Genel Hikaye İbret Öyküleri

Kızılderili ve Ağustos Böceği…

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Bir gün New York´ta, ünlü beşinci caddede bir grup iş arkadaşı, yemek molasında dışarıda yürüyüşe  çıkarlar.

Gruptakilerden birisi, Kızılderili bir aileden gelmektedir. Yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yolda kenarında kaldırım çalışması yapan iş makinelerinin çıkardığı gürültü ve caddede  giden arabaların birbiri ardına korna sesleri arasında ilerlerken, Kızılderili, kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyleyerek, ağustos böceği aramaya baslar.

Arkadaşları, bu kadar gürültünün arasında, bir cırcır böceğinin çıkardığı sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam eder. Aralarından bir tanesi inanmasa da, arkadaşına olan muhabbetinden dolayı, onunla birlikte ağustos böceğini aramaya devam eder.

Kızılderili, yolun karsı tarafına doğru yürür, arkadaşı da onu takip eder. Binaların arasında sıkışıp kalmış küçük bir yeşil alana gelirler, orada bir çalının dalında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar.

Arkadaşı, Kızılderiliye: “Senin insanüstü güçlerin var. Bu sesi nasıl duydun?” diye sorar.

Kızılderili ise; bu sesi duymak için insanüstü güçlere gerek olmadığını söyler ve arkadaşına kendisini takip etmesini söyler. Kaldırıma geçerler ve Kızılderili cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlar.

O esnada oradan geçmekte olan insanların büyük bir çoğunluğu, yere düşen bozuk paranın sesini duyunca sesin geldiği tarafa bakarak,onun ceplerinden düşüp düşmediğini kontrol eder.

Kızılderili, arkadaşına dönerek:

“Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir.
Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin”

Bunun adı algıda seçiciliktir. Neye aşina iseniz onu algılarsınız. Hakkında hiçbir fikir sahibi olmadığınız ya da ilgi duymadığınız bir sesi, onca gürültünün arasından ayırt etmeniz zordur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.