Genel Hikaye Yaşanmış Hikayeler

Issız Bir Yolda Arabaya Binen Yolcu

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Nerede yaşandığı bilinmeyen ve gerçek olduğu söylenen bir öyküdür bu…Adamın biri arabasıyla bir gün bir dağ yolunda ilerlemektedir. Yol tek şeritlidir ve bir tarafında yalı yar diğer tarafında uçurum vardır. Biraz gittikten sonra vakit akşama olmuştur artık, ve önündeki bir virajı döndüğünde yol kenarında birinin el kaldırdığını görür, durup yolcuyu alır arabaya…. Adam şoförün yanına binmez nedense, geçip arka koltuğa oturur. Şoför adamı inceler. Adam siyah uzun bir kıyafet giymiş ve kapişonunu başına çekmiştir.Bu karanlık yüzlü insan hiç ses çıkarmaksızın oturmaktadır. Biraz ilerledikten sonra şoför adama sorar:

“Eee hemşehrim kimsin, nereye gidersin” der.

Yolcu gayet ciddi bir tavırla cevap verir:

“Ben Azrailim. Canını almaya geldim” der.

Şoför bunu duyunca basar kahkahayı ve alaycı bir tavırla:

“Sen mi Azrailsin? Yahu senin gibi Azrail olur mu hiç” der.

Yolcu hiç istifini bozmadan:

“Sen daha önce Azrail gördün mü de tarif ediyorsun. İnanmadın bana öyle mi?” der.

Şoför bir kez daha patlatır kahkahayı;

“İnanmadım tabii.”

 Yolcu adama döner:

“O zaman dur da dinle. sana henüz olmamış bir şeyi söyleyeyim ki bana inanasın. Şu ilerideki virajı döndüğünde , orta boylu, sakallı bir adam sana el kaldıracak onu arabana alacaksın, adı filandır ve filan kasabadaki hayvan pazarında sürüsünü sattığını ve yolunun üzerindeki filan köydeki evine gitmek istediğini söyleyecek” der.

Şoför bunu duyunca gülmeyi bırakır. Gerçekten de adamın dediği gibi virajı döndüğünde, biraz ileride biri daha el kaldırır adam durur ve onu da arabasına alır. Olaylar bundan sonra daha da ilginç bir hal almaya başlar. Şoförün merakı içini kemirmeye başlar yanındakine;

Ee sen kimsin nereye gidersin” der.

Az önce binen adam;

“Adım falanca… Filan köyde oturuyorum. Bu sabah hayvan pazarına mal satmaya gittim işim ancak bitti, eve dönüyorum.” der.

Şoför bunu duyunca şaşırır ama yine de arkadakinin Azrail olduğuna inanmamıştır.

“Şu arkadaki adam bana ‘Azrailim’ diyor. Görüyor musun yaptığını, iyilik edip arabamıza alıyoruz, bizimle eğlenmeye çalışıyor uyanık” der.

Öndeki döner arkaya dikkatle bakar sonra;

“Arkada kimse yok ki” der.

Şoför hışımla arkaya bakar ve:

“Kör müsün be adam? Arka koltukta oturuyor ya” der.

Adam arkaya bir daha bakar ve döner;

“Acaba senin kafan iyi mi yoksa benimle dalga mı geçiyorsun? Bugün çok yoruldum ve şaka kaldıracak halim yok. İstersen ben uygun bir yerde ineyim” der.

Şoför bir anda soğuk soğuk terler dökmeye başlar. Şimdiye kadar gülüp geçtiği şeyin aslında gerçeğin ta kendisi olabileceğini düşünmeye başlar. Korku bedenini yavaş yavaş ele geçirmeye, elleri titremeye, dizlerinin bağı çözülmeye başlar. Ölüme henüz hazır hissetmiyordur kendisini ama ölüm şu anda arka koltukta oturmuş izliyordur kendisini.

Bu kez arkadaki başlar söze;

“Gördün mü? Öndeki beni ne duyabilir ne de görebilir. Beni sadece eceli gelenler görebilir.” der.

Bu sözler üzerine şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar…Arkadaki şoföre;

“Hadi der arabayı kenara çek, bunlar son vakitlerin, sana son kez dua edip af dilemen için zaman tanıyacağım. 2 rekat namaz kıl, canını alacam” der.

Şoför ağlamaklı çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan. Takati kalmamıştır artık. Son duasını etmeye başlar. Korku içerisinde ölümü beklerken, arkasında bir homurtu duyulur. Adamlar arabaya binip tam gaz uzaklaşmaya başlarlar. İkisi de hırsızdır. Önceden birlikte hazırladıkları planı uygulayarak, adamın arabasının çalmışlardır. Adama ölümü gösterip, sıtmaya razı etmişlerdir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.