Genel

İnsan Ömründe Bir Kez Görülebilen, Halley Kuyrukluyıldızı

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Halley kuyruklu yıldızı (resmî adıyla 1P/Halley veya bu kuyruklu yıldızlar üzerine çalışmalar yapan Edmond Halley’e ithafen Comet Halley), her 75–76 yılda bir görünen kuyruklu yıldız.

Halley çıplak gözle görülebilen tek kısa periyodlu kuyruklu yıldızdır. Ek olarak, yörüngesini insan ömrü içerisinde tamamlayan çıplak gözle görülen tek kuyruklu yıldızdır. Halley kuyruklu yıldızı İç Güneş Sistemi’ne en son 1986 yılında girmiştir. Hesaplara göre 2061 yılında tekrar görülecektir.

Tarih Kayıtlarda Halley Kuyruklu Yıldızı

Kuyrukluyıldızlar içinde en önemlisi, şüphesiz Halley Kuyrukluyıldızı’dır. Halley kuyruklu yıldızının görülüşüne ait en eski MÖ 1057’de  çinlilerin kitaplarında rastlarız. Halley’e ait gözlemler, en azından Çinlilerin kayıtlarına göre M.Ö 240 yılına kadar dayanıyor ve 2000 yıldan fazla zamandan beri her perihel geçişte izleniyor.

Antik yunanlar mö 468 yılında halley kuyruklu yıldızı olduğu düşünülen bir kuyruklu yıldıza ilişkin kayıt tutmuşlar.

Hesaplamalara göre M.Ö. 12 yılında da görünen Halley kuyruklu yıldızının Hristiyanlığın kutsal kitabı İncil’in Yeni Ahit’inde peygamber İsa’nın doğumu ile ilgili öykünün anlatıldığı İncil bölümlerinde göründüğü anlatılan Beytlehem yıldızı olduğu sanılıyor. Astronomlar, Hz İsa’nın doğumunda görüldüğü söylenen kuyruklu yıldızın da Halley olabileceğini hesapladılar. Hz Isa’nin doğum günü tam olarak bilinmemekle birlikte 24 Aralık 0000 olduğu tahmin ediliyor. Bu durumda sonradan saptanan Miladî takvimin başlangıcı 0 yılında değil, M.Ö. 12 yılına düşmeliydi.

MS 164 yılına ait babil tabletleri halley kuyruklu yıldızından bahseder.

1066 yılında görüldüğü Bayeux işlemesi’nde anılmıştır. 1066 yılında Normanlar, Halley Kuyrukluyıldızının dünyaya yaklaşmasına tanık olurlar. Normanlar bunun herhangi bir krallığın düşüşü anlamına geldiği kanısında olduklarından İngiltere’nin kendileri tarafından istila edilmesini desteklediğini düşündüler.

Bazı kaynaklara göre 1222 yılında gözüktüğünde (bkz: cengiz han) seferlerinin avrupa yönünde olması gerektiğini düşünmüş.

1301 yılında Giotto adındaki bir ressam, halley kuyruklu yıldızına tanık olmuş ve bu yıldızı isa’nın doğuşuna ilişkin bir tabloya dahil etmiş.

1456 yılında halley kuyruklu yıldızının ortaya çıkması Avrupa’yı telaşa düşürdü. Hristiyanlar dünyaya kuyruklu yıldız sevk eden Tanrı’nın, İstanbul’u fetheden Türklerin yanında olabileceği korkusuna kapılmış.

1682 yılında yeniden ortaya çıktığına dair kayıtlar bulunmaktadır. Kuyruklu yıldızın yörüngesini, adını aldığı Edmond Halley hesaplamıştır. Halley, hesapladığı yörüngenin 1531 ve 1607’de görülen kuyruklu yıldızlar ile çakıştığını saptadı ve bu kuyruklu yıldızların aynı kuyruklu yıldız olduğunu, 1758’de döneceğini öne sürdü. Bu varsayım doğrulandı ve kuyruklu yıldız 1758, 1835, 1910 ve 1986’da yeniden ortaya çıktı.

Ünlü Yazar Mark Twain 1835’te Halley Kuyruklu Yıldızı görüldükten 15 gün sonra doğmuştu. Otobiyografisinde ise Halley’in bir sonraki görünmesinde öleceğini yazmıştı. Hakikaten 21 Nisan 1910’da Halley Kuyruklu Yıldızının görülmesinden sonra öldü.

Edmond Halley Kimdir?

İngiliz astronom olan Edmond Halley’in zamanına kadar, kuyrukluyıldızların iç Güneş Sistemi’ne geçici olarak uğradıkları sanılıyordu; bunların, periyodik yörüngeler üzerinde hareket etmiş olabileceklerini kimse ciddi olarak düşünmemişti. Halley, Newton’un çekim kanunu ve gezegen yörüngelerini kullanarak bazı kuyrukluyıldızların yörüngelerini hesaplamıştır.

