Genel

Kuzey kutbunun Keşfi

Kuzey Kutbu bölgesinin büyük kısmı buzlarla kaplı ve soğuk olduğundan, insanoğlu bölgeye on altıncı yüzyıldan itibaren uzak doğuya giden yeni ticaret yollarını bulmak için keşif seferleri düzenlemeye başlamıştı. 1553’te bu gaye için yola çıkan İngiliz Sir Hug, soğuk hava şartları yüzünden bütün mürettebatıyla yolda öldü. Bu sefere başka bir gemiyle katılan Richard Chancellar ise, Arhangelsk’e ulaştıktan sonra karayolu ile Moskova üzerinden İngiltere’ye döndü. Bu seferin ardından Moskova kampanyası kuruldu ve Rusya ile İngiltere arasında ticaret gelişti.

Bölgenin Kuzeybatı Geçidini bulmak için keşifler Amerika’nın keşfi ile başladı. Bunun için ilk olarak iki tekneyle denize açılan Frobisher, Boffin Adasının güneydoğu kıyısına kadar ulaşabildi. 1585-1587 arasında sefere çıkan, John Davis, Grönland’ı keşfetti. Körfezin batı kıyısına varmayı başaran Thoman Buthon 1613’te Roes Welcome Boğazını buldu. Kuzeybatı Geçidini bulma çalışmaları 18. asır sonlarına doğru azaldı.

Rus Çarı Birinci Petro doğudaki deniz yolunun bulunması ve haritasının çıkarılması için bölgeye birçok seferler düzenletti. 1728’de düzenlenen bir seferde güneyden Bering Boğazını geçmeyi başaran Bering 1741’de ise Büyük Okyanusun kuzeyini geçerek Alaska kıyısına ayak bastı. İngiliz kaşif James Cook, 1778’de Bering Boğazını geçerek Sibirya’daki kuzey burnuna ulaşması ile Amerika ile Asya’yı birbirinden ayıran boğazın varlığı kesinlik kazandı. Avusturyalı Julius Payer ve Karl Weyprecht Kuzeydoğu geçidinden geçmek için düzenledikleri bir seferde rastlantı sonucunda Fransız Josef topraklarını keşfettiler (1874). Kuzeydoğu Geçidini ilk olarak 1878’de İsveçli Nordenslüöld geçmeyi başardı. Bunu başka kaşifler takip etti. Günümüzde Rusya Federasyonu Buzkıranlar Geçidini sürekli olarak açık tutmağa çalışmaktadır.

 Geçidi bulma seferleri 19. asırda tekrar başladı. Yapılan seferler netîcesinde Regent Körfezi, Boothia Körfezi bulundu ve Amerika kıtasının kuzey kıyıları ile Kuzey Kutup Takımadalarının büyük bölümünün haritası çıkarıldı. 1906’da Bering Boğazını aşan Kuzeybatı Geçidinden gemisiyle ilk olarak Roald Amundsen geçti. 

Franklin, Avustralya Kanada’nın kutuplarında kalan kısımlarında Büyük Okyanusta keşifler yapmıştır. O yıllarda deniz subaylığı, kaptanlık, valilik yapmış ve bu önemli görevleri yaptığı için, herkes bu zorlu görevi bir tek onun yapabileceğini düşünüyordu. Franklin kendisinden beklenen bu büyük görevi kabul etti ve iki gemi 137 kişi ile kuzeybatı geçitine girdi. Çok uzun süre bu geçitte yol almaya başladı. Ancak sonunda gemisi buzlar içerisinde hareketsiz kaldı. Bunun üzerine gemilerini terkedip bir Eskimo köyüne ulaşmaya çalıştılar.

Sorun üstüne sorun yaşayan Franklin kış bastırdığı için yolda esir kaldılar ve yiyecek içecekleri bittiği için feci bir şekilde can verdiler. İki yıl boyunca Franklin ve adamlarından haber alınamayınca onların başlarına felaket geldiği tahmin edilmişti bile. İngiliz hükümeti bu keşfi yapan Franklin ve ekibini kurtarana tam bir milyon, bu ekipten haber getirene de üç yüz bin lira vaad etti. Bu vaad üzerine beş gemili bir kurtarma heyeti yola çıktı ancak onlardan da haber alınamadı. Franklin ve adamlarının ölümü ancak on iki yıl sonra anlaşıldı. Bir keşif heyeti keşif sırasında bir cüzdan buldu ve cüzdandaki yazı tüm faciayı açıklar derecesindeydi. Çok geçmeden keşif heyeti donmuş cesetleri ve iskeletleri buldu. İngiltere Hükümeti, Franklin’i Kuzeybatı Geçidinin kaşifi olarak ilan etti. Ancak gerçekte bu geçidi bir gemi ile geçerek bu keşfi tamamlayan Norveçli Kaşif Amundsen bulmuştur.

