Genel

Münchausen sendromu; Palavracıların Piri Baron Von Munchausen

Münchausen sendromu, kişinin çevresinden ve sağlık görevlilerinden ilgi görebilmek için kendini sürekli hasta etmesi veya bunun için uğraşması durumudur. Psikolojik bir rahatsızlık olan Münchausen sendromu adını, Alman yazar Rudolf Erich Raspe’nin 1785 yılında yayınladığı Baron Münchausen’in Rusya’daki Muhteşem Seyahatleri ve Mücadelelerinin anlatıldığı kitabında yarattığı kurgusal bir Alman asilzadesi olan Baron Münchausen’den almıştır.

Baron Karl Von Munchausen savaş maceralarını süsleyip abartarak anlatan bir süvari subayıdır. Katıldığı 1735-1739 Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşında yaşadıklarını çevresine yalanlarla süsleyerek anlatan Münchausen, kendini yaşananların merkezine koyan tavrıyla kısa sürede tüm hikayelerinin yayılmasını sağladı.

Anlattığı bu hikayelerde Baron, aya seyahat eder, Akdeniz’de bir canavar tarafından yutulma hikayesi uydurur ama bu zahmetli işten maharetle paçayı sıyırır, bir bataklıkta saplanmış boğulmak üzereyken kendi kendisini saçlarından çekip sürükleyerek kurtulur, kırk ayaklı bir timsahla cenk eder… Ava gider ve sekiz ayaklı bir tavşan  görür, kovalamaya başlar, ancak tavşanın dört ayağı sırtındadır, yorulduğunda ters dönüp koşmaya devam eder bu yüzden hiç yorulmaz…

Bir süre sonra yalan olduğu anlaşılan bu hikâyeler, Karl von Münchausen’i daha da ünlü yaptı ve kendi adıyla anılacak bir sendromun literatüre girmesine yol açtı. Sendromun isim babası Richard Alan John Asher’dir. Asher, 1951 yılında hastane hastane dolaşıp gereksiz yere tedavi almak isteyen bir grubu tanımlamak için bu ismi kullanmıştır.

Munchausen Sendromu Nasıl Ortaya Çıkıyor?

 

Hepimizin şurasında burasında ufak tefek ağrılar olur. Hastalık hastası olanlar bunları gereğinden fazla büyütür ama asla ortada hiç bir neden yokken, hele bir de bir yerlerini keserek hastaneye gitmeye kalkışmazlar. Hastalıktan korkar hastalık hastaları. Munchausen Sendromu olan kişiler ise hastalanmak ve böylece ilgi görmek ister.

Belli bir miktar tıp bilgisi olan hasta, doktorları yanıltacak kadar belirtiyi kendi kendine yaratarak, hastaneye koşuyor. Örneğin parmağını kesip kanı idrarına karıştırıyor. Acil servislere yapılan başvuruların en az yüzde 20’sinin bu hastalardan geldiği tahmin ediliyor. Türkiye’de yapılmış bir araştırma yok ama her yerde olduğu gibi Türkiye’de de bu hastalığa kadınlarda daha sık rastlanıyor. 

Baronun adıyla anılan hastalıktan mustarip olanlar ise hastalık uydurmakla tanınıyorlar. Munchausen Sendromu ilk kez 1951’de hastane hastane dolaşıp, kendilerine gereksiz yere cerrahi müdahale uygulanmasına razı olan bir grup hastayı tanımlamak için kullanıldı. Bu hastalar, var olduğunu iddia ettikleri hastalığın belirtilerini, kendi müdahaleleriyle yaratıyor. Örneğin boğazının iç kısmını kesip, kan kustuğunu, mide kanaması geçirdiğini söylüyor.

Doktorlar için durumun farkına varmak oldukça zor. Hastalar, yanıltmak için ellerinden geleni yapıyor. İdrar testi istendiğinde gizlice parmaklarını kesip idrara kan veya dışkı bulaştırabiliyorlar. Test sonucunda değerler anormal çıkıyor. Doktorların durumun farkına varması uzun zaman alıyor. Bazen doktorlar duruma alet edilerek, gereksiz tedaviler veya ameliyatlar uygulanıyor.