Londra, Haggerston’da doğdu. Aynı adı taşıyan babası Edmond Halley zengin bir sabun yapımcısı idi. Çocukken matematik ile çok ilgiliydi. İlk olarak St Paul’s School’da okudu, 1673’ten itibaren Oxford’daki The Queen’s College’a devam etti. Bu sıralarda 17 yaşındaydı. Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı. 1675’te Kraliyet astronomu Flamsteed’in yanında çalışmaya başladı ve hem Oxford hem de Greenwich’deki gözlemlerde ona yardımcı oldu. Merkür’ün tutulmasını gözlemledi.

1676 yılında, bitirme sınavlarına girmeden Oxford Üniversitesi’ni bıraktı. Güney yarıküre yıldızlarını incelemek amacı ile güney Atlas Okyanusu adalarından St. Helena’ya gitti. Kasım 1678’de İngiltere’ye geri döndü. Ertesi yıl, 341 güney yıldızının ayrıntılarını içeren Catalogus Stellarum Australium adlı eseri yayımladı. Yıldız haritasına yaptığı bu katkılar onun Tycho Brahe ile karşılaştırılacak kadar ünlenmesine yol açtı. Oxford’dan diplomasını aldı ve Kraliyet Cemiyeti üyeliğine (Fellow of the Royal Society) seçildi.

1686’da seyahatinin ikinci bölümünü yayımladı. Bu bölümde Alize Rüzgârları ve muson yağmurlarını konu alan bir makale ve harita yer alıyordu. Burada Güneş ısısının Dünya atmosferinin hareketlerindeki etkisini gösterdi. Aynı zamanda barometrik basınç ile deniz seviyesinden yükseklik arasında bir ilişki olduğunu da gösterdi. Haritaları, yeni gelişmekte olan, bilgiyi görselleştirme tekniklerine önemli katkı sağladı.

1682’de Mary Tooke ile evlendi ve Islington’a yerleşti. Zamanının büyük kısmını ay gözlemleri ile geçirmesine rağmen yer çekimi ile de ilgilendi. Kepler’in gezegensel hareket yasaları’nın kanıtlanması kafasını kurcalayan bir problem idi. Ağustos 1684’te Cambridge Üniversitesi’nde Isaac Newton ile bunu tartışmak üzere buluştu. Newton problemi çözmüş, ama çözümü yayımlamamıştı. Halley onu yayımlamaya ikna etti. Newton Philosophiae Naturalis Principia Mathematicayı (1687) yazdı ve Halley’in parası ile yayımladı. Yaptığı birçok katkının yanında Newton’u Principiayı yazmaya ikna etmesi ve masraflarını ödeyerek yayımlanmasını sağlaması, birçokları tarafından bilime yaptığı en büyük katkı sayılmaktadır.

1693’te nüfus kayıtlarının düzenliliğiyle tanınan Alman-Polonya kenti Breslau’nun (Wroclaw) ölüm yaşı kayıtlarını analiz ettiği bir makale yayımladı. Bu makale, İngiliz hükümetine hayat sigortası fiyatlarını alıcının yaşına bağlı olarak ayarlama imkânı verdi. Halley’nin çalışmaları aktüeryanın gelişimine büyük katkıda bulundu. John Graunt’ın daha ilkel çalışmalarından sonra gelen Breslau hayat tablosu, demografi tarihinde önemli bir olay olarak değerlendirilmektedir.

1690’da uzun süre su altında kalabilen ve sualtı araştırmaları için penceresi bulunan bir araç olan dalma çanının planlarını tamamladı. Halley’in dalma çanında hava, yüzeyden gönderilen ağırlık bağlanmış varillerle sağlanıyordu.

1698’de Dünya manyetizmasını kapsamlı olarak incelemek amacı ile HMS Paramore adlı geminin komutasına getirildi. Bu görevi, Atlas Okyanusu’nda iki sene süren ve 52° kuzey ilâ 52° güney enlemlerine uzanan bir yolculukla tamamladı. Sonuçlar Pusula Sapmasının Genel Haritası (General Chart of the Variation of the Compass) (1701) adlı kitapta yayımlandı. Bu, türünün ilk haritası ve isogonlar (ya da halley çizgileri) içeren ilk haritaydı.

Kasım 1703’te Oxford Üniversitesi’nde geometri profesörlüğüne getirildi ve 1710’da fahrî hukuk doktoru unvanı aldı. 1705’te tarihsel astronomi yöntemlerine dayanarak 1456, 1531 ve 1607’de görülen kuyruklu yıldızların farklı değil, tek bir kuyruklu yıldız olduğunu ve bu yıldızın 1758’de geri döneceğini öne sürdüğü Synopsis Astronomia Cometicae’yi yayımladı. Kuyruklu yıldız hesaplanan tarihte geri döndüğünde Halley Kuyruklu Yıldızı olarak anılmaya başlandı.

1716’da Halley, Venüs’ün Güneş’in önünden geçiş süresinin hassas bir şekilde ölçülerek Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın hesaplanmasını önerdi. 1718’de kendi astrometrik hesaplarını eski Yunanlılarınki ile karşılaştırarak “sabit” yıldızların hareket ettiklerini keşfetti.

