Genel

Radyonun Gücü; Orson Welles’in Toplumda Infial Yaratan Ünlü Sunumu

Orson Welles’in tasarladığı, yapımcılığını, yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiği CBS Radyo’da 30 Ekim 1938’de yayınlanan H.G. Wells, Dünyalar Savaşı radyo uyarlaması.

Eser bugüne dek 175 tiyatro topluluğu tarafından sahnelenmiştir. Bazı topluluklar radyo tiyatrosunu canlandırırken, bazıları ise etkiyi artırmak üzere daha alternatif sahnelemeleri tercih etmişlerdir. Eserin müzikal uyarlaması da yapılmıştır.

H.G. Wells’in dünyanın Marslılar tarafından istilasını konu alan bilim kurgu romanı yazıldıktan 40 yıl sonra Orson Welles ve Howard E. Koch tarafından 1938 yılında radyoya uyarlanır ve radyosunu geç açıp dinlediğinin radyo tiyatrosu olduğunu anlamayan halk paniğe kapılır. Ve bu olay unutulmaz bir kara mizah örneği olarak tarihe geçer.

1938 yılında bir akşamüstü CBS Dünyalar Savaşı’nı yayınlamaktadır. CBS’nin yayını sürerken, NBC kötü bir kahve markasının reklamını girer ve yaklaşık 6 milyon dinleyici bir anda kanal değiştirir ve (yeryüzüne gelen Marslıların tuhaf araçlarından indikleri sırada) CBS radyo dinlemeye geçer. Başını kaçırdıklarından dinlediklerinin bir radyo oyunu anlayamayan insanlar bir anda paniğe kapılır. Korkunç bir panik dalgası birden ABD’yi sarar, polis CBS stüdyolarını kuşatır, sokakları çılgın bir kalabalık dalgası kaplar. Amerika sokakları yüzbinlerce kişilik yoğun bir göçe tanıklık eder.

Orson Welles, Dünyalar Savaşı’nı CBS (Columbia Broadcasting System) radyoda “Mercury Theatre on the Air” (Mercury Tiyatrosundan canlı yayın) programında 30 Ekim 1938’de cadılar bayramı özel programı olarak yayınlar. Orson Welles ile birlikte Mercury Tiyatrosu’ndan Paul Stewart ve John Houseman, oyunu birçok kez prova ederler, paniğe kapılmış kalabalıkların gürültüsü, silah sesleri, bağrışma ve çığlıklar gibi ses efektlerini de ekledikten sonra, 30 Ekim 1938 gecesi yayına girerler.

Başlangıçta yayının, Orson Welles ile Mercury Tiyatro grubunun “Dünyalar Savaşı” eserini sunduğu ifade edilir ve Dünya’mızın insandan çok daha yüksek zekâya sahip yaratıklar tarafından izlendiğini söyleyen Orson Welles’in sesiyle yayın devam eder. Ancak arada, yayın kesilerek hava durumu haberleri, Ramon Raquella Orkestrası’nın müzik dinletisi verilmeye başlanır. Bu aşamada ortalığı telaşa verecek bir şey yoktur. Ama istenilen hava kurnazca yaratılmaktadır. Radyolarını programın başında açmış olan dinleyiciler, bir radyo tiyatrosu dinlediklerini unutacak duruma getirilir. Büyük bir çoğunluk ise açılıştan sonra yetiştikleri için dinlediklerinin bir radyo tiyatrosu olduğunu fark edemez.

New Jersey’de başlayan Marslı istilası giderek yayılırken, ölüm-yaralanma haberleri, hükümet yetkilileri ve Amerikan Başkanı’nın uyarı mesajları, görgü tanıklarıyla yapılan konuşmalar, başta Orson Welles olmak üzere diğer aktörlerin de başarılı performansıyla birleşince durumu gerçek sanan dinleyiciler arasında panik başlar. Kiliselere sığınan, intihara kalkışan, Marslıların ilk indikleri yer olduğu söylenen New Jersey’den kaçmak için yolları arabalarla dolduran, otobüs terminalleri ve taksi duraklarına akın eden insanlar, söylentilerle korkunun tırmanmasına zemin hazırlar.

Programı sonuna kadar bekleyenler bunun bir radyo tiyatrosu olduğunu anlayarak rahatlarken, Marslıları gerçekten gördüklerini iddia eden insanlar vardır. Santrallerin kilitlendiği, askeri teyakkuza da geçildiği herkesin panik yaşadığı sırada Orson Welles’in programını sona erdirmekte olduğu CBS stüdyolarında panikten eser yoktur. Radyoya yağan telefonlar olur. Ancak bunlar “kaçık” dinleyiciler sanılarak ciddiye alınmaz. Oyunun sonlarına doğru stüdyoya gelen iki polis ise yayının bir radyo tiyatrosu olduğunu görünce yaşanan paniği göz ardı ederek seyretmeye koyulurlar. Orson Welles’i genç yaşta üne kavuşturan, Amerika’yı paniğe uğratan bu radyo tiyatrosu ertesi gün gazetelerin manşetlerinde yer alır. Orson Welles, sorumsuzlukla suçlanırken CBS Radyosu aleyhine tazminat davaları açılır. Bu olay ise sonraki dönemde sinema ve dizilerde benzer konuların işlenmesinde etkili oldu.

