Acaba ağır yara alıp Norveç’e geri mi dönüyordu veya çok hafif yaralandığından Atlantik’teki konvoyların peşine mi düşmüştü. Belki de bir tamirat gemisi ile denizde buluşup tamirat işlerini denizde halledecek veya Fransız limanlarına gidecekti. Britanyalıların bütün bu olasılıklara göre her noktayı tutacak sayıda gemisi mevcut olmadığından sadece en muhtemel senaryolara gemilerini sevk etmek zorundaydılar.

25 Mayıs sabahı Victorious’un uçakları kuzey batı yönünde tarama yaptılarsa da hiçbir sonuç elde edemediler. Ayrıca Swordfishlerden birisi de geri dönmedi. Lütjens o sabah Alman Yüksek Deniz Komutanlığı’na uzun bir telsiz mesajı gönderdi. Mesajda geçtiğimiz gün yaşanan Hood ve Prince of Wales ile yaşanan temasın ayrıntıları ve alınan hasarın boyutu ile St. Nazaire’e doğru yol almakta olduğu belirtiliyordu. Aynı zamanda İngiliz radarlarının etkinliğinden de bahsetti.

Suffolk’dan geçen geceden beri Bismarck ile ilgili hiçbir temas mesajı almamış olan Alman Deniz Yüksek Komutanlığı ise Bismarck’ın izini kaybettirdiğini fark ettiklerinden hemen Lütjens’e telsiz sessizliği emrettiler.

Lütjens’in telsiz mesajını birçok noktadan yakalayan İngilizler her ne kadar Bismarck’ın yerini tam olarak tespit edemedilerse de teması kaybettikleri yer ile Bismarck’ın şu anki tahmini bulunduğu bölge arasında bir çizgi çekinde Fransız kıyılarına doğru yol aldığını tespit ettiler. Bu noktada Britanyalı amiralliği gene büyük bir hata yaparak Bismarck ın yerini yanlış hesapladıysada daha sonra hatalarını düzeltip muhtemel yönünü tekrar doğru hesaplayıp savaş gemilerini doğru yönlerndirdiler.

25 Mayıs günü Bismarck yakıtını daha ekonomik kullanmak için hızını 28 knot’dan 20 knot’a düşürdü. Bu sayede bir miktar tamirat çalışması da yapabildilerse de bunun ciddi bir etkisi olmadı.

26 Mayıs sabahı iki Katalina keşif uçağından birisi Bismarck’ın izini bulmayı başardı. Alçalıp yakından gözlem yapmaya çalışırken Bismarck’ın uçaksavarlarının ateşi ile bunun bir düşman gemisi olduğu kesinlik kazanmış oldu ve telsizle konumu hemen bildirildi. Yaklaşık bir saat sonra da Ark Royal’dan havalanmış olan bir Swordfish Sheffield’da Bismarck ile teması sağladı. Artık yeri belli olan Bismarck’ın üstüne İngiliz donanmasının elindeki mümkün olan bütün kaynaklarla gitmesi sadece bir zaman meselesi idi.

Bismarck’ı durdurmak ya da en azından yavaşlatmak için İngilizlerin tek şansları kalmıştı, o da uçaklar ile isabet kaydetmek. Bu görevde menzil içinde olan tek uçak gemisi Ark Royal’a düşüyordu.

15 Swordfish Bismarck’ın bilinen son konumuna doğru yola çıktılar. Ancak bu uçaklar yola çıktığı sırada hala Sheffield’ın Bismarck’ı izlemekte olduğu ile ilgili mesaj Ark Royal’da deşifre edilememiş olduğundan pilotlar bölgede sadece Bismarck’ın olduğunu zannediyorlardı.

Norveç’te yakıt depolarını doldurmamış ve Prince of Wales’in kaydettiği isabet sonucu yüksek oranda yakıt kaybetmiş olan Bismarck St. Nazaire’e ulaşabilmek için hızını 20 knot ile sınırlamak zorunda kaldı. Şayet bu iki durumdan birisi olmamış olsa idi Luftwaffe’nin koruması altına girmiş olacaktı.

Ark Royal’da ise İngilizler sadece son bir şanslarının kaldığının farkındaydılar. Swordfishler Bismarck’a saldırıya geçtiler. İlk isabet ciddi bir hasara yol açmadıysa da ikicisi gemi manevra yaptığı sırada dümeni 12 derece iskele tarafına dönük iken vurdu ve kilitlenmesine yol açtı. 

Saldırı biter bitmez hemen dalgıçlar durumu düzeltmek için indirilmek istendiyse de çok dalgalı olan Atlantiğin suları buna müsaade etmedi. Dümenin patlatılıp sadece pervanelerle yön tayini ise patlatma işlemi sırasında pervanelerinde hasar görmesi ihtimalinin yüksekliği nedeniyle kabul görmedi.



Bismarck’ın daire çizmeye başlaması sonucu 4. Filoya bağlı destroyerler Cossack, Maori, Zulu, Sikh ve Piorun saat 22:38’de Bismarck ile temas kurup saldırıya geçtiler. Ancak Bismarck’ın açtığı yoğun ateş sebebiyle bir süre sonra geri çekilmek zorunda kaldılar Gece boyunca destroyerler bir çekilip bir saldırdılar.

11. Churcill: Bismarck’ı batırın!

HMS Hood’un batmasının ardından Biscmark’ın takibi sürüyordu. Winston Churchill, günler süren takibin ve temasların sonuç vermemesi üzerine sinirlenmiştir. Bunu ulusal bir gurur meselesi olarak almış ve tüm imkanların seferber edilerek, bu geminin batırılması emrini vermiştir.

12. Bismarck’ın hava keşif subayı Michael Suckling tarafından çekilmiş fotoğrafı

Bismarck’ın havadan alınan bu görüntüsünde onun sıkıştığını düşünebilirsiniz. Ancak Almanlar burada hem gelen gemilere karşı avantajlı, aynı zamanda etraftaki tepelerde uçaksavarlar bulunan mevziler barındıracak kadar da hava saldırılarına karşı hazırlıklı bir konumda.

13. Donanma tarihine geçen bir dayanıklılık örneği gösteren efsane savaş gemisi Bismarck batıyor

27 Mayıs günü Bismarck’ta sinirler gerilmişti. Sabahın erken saatlerinde gemiye torpidolar gönderildi. Ardından İngiliz savaş gemileri, Bismarck ile temasa geçip taarruza geçtiler. Birkaç gündür normal hızı düşmüş bu gemi birçok torpido ve top isabetine maruz kalmıştı, ancak yoluna devam ediyordu. İngilizlerin en önemli kozu Ark Royal uçak gemisi de bölgedeydi, uçaklar Bismarck’ın olduğu noktaya havalandı

Sabah Bismarck üzerinde sinirler gerilmeye başlamıştı zira artık ağır su üstü gemileri ile temasın bir an meselsi olduğu biliniyordu. 

Saat 08:43’te King George V ve Rodney Bismarck ile ilk teması kurdular. 

İngiliz savaş gemisi HMS Rodney

Saat 08:54’te Norfolk’da savaşa katıldı. Defalarca isabet alan Bismarck’ın ön batarya mesafe tespit cihazları artık çalışmaz halde idi.

İngiliz savaş gemisi Hms Norfolk 1941

Saat 09:04’te Dorsetshire’da savaşa katıldı. Bismarck tek başına, manevra yapamaz bir durumda saatte sadece 7 knot hızla seyrettiği halde 2 zırhlı ve 2 ağır kruvazöre karşı sonu belli olan bir mücadeleye devam ediyordu.

Bismarck’ın ön ateş kontrol sistemleri devre dışı kaldığından ateş kontrolü arka kumanda postalarına geçti. Bu sırada kumanda postasına gelen bir isabet sonucu orası da devre dışı kaldı. Bu saatten sonra arka bataryalar kendi olanakları ile ateşe devam ettiler.

Bir süre sonra Bismarck’ın savaşma kapasitesinin neredeyse tamamen yok olduğunu fark eden İngilizler iyice yakınına sokuldular. Rodney 2500 metre mesafeye kadar yanaşıp 40.6 cm lik silahları ile Bismarck’ı dövmeye başladı. 

