Genel

“Metrodaki Kemancı” Olarak Tanınan Joshua Bell’in Bu Performansının Gerçek Öyküsü

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Washington Post gazetesince yapılan sosyal bir deney için metro istasyonunda keman çalmayı kabul eden ve bu performansı ile normalde klasik müzik dinlemeyen kişilerce de “Metrodaki Kemancı” olarak tanınan Joshua Bell’in bu performansının gerçek öyküsü ise şöyledir:

“Soğuk bir ocak sabahı, sıradan görünümlü bir adam Washington DC’ de bir metro istasyonunda, elindeki kemanla, tam 45 dakika boyunca altı tane Bach eseri çalar. – Bilmeyenler için; Johann Sebastian Bach 21 Mart 1685 doğmuş, Alman barok müzik bestecisi ve orgcudur. Bach, köklü Alman stillerini özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritimlerin, formların ve yapıların adaptasyonu ve kontrpuan, armoni, müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Bach’ın besteleri arasında Brandenburg Konçertoları, Goldberg Varyasyonları, Si minör Missa, 2 Passion ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300’den fazla kantatı kapsamaktadır. Bach’ın müziğine teknik hâkimiyeti, artistik güzelliği, entelektüel derinliği sayesinde büyük saygı duyulmuştur. Bach, 19. yüzyılda müziğinin tekrar çalınmaya başlaması ve ilginin tekrar canlanmasına kadar kendi döneminde büyük bir besteci olarak bilinmemiş, hatta zamanında demode bulunmuş, ancak kendisine bir orgcu olarak büyük saygı duyulmuştur. 19. yüzyıldan beri dünyanın en büyük bestecilerden biri olarak kabul edilir.Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.

Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere, yine hızla yoluna devam eder.

Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider. Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder. En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur.

Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk  Bell’ in önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider.

Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar. Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar.

Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz. Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz.

Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği ve biletleri aylar önce tükenmiş konserinin biletleri yüzlerce dolara satılmıştır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.