Genel

İlk Türk Tayyare Bölüğü; Yusuf Kenan Bey ve Yüzbaşı Fesa Bey

Osmanlı tayyare bölükleri, Osmanlı İmparatorluğunun kara ve deniz kuvvetlerine ait askeri hava bölükleridir. Osmanlı askeri havacılığının tarihi Haziran 1909 veya Temmuz 1911’e kadar uzanmaktadır. Türk Hava Kuvvetleri, Yüzbaşı Fesa Bey (Evrensev) ve Mülazım-ı Evvel Yusuf Kenan Bey’in 1911’de uçuş eğitimi için Fransa’ya gönderilmesini askeri havacılığının başlangıcı sayarak, 2011 yılında havacılığın 100. yıl dönümünü kutladı.

Haziran 1909’da Paris’te ki Uluslararası Havacılık Konferansına iki Osmanlı pilotunu göndermesiyle Osmanlı İmparatorluğunun askeri havacılığının ilk adımı atıldı. Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa tarafından temelleri atılan Osmanlı askeri havacılığı, 1911 yılında Fen Kıtaları Müstahkem Genel Müfettişliği 2. Şubesi bünyesinde Havacılık Komisyonu adıyla faaliyete geçirilmiştir. Havacılık Komisyonunun temellerini Fransa’dan satın alınan biri 25 Beygirlik, biri de 50 Beygirlik iki uçak oluşturmuştur.

Hava desteğinin önemine şahit olan Osmanlı Devleti kendi askeri hava gücünü oluşturmaya karar vermişti. Bu amaçla, savaş uçuşu eğitimine katılmaları için 1910’un sonlarında Avrupa’ya subaylar gönderildi. Fakat, kötü hayat koşullarından dolayı program iptal edildi ve subaylar 1911 ilkbaharında İstanbul’a döndüler. Zamanın Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa askeri havacılık fikrini desteklemeye devam etti ve 1911’de yapılan denemelerde en yüksek manevra puanlarını alan subaylar olan Yüzbaşı Fesa Bey ve Mülazım-ı Evvel Yusuf Kenan Bey’i daha iyi uçuş eğitimi almaları için Fransa’ya gönderdi.

1911’in sonlarında Süreyya İlmen, Harbiye Bakanlığı Fen Kıtaları Müstahkem Genel Müfettişliği’ne bağlı Havacılık Komisyonunu kurmakla görevlendirildi.

21 Şubat 1912’de Fesa ve Yusuf Kenan uçuş eğitimlerini tamamladılar ve 780. ve 797. Fransız havacılık diplomalarıyla eve döndüler. Aynı yıl, sekiz subay daha Fransa’ya uçuş eğitimine gönderildi.

1911 Trablusgarp Savaşının patlak vermesiyle dünyadaki ilk hava saldırısının fitili de ateşlendi. İtalya, bu savaşta keşif ve bombalama uçuşu yapmak üzere getirdiği uçaklarını kullanmıştı. Dünyanın ilk hava harekatına sahne olan bu savaşta, Osmanlı ordusu hiçbir şekilde uçak ve balon kullanamadı.

1912 yılında ise başlayan Balkan Savaşlarında, Deperdussin, Bleriot, Harlan ve Mars tipi uçaklarla Osmanlı tayyare bölükleri kendini mümkün olduğunca göstermiştir.

Balkan Savaşının acı hatıralarını silmek ve Türk Havacılığını tanıtmak için Harbiye Nazırı Enver Paşa, iki tayyarelik bir filonun Kahire’ye gitmesini kararlaştırdı.Bu yolculuğa Bleriot marka “Muavenet-i Milliye” uçağıyla, Deperdussine marka “Prens Celaleddin” uçağı katılmıştır.İstanbul’dan hareketle Eskişehir, Afyon, Konya, Ulukışla, Adana, Halep, Humus, Beyrut, Şam, Kudüs, El-Ariş, Port-Said, Kahire ve İskenderiye’den oluşan toplam 25 saat ve 2515 km’lik bir güzergah üzerinden yürütülecekti.Seyahat 8 Şubat 1914’te İstanbul Yeşilköy’den başlamıştır. Törene Enver, Talat ve Cemal Paşalar katılmıştır. Şam’a ulaşan Fethi Bey ve Rasıt Sadık Bey, Kudüs’e gitmek için 27 Şubat’ta Şam’dan havalanmışsa da, bir süre sonra uçakları Taberiye Gölü yakınlarında düşmüştür. Bu uçuşu tamamlamak için üç sefer daha gerçekleştirilmiştir.