Bu hastaları teşhis etmek için, uzun süre psikoterapi gerekiyor, ancak bunların da işe yarama ihtimali tartışılır. Ancak kişinin önüne set koyarak, ameliyat olmasını engelleyerek yardım etmek mümkün. Bu hastaların en büyük problemi bir gün gerçekten hastalandıklarında ciddiye alınmamak. Bir de durumları, hekimlerin cehaleti veya kötü niyeti yüzünden kullanılabiliyor. Sonunda gerçekten başları derde giriyor.

Munchausen Sendromu Belirtileri?

Hasta çok fazla doktor değiştirmişse, çok sayıda ameliyat olmuşsa pek çok farklı sebeplerle, defalarca hastanelere başvurup, tetkik yaptırmış ve sonunda ciddi bir şey çıkmamışsa, yara izleriyle dolu karınları varsa…

Kendine empoze edilen sahte bozuklukta, etkilenen kişi tıbbi personelden muayene, tedavi, ilgi, sempati veya rahatlık kazanmak için kendi içinde hastalık belirtileri yaratır veya abartır . Genellikle kurban oynama ve dikkat çekme unsurlarını içerir . Bazı aşırı durumlarda, Munchausen sendromundan muzdarip kişiler tıp uygulamaları hakkında oldukça bilgilidir ve uzun ve maliyetli tıbbi analizlere, uzun süreli hastanede kalış sürelerine ve gereksiz operasyonlara neden olan semptomlar üretebilirler.. Hastanın rolü tanıdık ve rahatlatıcıdır ve bu sendromlu kişilerde psikolojik bir ihtiyacı karşılar. Bu bozukluk, hipokondriyazis ve diğer somatoform bozukluklardan farklıdır, çünkü ikincisine sahip olanlar kasıtlı olarak somatik semptomlarını üretmezler. Yapay bozukluk, kendiliklerine empoze edilen sahte bozukluğu olan kişiler, maddi tazminat, işten yoksunluk veya uyuşturucuya erişim gibi maddi kazanç için semptomlar uydurmadıkları için temaruzdan farklıdır .

Yapay bozukluğun kesin nedeni bilinmemektedir, ancak araştırmacılar, bu bozukluğun gelişiminde hem biyolojik hem de psikolojik faktörlerin rol oynadığına inanmaktadır. Yapay bozukluk geliştirme risk faktörleri arasında çocukluk çağı travmaları, hastalık veya duygusal sorunlar nedeniyle duygusal olarak müsait olmayan ebeveynler/bakıcılarla büyümek, çocukken ciddi bir hastalık, tıbbi alanda çalışmak için başarısız istekleri, kişilik bozuklukları ve düşük benlik sayılabilir. Sağlık hizmetlerinde çalışma geçmişi olanlar da onu geliştirme riski daha yüksektir.

Çoğunluğu eğitimli ve tıp bilgisi olanlar, zeki olduklarından doktorları kandırmayı başarıyorlar. Çocukluklarında, özellikle hastalandıklarında yeterli ilgi ve sevgi görememiş olabilirler.Yetişkin olduktan sonra düzmece hastalıklar yaratarak dikkat çekmeye çalışıyorlar. Stres altındaki zor dönemlerde bu tip davranışlara daha çok başvuruyorlar. Yakınmalar kişi hastaneye yatırılıp, akrabalar ve doktorlar başında toplandığında ortadan kalkıyor. Hastalıkla birlikte depresyon sıklıkla görülüyor. Ciddiye alınmadıklarını hissederlerse asla tedaviden ve doktordan memnun olmazlar.

