Genel Hikaye Mitolojik Öyküler

Narcissus ile Echo: Nergis Çiçeğinin Hikayesi

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Echo, Kithairon dağında yaşayan güzel sesli bir dağ-su perisidir. Zeus’un gönlü ne zaman nympelerle vakit geçirmek istese Echo’yu, karısı Hera’nın yanına gönderip Onu oyalamasını istiyordu. Bu durumu fark eden Hera çok öfkelendi ve Echo’yu cezalandırdı.

“ Sesini keseceğim senin, artık sadece son kelimeleri tekrarlayarak konuşabileceksin. Tek başına bir kelime dahi edemeyeceksin.” dedi.

Ve ondan sonra hiçbir zaman söze ilk başlayan olamadı Echo, sadece son kelimeleri tekrar ederek yaşamaya çalıştı. Bir süre sonra bu duruma alışan Echo kendisine âşık olanlara aldırmayıp, onların aşkını karşılıksız bırakıyordu. Günlerden bir gün ormanda avlanan Narcissus adındaki bir avcıyı gördü ve Ona âşık oldu. Seslenmek, Onunla iletişime geçmek istedi ama Hera’nın lanetinden dolayı bir nefeslik ses dahi çıkaramadı. Bir gün Narcissus ormanda dolaşırken bir ses duydu:

“Kimse var mı orada?” diye seslendi.

Echo “ Burada, Burada” diyebildi sadece.

Narcissus sesin nereden geldiğini anlayamadı ve korkarak:

“Gel” diye seslendi.

Kollarını açarak koştu âşık Echo ama Narcissus korkusundan kaçıp gitti. Narcissus’un tavırlarına içerleyen yüreği yaralı kız, Tanrılara yalvardı ve O’nun cezalandırılmasını istedi. Echo o günden sonra kara sevdayla kendi içine kapanarak öldü. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, o güzel sesi ise o kayalardaki yankılara dönüştü.

Olimpos Dağı’nda oturan Tanrılar bu duruma çok kızdılar ve Echo’nun sevgisini karılıksız bırakan Narcissus’u cezalandırmaya karar verdiler. Her şeyden bihaber olan Narcissus, her zaman yaptığı gibi ormanda avlandıktan sonra biraz soluklanıp dinlenmek için her zaman gittiği nehir kenarına gitti. Nehirde su içmek için eğildiğinde su üzerinde yansıyan kendisini gördü. O da daha önce fark etmediği bir güzellik karşısında adeta büyülendi. Yerinden kalkamadı, Olimpos Dağı’ndaki Tanrıların vermiş olduğu ceza da kendisinden başkasına âşık olamamaktı ama su yüzeyindeki kendi yansımasına âşık oldu.

Kendi görüntüsüne âşık olan Narcissus nehirdeki yansımasına bakmadan duramıyordu. Aralıksız olarak nehir üzerindeki yansımasına bakıp o yansımaya şiirler, şarkılar söyleyip ne kadar güzel olduğunu söylüyordu ama yansımam kendisi olduğunun farkına varmadı. Ne yemek için nehir kenarından kalkıyordu ne de su içmek için nehre uzanabiliyordu, tıpkı Echo gibi günden güne eriyordu. Tam da Tanrıların ders vermek istediği bir ceza olmuştu bu durum Nacissus için.

Bir gün dayanamadı ve suya uzanıp aşık olduğu varlığa dokunmak istedi. Yavaşça elini nehre uzattı daha sonra bütün vücuduyla nehre sarılmaya kalkıştı. Yansımaya dokunmaya çalıştıkça yansıma sanki ondan uzaklaşıyordu daha fazla yaklaşmak istedi ve böylece nehre düştü.

Narcissus yüzme bilmiyordu ve aşık olduğu görüntüyü kaybetmişti. Bu durum karşısında hiç bir şey yapamadı ve yavaş yavaş nehrin dibine doğru çöktü. Herkesin aşık olduğu Narcissus’u her zaman nehir kenarlarında gezinen nehir perileri kurtarmaya geldi. Onu nehrin dibinden çıkardılar ama Narcissus dayanamıyordu nehre ulaşmak aşık olduğu varlığa dokunmak O varlıkla temas kurmak istiyordu. Nehir perileri Onu nehri gören yakın bir ağaca bağladılar. Orada nehirdeki kendisini izleyerek tıpkı Echo gibi eriyip gitti ve öldükten sonra bugün nergis(narcissus pseudonarcissus) olarak bildiğimiz çiçeğine dönüştü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.