1879 yıllarında New York gazetelerinden biri, Kuzey Kutbunu keşfetmek için bir çok kampanya düzenlemişti. Düzenlenen bu kampanyalara bir çok serüvenci ve gezgin katılmak istedi. Bir çok katılım sonunda sadece yirmi dört kişilik bir heyet oluşturuldu. Bu yirmi dört kişi donanımlı bir gemi ile törenle uğurlandı. Bu yollanan gemi 1881 yıllarında buzullar arasında takılı kaldı. Daha sonra da buzullar bu gemiyi sıkıştırdı ve parçaladı. Kaptan ve yanında beraber on bir kişi ile güneye doğru yürüdüler. Ancak açlık ve soğukluk hüküm sürdüğü için hayatlarını kaybettiler. Geri kalan on iki kişi kurtarılabildi. 1897 yıllarında İsveçli ünlü kaşif Andre, iki arkadaşı ile kutuplara ulaşmak istiyordu. Bundan önce yapılan keşiflerde kutuplarda genelde gemiler buzlara takılır ve parçalanırdı. Bunu anlayan Andre kutuplara balonla gitmeyi planlıyordu. Bu teşebbüs facia ile sonuçlandı. Kutuplara varmadan fırtına ile karşılaştılar ve zorunlu olarak iniş yaptılar. İniş yaptıktan sonra tekrar havalanmayı denediler ancak bunu başaramayıp donarak can verdiler. Andre ve arkadaşlarını cesetleri otuz üç yıl sonra bulundu.

1856 yılında Amerikalı kaşif Robert Peary; dünyaya gözlerini açmıştı. Denizi ve yolculuk yapmayı çok sevdiği için deniz subayı olmuştu. Grönland’a yapılan bir keşif gemisinde bulunduktan sonra kutba keşif yapmaya karar verdi. İnatçı ve tuttuğunu koparan bir karakteri vardı. İlk denemesi başarısızlıkla sonuçlandı ancak bu denemelerinde yılmadı devam etti. Nerede hata yaptığını incelemeye başladı. Buraya gemi ile ulaşmak imkansızdı. Gemi ile gidince, gemiler buzullar arasında kalıyor ve parçalanıyordu. Aklına bir fikir geldi.Eskimolar gibi kızaklarla gitmek ve soğuğa dayanıklı olan köpekler kullanmak tek çıkar yoldu. Bu inceleme sonunda Eskimoların hayatlarını incelemeye başladı. Dört yıl onlar gibi yaşamaya çalıştı. Hatta çiğ et bile yemeğe başlamıştı. 1900 yıllarında ikinci teşebbüsünde bulundu.

Yirminci yüzyılın başlarında Sovyetler Birliği yönetimi, kuzey denizyolunu geliştirmek için, bölgedeki keşif çalışmalarını gözlem ve radyo istasyonlarının sayısını hızla arttırdı. İlmî çalışmalarda buzkıranların yanında uçaklar da kullanılmaya başlandı. Bölgede son olarak 1948’de Foxe havzasındaki üç ada keşfedildi. Bu adalardan biri Prens Charles Adasıdır. Bugün Kuzey Kutup bölgesi tamamiyle keşfedilmiştir. Uçakla çekilen fotoğraflarla, daha doğru haritalar çizilmektedir.

 

Yirminci yüzyıla kadar kutuplar, varılamayan bir hedefti ve iki kutbunda keşfi ancak yirminci yüzyılda mümkün oldu. Yıllarca kutupları keşfetmek için birçok teşebbüs gerçekleşti ancak hepsi başarısızlıkla sonuçlandı. Hatta bu denemeler sırasında bazı kaşifler hayatını kaybetti. Birçok gemi buzlar arasında sonsuzluğa terk edildi. 1845 yıllarında İngilizler Atlas Okyanusu ile Pasifik okyanusunun kuzeyinden deniz yolu ile birbirine bağlayan kuzeybatı geçidinden geçmek için, birçok denemeler yaptılar.

Grönland’ın kuzey ucuna 83’üncü dereceye kadar çıktı. Ancak son 7 derecelik yolu alamayacağını anlayınca geri döndü. 1902 yılında üçüncü yolculuğuna 84 dereceyi aştı. 1906 yıllarında 87 dereceye varabilmişti. Yaptığı bu kadar teşebbüsün başarısızlık ile sonuçlanması onu daha da inatçı bir insan yaptı. Başka bir insan olsa vazgeçerdi ancak Peary vazgeçmedi. Peary bir yıl daha Eskimoların yanında kaldı ve en soğuk şartlara kendini hazırladı. 1909 yıllarında yanına dört Eskimo ve bir tane zenci uşak alarak yola koyuldu. Uşağını da kendi gibi yaşamaya alıştırmıştı. Eskimolar köpeklerle yiyecek ve içecek taşıyordu.Bu zorlu mücadelede tam altı gün boyunca yol aldılar ve Kuzey Kutbuna ulaşıp Amerika bayrağını diktiler. Dönüş yolculuğunu daha yavaş yaptılar ve yirmi gün süren dönüş yolculuğunun sonunda onları bekleyen gemi ile geri döndüler. Peary bu başarısından dolayı amiralliğe yükseldi. 1920 yılında hayatını kaybetti.

1940-42 arasında ve 1944’te Henriy A. Larsen Bellot Boğazı yoluyla doğu-batı yönünde geçitten geçmeyi başardı. 1954’te Kanada buzkıranı, 1969’da ise bir gemi tarafından iki defa açıldı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.