Sendromun Teşhisi

İçerdiği davranışlar nedeniyle, sahte bozukluğu teşhis etmek çok zordur. Sağlık hizmeti sağlayıcısı semptomlar için fiziksel bir neden bulamazsa, kişiyi bir psikiyatriste veya psikoloğa (ruhsal hastalıkları teşhis etmek ve tedavi etmek için özel olarak eğitilmiş ruh sağlığı uzmanları) yönlendirebilir. Psikiyatristler ve psikologlar, bir kişiyi fiziksel ve zihinsel koşullar açısından değerlendirmek için kapsamlı geçmiş, fiziksel muayeneler, laboratuar testleri, görüntüler ve psikolojik testler kullanır. Kişinin geçmişi kapsamlı bir şekilde değerlendirildikten sonra, kendine empoze edilen sahte bozukluğun teşhisi klinik bir değerlendirmeyi gerektirir.

Klinisyenler, semptomlarla başvuranların veya o kişiyi rapor eden kişilerin abartabileceğinin farkında olmalı ve tanı için kanıt olduğundan emin olmak için dikkatli olunmalıdır. Tam kan sayımı (CBC), idrar toksikolojisi, kandan alınan ilaç seviyeleri, kültürler , pıhtılaşma testleri, tiroid işlevi testleri veya DNA tiplemesi dahil olmak üzere laboratuar testleri gerekebilir. Bazı durumlarda CT taraması, manyetik rezonans görüntüleme, psikolojik test, elektroensefalografi veya elektrokardiyografi de kullanılabilir.

Sık hastaneye yatışlar, çeşitli hastalıklar hakkında bilgi sahibi olma, sık sık ağrı kesiciler gibi ilaç talep etme, kapsamlı cerrahiye açık olma, hastanede yatış sırasında az sayıda ziyaretçi veya hiç ziyaretçi olmaması ve birkaç tıbbi problem hakkında abartılı veya uydurma hikayeler dahil olmak üzere, birlikte sahte bozukluklara işaret edebilecek birkaç kriter vardır. Yapay bozukluk, hipokondri ile karıştırılmamalıdır, çünkü sahte bozukluk sendromu olan insanlar gerçekten hasta olduklarına inanmazlar; onlar sadece hasta olmak isterler ve böylece bir hastalığın belirtilerini uydururlar. İşten veya okuldan mazur görülmek gibi kişisel menfaat için hasta numarası yapmakla da aynı şey değildir.

İnsanlar semptomlarını çeşitli şekillerde taklit edebilir. Geçmiş tıbbi geçmişlerini oluşturmak ve hastalıkları taklit etmekten başka, insanlar müshil veya diğer maddeleri tüketerek, kanamaya neden olmak için kendi kendine zarar vererek ve laboratuvar örneklerini değiştirerek kendilerine zarar verebilirler.  Bu koşulların çoğu açıkça gözlemlenebilir değildir. veya teşhis semptomları ve bazen sendrom, hastalar hastaneyi birkaç kez ziyaret ettiklerinde kimlikler uydurdukları için tespit edilemeyecektir. Yapay bozukluğun çeşitli komplikasyonları vardır, çünkü bu insanlar hastalıklarını taklit etmek için büyük çaba sarf edeceklerdir. uzuvlar veya organlar ve hatta ölüm olası komplikasyonlardır.

Vekaleten Munchausen Sendromu

Kişinin çoğu zaman kendisine zarar vermesine neden olabilecek Münchausen sendromunun başkalarını, özellikle çocukları, ilgilendiren daha tehlikeli bir boyutu vardır. Vekaleten Münchausen sendromu anılan bu durumda, Münchausen sendromundaki farklı olarak, kişilerin kendine yönelik bir ilgi çabası değil, otoritesi altındaki kişilere dikkat çekme uğraşı vardır. Özellikle çocuklarının sürekli hasta olduğuna inanan ve bunun için doktor doktor dolaşan ebeveynler için kullanılan bir kişilik bozukluğudur. Bazen ebeveynlerin çocukları öldürmesiyle de sonuçlanabilir. Bu sendrom, “tıbba meydan okuma” olarak da değerlendirilebilir.