1720’de John Flamsteed’in varisi olarak ölümüne kadar sürdüreceği Kraliyet Astronomu görevine getirildi. Londra’nın güneydoğusunda bulunan Lee’deki St. Margaret’s Kilisesi’nde defnedildi.

Toplumsal Kültür Üzerinde Bıraktığı Etkiler

1758-1759 yılları arasında tekrar görüneceğine dair kehanette bulundu. Gerçekten kuyrukluyıldız, kehanette bulunulduğu gibi, tekrar görüldü ve Halley’in adı bu kuyrukluyıldıza verildi. O yıl dünyada büyük heyecan uyandıran ve bir kıyamet habercisi olarak görülen Halley, o günün Türkiye’sinde de dikkatleri gökyüzüne çekmiş, hatta Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç romanında olduğu gibi eserlere de konu olmuştur. Halley kuyrukluyıldızının 76 yıllık bir dolanım serüveni bulunuyor.

Halley’in Dünyamıza son yakın geçişi olan 1986’da kuyruklu yıldız dünya çapında medyanın ilgi odağı olarak TV programlarını ve dergi kapaklarını süsledi. Diğer yandan kuyruklu yıldızın Türkiye için özel bir anlamı vardı.

1976’dan beri katıldığı Eurovision şarkı yarışmasını milli mesele haline getirse de neredeyse her yıl ancak son sıralarda yer alabilen Türkiye, 1986’daki yarışmaya sözleri İlhan İrem’e müziği Melih Kibar’a ait Klips ve Onlar’ın Halley adlı şarkısıyla katılarak 9. oldu. Sonradan pop yıldızı olan Seden Gürel ve Candan Erçetin de ilk kez bu şarkıyla tanınmıştı. O güne dek ilk 10 sıranın yanından bile geçemeyen Türkiye 9.’luğu büyük bir zafer olarak karşıladı ve hatta İnönü Stadı’nda dönemin başbakanı Turgut Özal’ın katıldığı bir kutlama düzenlendi. Kuyruklu yıldızın adı Türkiye’de bir bisküviye bile kondu.

Halley Kuyrukluyıldızının Yörüngesi

Kuyruklu yıldızın katı olan bölümü onun çekirdeği olarak adlandırılır. Genellikle kayaç yapıların, tozların, su buzunun ve donmuş karbondioksit, metan gibi gazların birleşiminden oluşur. Genellikle çekirdeğin yüzeyi tozlu ve kayaçlı bir yapıya sahiptir. Öyle ki bu durumdan ötürü “kirli kartopları” olarak da anılırlar. Bazı durumlarda toz o kadar fazladır ki bu onlara “buzlu kirtopları” denilmelerine neden olmuştu

Kuyruklu yıldızlar Güneş’ten uzakta yer aldıkları sırada, çok soğuk (dolayısıyla donmuş) bir vaziyette bulunurlar. Göreli olarak çok küçük olmaları sebebiyle bu onları Dünya’dan neredeyse görünmez kılar. Fakat Güneş’e yakınlaşmaya başladıkça, Güneş’ten yayılan ışımanın etkileri baskın hale gelmeye başlar. Bir kuyruklu yıldıza kuyruğu kazandıran şey de tam olarak budur. Bazen kuyruklu yıldızların birden fazla kuyruğu olabilir. Halley’in yalnızca bir tane kuyruğu vardır. 

Kuyruklu yıldız sadece bir çekirdek ve kuyruktan ibaret değildir. Eğer dışarıya gaz ve toz saçarak bir kuyruk bırakıyorsa, etrafında da böyle bir yapı bulunabilir. Çekirdeğin etrafındaki gaz ve tozdan oluşan bu çok ince atmosferimsi yapıya koma (coma) adı verilir. Koma, genellikle su ve biraz da tozdan oluşur. Bir nevi çekirdek kısmını saran hale gibidir. Bu nedenle Halley güneşe yaklaştığında geceleyin aydan sonra en parlak ışık kaynağı halini alır.

 

 

 

Perihel ve afel uzaklıkları sırası ile 0,59 A.B. ve 35 A.B.’dir. Çekirdeğinin yarıçapı tahminen 2,5 km olan Halley kuyrukluyıldızı, kuyrukluyıldızlara ait birçok özelliğe sahiptir. Beklendiği gibi 1986 yılında tekrar dünyamıza yaklaşan Halley Kuyruklu Yıldızının kuyruğuna takılan otomatik sonda aracıyla bu gök cismi hakkında yeni ve orijinal bilgiler elde edilmiştir.

Yörüngesi ise sıradışı bir elips biçiminde. Güneşe Venüs’ten daha yakın olabildiği gibi Plüton’dan da daha uzağa gidebiliyor. Kömürden kara bir yapıya sahip, Güneş’ten aldığı ışığın sadece %4’ünü geri yansıtıyor. Halley’in sistemimize yaklaşarak dünyamızı ziyaret edeceği en yakın tarih 2062 yılında gerçekleşecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir