Genel

Mutluluğun Sırrı ve İki Damla Yağ

Bir genç bir zamanlar mutluluğun sırlarını öğrenmek istemiş. Bir bilge aramış. Sormuş, soruşturmuş falanca kişidir demişler. Ayrıca kırk günlük mesafedeki bir köşkte yaşadığını da öğrenmiş. Üşenmemiş, yola çıkmış ve bilgeyi bulmuş. Bilge, onu bir güzel ziyafetle ağırlamış, isteğini sormuş:

Mutluluğun sırrı” demiş delikanlı “bana bunu öğret.”

Bilge bu sırrı vermeyi kabul etmiş. Ancak bir şartı varmış. Delikanlının eline bir kaşık vermiş, iki damla sıvı yağı da kaşığın içine koymuş.

“Simdi bu kaşıkla köşkümü bir güzel gezeceksin ancak bu kaşıkla taşıdığın yağı dökmeyeceksin” demiş.

Bunun üzerine delikanlı eklinde kaşıkla bir o yana bir bu yana başlamış dolaşmaya. Delikanlı sarayı geziyormuş ama gözü devamlı kaşıktaymış. Dönmüş gelmiş. Bilge sormuş.

“Salondaki Acem halılarını gördün mü, sarayın salonunda kaç sütun vardı, kapının üzerinde ne yaziyordu, kütüphanedeki şömineyi fark ettin mi, bahçedeki gülleri gördün mü?” şeklinde bir yığın ayrıntı sormuş.

Utanan delikanlı, hiçbir şey görmediğini itiraf etmiş. Çünkü sadece yağa bakıyormuş. Bilge şöyle demiş;

“Öyleyse git şimdi daha dikkatli olarak köşkümün harikalarını gör. Oturduğu evi tanımadan o insana güvenemezsin.”

İçi rahatlayan delikanlı, kaşık elinde gördüğü her şeyi hafızasına adeta kazırcasına dikkat etmiş, sarayin her bir kosesini etraflica inceledikten sonra dönüp gelmiş. Bu kez sorulan her soruya doğru cevap vermiş ve gördüklerini en ince detayina kadar bir güzel anlatmış.

Bilge;

Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?” diye sormuş.

Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş. Yine diyecek birsey bulamamış. O zaman Bilgeler bilgesi demiş ki;

“Mutluluğun sırrı, dünyanın bütün harikalarını görmektir ama iki damla yağı unutmadan.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik korunuyor !!