 

 

 

Psikiyatri literatüründe bu isimle anılan sendromda hasta, etrafındaki insanları hasta etmekten tatmin duyar, bu kişiler tarafından en çok istismar edilenler ise çocuklardır. Genellikle ebeveynler, hiçbir hastalığı bulunmayan evlatlarını sanki hakikaten hastaymış gibi hastanelere götürür, tedavi masrafları için akla hayale gelmez paralar harcar, ilgili, çocuğunun çektiği acılardan dolayı tasalı bir ebeveyn portresi çizerek doktorların, hemşirelerin takdirini kazanır ve bu durum, Vekaleten Munchausen Sendromlu bireye tarifi imkansız bir mutluluk verir.

Kendi çocuklarını boğup nefessizlik şikayetiyle hastaneye götürenler… Esasında şiddet uygulayarak çocuklarının vücutlarında birdenbire tuhaf morlukların belirdiğini öne sürenler… Çocuklarının beslenme tüplerine idrar dolduranlar… Yaralarını dışkıyla sıvayanlar…

Tekrarlayan, geçici kötü kokulu idrar yapma şikayeti ile gelen 6 yaşındaki kız çocuğu problemi aydınlatılana kadar 12 kez hastaneye yatmıştır. Hasta 7 büyük radyolojik girişim, anestezi altında 6 muayene, 5 sistoskopi, 8 antibiyotik tedavisi ve 16 konsültasyona maruz kalmıştır. Ayrıca 150 kez de mikrobiyolojik kültür testi uygulanmış, sonuçta annenin çocuğun idrarına kendi menstruasyonu esnasındaki idrarını karıştırdığı saptanmıştır.

İşte bu olay bir Vekaleten Munchausen Sendromu. Burada kişi hastalık hikayelerini kendisi için değil çocuğu veya vekaleti altında, korunmaya muhtaç kişiler için uyduruyor. Literatürde özel bir çocuk istismarı türü olarak da geçiyor. Ağırlıklı olarak anneler tarafından uygulanıyor. Anne kucağında hasta olduğunu iddia ettiği ve bazen de kasten hastalık yarattığı çocuğuyla acil servise koşuyor. Çocukların yaşı genellikle birkaç haftalıkla 11 yaş arasında değişiyor.

Tedavi

Kendine empoze edilen şüpheli sahte bozukluğun tedavisinde belirsizlik olduğu için, bazıları sağlık hizmeti sağlayıcılarının öncelikle kişinin başka bir erken evre hastalığı olma olasılığını açıkça dışladıklarını savunuyor. Daha sonra dikkatli bir öykü alabilir ve erken yoksunluk, çocukluk istismarı veya akıl hastalığı olup olmadığını araştırmak için tıbbi kayıtlara başvurabilirler. Kişi kendisi için risk altındaysa, psikiyatri hastanesine yatış başlatılabilir.

Sağlık hizmeti sağlayıcıları, karşı-aktarımı önlemenin yanı sıra, altta yatan ruh hali veya bozukluğu tedavi etmeye yardımcı olmak için ruh sağlığı uzmanlarıyla çalışmayı düşünebilir. Terapik ve tıbbi tedavi, altta yatan psikiyatrik bozukluğa odaklanabilir: bir duygu-durum bozukluğu , bir kaygı bozukluğu veya sınırda kişilik bozukluğu.

Hastanın prognozu, altta yatan bozukluğun bulunduğu kategoriye bağlıdır; örneğin, depresyon ve anksiyete, ilaç tedavisine veya bilişsel davranışçı terapiye genellikle iyi yanıt verirken, tüm kişilik bozuklukları gibi sınırda kişilik bozukluğuzaman içinde yaygın ve daha stabil olduğu varsayılmaktadır ve bu nedenle daha kötü bir prognoz sunmaktadır. Etkilenen kişilerin, tekrarlayan “acil” operasyonlar nedeniyle karınlarında birden fazla yara izi olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.