Bu mesafeden ıska geçmek neredeyse imkânsız olduğundan İngiliz topları sürekli olarak Bismarck’a isabet kaydediyorlar her saniye değişik bir yerinde değişik kalibrede bir top patlıyordu. Bu sırada Norfolk 3600 metreden 4 torpido ateşledi ve biri isabet etti. Bu sırada gemiyi boşaltma emri verildi ve Kazan dairelerinde imha mekanizmaları çalıştırılıp patlatıldı.

Artık Bismarck’ın güvertesi tanınmayacak durumdaydı. Her tarafı paramparça olmuştu ama aldığı yüzlerce isabete rağmen hala yüzüyordu. Ateşin hafiflemesi ile hiçbir savaş kapasitesi kalmayan geminin mürettebatı suya atlamaya başladı.

Dorsetshire güvertesinden insanların atladığı ve ateş etmeyen gemiye iyice yaklaşarak iki torpido daha gönderdi ve ikisi de isabet etti. İskele tarafına doğru yatmış olan Bismarck’ın üst güvertesine kadar su yükselmişti.

Saat 10:39’da 48 derece 10 dakika Kuzey enlemi, 16 derece 12 dakika batı boylamında Bismarck battı.



 

14. Tarihe geçen bir dayanıklılık örneği

Yaklaşık iki saat süren bu savaş sırasında Bismarck inanılmaz bir dayanıklılık örneği göstermiştir. Dünya tarihinde hiçbir geminin gösterememiş olduğu bir dayanıklılık örneği sergileyerek her çap ve kalibreden yüzlerce isabet aldığı halde batmamıştır. Hood’un sadece 3 isabette battığı düşünülecek olursa bu durum çok daha net bir şekilde ortaya çıkar. Ve gemiyi en sonunda ingilizler değil, kendi mürettebatı, geminin İngilizlerin eline geçmemesi için batırmıştır.



Mürettebatın bir kısmı gemiden atlıyordu. Gemi ateşi kesmişti, en son olarak gemiye yakından torpidolar atıldığında saatler 10:36’ydı ve 3 dakika sonra, Bismarck battı. 

Bismarck’ın görev süresi boyunca yediği top atışları

Rodney’den 380 adet 40.6 cm

King George V’den 339 adet 35.6 cm

Norfolk’dan 527 adet 20.3 cm

Dorsetshire’dan 254 adet 20.3 cm

Rodney’den 716 adet 15.2 cm

King George V’den 660 adet 13.3 cm

15. Gemi mürettebatı İngilizler tarafından ölüme terk edildi

Gemi batmadan önce 800 civarında mürettebatın gemiyi terk etmeyi başardığı tahmin edilmektedir. Denize atlayan bu askerleri toplama görevi Dorsetshire ve Maori’ye verildi. Denize atılan halatlar ile Dorsetshire 86, Maori 25 kişiyi topladı. Bu sırada Dorsetshire’ın kaptanı Benjamin Martin bölgede denizaltılar bulunabileceğini iddia ederek bir anda kendisine verilen kazazedeleri toplama görevini durdurarak bölgeden ayrıldı. Dorsetshire’ın ani bir şekilde hızlanıp uzaklaşması üzerine Maori’de onu takip etti.

HMS Dorsetshire’ in güvertesine halat yardımıyla çıkmaya çalışan alman askerleri.

İlerleyen saatlerde U-74 3, ertesi gün hava gözlem gemisi Sachsenwald 2 denizciyi daha kurtardı. Bunlar,  Bismarck’tan kurtarılan son kişiler oldu.

Britanyalıların kazazedeleri denizde bırakıp gittiğinin öğrenilmesinden sonra İspanyollar Canarias ağır kruvazörünü bölgeye arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere gönderdiler. 30 Mayıs günü sadece iki ceset bulmayı başarabildiler. 2249 kişilik mürettebattan sadece 115 kişi hayatta kalmıştır.



Hesabında paylaş


Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!