Birinci Dünya Savaşı döneminde, müttefik olunan Almanya’dan gizlice getirilen uçaklar ve düşmandan ele geçirilen uçaklar kullanıldı. Savaşın pek çok döneminde hava harekatı yetersizliklerden ötürü kısıtlandı, ancak yine de kayda değer uçuşlar yapıldı.

Dört yıl süren savaştan sonra imzalanan antlaşmayla ordu dağıtıldı. Tayyare bölükleri lağvedildi. Kurtuluş Savaşının hazırlık evresinde, Birinci Dünya Savaşından kalma uçaklar onarılmaya başlandı. İtalya’dan satın alınan Spad 13 tipi birkaç uçakla da yeniden birlikler oluşturuldu ve sevkiyatlar başladı.

Yüzbaşı Fesa Bey

Fesa Evrensev, 1878’de İstanbul Gedikpaşa’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra Harp Okulu’na girdi. 1899’da Süvari Teğmeni olarak mezun oldu. 1911’de orduda pilot olmak için eleman arandığı sırada Yüzbaşı olan Fesa Bey, adayların başında yer aldı. Yapılan sınavı birincilikle kazanarak Fransa’ya uçuş eğitimine gönderildi. 1912’de yurda döndüğünde Türk Silahlı Kuvvetlerinin 1 no’lu uçuş brövesi kendisine verildi. Balkan Savaşında çeşitli uçuş görevleri ve bu arada filo komutanlığı da yaptı.

Birinci Dünya Savaşında gemiyle Kafkasya’ya giderken Ruslar bulunduğu gemiyi batırdılar. Esir alındı ve Sibirya’da 5 yıl 8 ay esir kampında kaldı. Evrensev kaçmayı başardı ve Haziran 1920’de yurda döndü. Doğu Cephesinde, Büyük Taarruz’dan önce de Batı Cephesinde hizmetler gördü. Savaştan sonra İzmir’deki Hava Okulu’na öğretmen olarak atandı. Kasım 1925’te 47 yaşında ve binbaşı rütbesinde iken kendi arzusu ile emekli oldu. 1933’te; Türkiye’nin ilk pilotu, yine Türkiye’nin ilk hava taşımacılığı teşkilatı olan Hava Yolları Devlet İşletme İdaresinin başına müdür olarak getirildi. 9 Nisan 1951’de İstanbul’da vefat etti.

Yusuf Kenan Bey

Yusuf Kenan Bey (d. İstanbul – ö. 25 Nisan 1915, Çanakkale) Türk pilot. İlk Türk savaş pilotlarından biridir. Pilotluk eğitimi için Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa’nın desteğiyle Süvari Yüzbaşı Fesa ile birlikte Fransa’ya gönderildi ve Bleriot Fabrikasının uçuş okulunda eğitim aldı. İlk görev yeri olan Trablusgarp Savaşı (1911-12) sonrasında Balkan Savaşlarında (1912-13) görev aldı. Gelibolu Savunmasında ise 3 yıl görev aldı ve burada hayatını kaybetti. Zehra adında bir eşi ve 2 çocuğu vardı. Eşiyle olan mektuplaşmaları “Gelibolu Mektupları 1912 – 1915, Ruhum, Sevgili Beyim!” adlı kitapta bir araya getirildi.

2018’de Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle “Yusuf Kenan” adıyla 45 dakikalık bir belgesel yayımlandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.