Programı daha sonradan tesadüfen açanlar başını kaçırdıklarından radyo tiyatrosu olduğunu duymadıkları için gerçek olduğunu sanmış. Dinlediklerini ciddi bir haber bülteni sandıkları için büyük bir panik ve korku ile kendilerini sokaklara atmış. Kimileri erzak almak için, kimileri uzaklara kaçmak için sokaklara fırlarken, uzaylılar tarafından öldürülmek yerine intihar etmeyi düşünenlerden günah çıkarmak için papaza koşanlara kadar pek çok olay yaşanmış. Gelen telefonlar üzerine yayını kesmek zorunda kalan Davidson radyoda duyduklarının gerçeği yansıtmadığını ve herşeyin tamamıyla kurmaca olduğunu duyurmuş. Ancak bu noktada artık çok geç olduğundan, insanlar çoktan evlerini terk etmiş, polis radyo binasına baskın yapmıştır.

Haberleşme kanalları günümüzdeki gibi yaygın ve çeşitli olmadığından gerçek anlaşılana kadar geçen sürecin bilançosu ağır olur. Can ve mal kayıpları yaşanmıştır. Ve maddi ve manevi kayıplar yaşayan izleyiciler radyoya tazminat davası açarlar ancak radyo tiyatrosu anonsu yapılarak yayınlandığından radyonun lehine sonuçlanır.

Oyun başlarda ciddi bir tartışma havasında başlıyor. Sunucu soruyor Profesör cevaplıyor. Arada müzikler yayınlanıyor. Ardından programa bağlanan muhabir marslıların istilasını bildiriyor. Sürekli yayına bağlanan muhabirler, polis sirenleri, patlayan bombalar, canlı yayın yapan muhabirlerin ölmesi derken işler çığırından çıkıyor ve halk sokaklara dökülüyor. 

Adım Adım Kaosa Doğru

Orson Welles o zamanlar, kurucusu olduğu Mercury Tiyatrosu ile radyo tiyatrosu hazırlıyordu. Her hafta bir roman seçip, onu tiyatrolaştırarak sunuyorlardı.

O haftanın konusu da H. G. Wells’in yazmış olduğu Dünyalar Savaşı romanıydı. Orson, romanda anlatılanların bir haber bülteniymiş gibi sunulmasına karar verdi.

Mercury tiyatrosuyla ” CBS “ kanalında yaptığı radyo program, pek revaçta değildi. Ancak yüzde 4 reyting (yaklaşık 2 milyon dinleyici) alabiliyordu. Aynı saatte diğer kanallarda yüksek reytingli programlar yayınlanıyordu.

Program 30 ekim günü, saat 8’i bir geçe başladı.

“Columbia Broadcasting System stüdyo, H. G. Wells’e ait Dünyalar savaşı adlı eseri, Orson Wells ve Merküri tiyatrosuyla sunar. Hanımlar beyler, Karşınızda Merküri tiyatrosunun yönetmeni bu yayınların yıldızı Orson Wells.”

Oyun, güya bir rasathaneden yapılan canlı yayınla başladı. Konu; uzayda hayat ve dünya dışı varlıklardı. Orson Wells, programa katılan bir gökbilimciyi canlandırıyordu. Sohbet esnasında aralarda dans müzikleri çalıyordu.

“Hanımlar beyler, dans müziği yayınımıza kıtalararası radyo haberlerinin özel bülteni için ara veriyoruz.”

Yayın başlarken programın tamamen kurgudan ibaret olduğu söylense de, dinleyicilerin büyük kısmı başka radyo programlarını dinliyordu. Radyo dinlemenin doğası gereği, dinledikleri program bitince kanalları gezmeye başladılar. Marstan göktaşı yağmuru başladığı haberi dinleyicileri heyecanlandırdı.

“Bayanlar baylar, az önce verdiğimiz haberlerin ardından, Meteoroloji İdaresi tarafından büyük rasathanelere talimat verilmiş ve Mars gezegenindeki hareketliliğin yakından gözlemlenmesi istenmiştir. “

Dinleyici sayısı kısa sürede 6 milyona ulaştı. Herkes marstan gelecek haberleri bekliyordu. Dinleyicilerin çoğu bir radyo tiyatrosu dinlediğinin farkında değildi. Yayında Grover’s Mill civarındaki bir çiftliğe, metalik göktaşı düştüğü haberi iletildi. Dinleyicilere, bu noktayla canlı bağlantı kurulduğu söylendi.

“Dış kaplaması kesinlikle dünyamıza ait değil. Gezegenimizde bulunan bir madde değil bu. Durun bir dakika. Bir şeyler oluyor. Bu cisim gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Birileri sesleniyor. Işıklı çemberin ortasında kara delikten çıkan bir şey görüyorum. Gözleri var. Bu bir surat olabilir.”

“Bacakları üstünde duruyor. Aslında küçük bir tür metal parça üzerinde yükseliyor. Şimdi ağaçların tepesine kadar uzandı.”

“Akıl alacak gibi değil ama hem bilimsel gözlemler, hem de bizzat kendi gözlerimizle tanık olduğumuz şeyler bizi şu kaçınılmaz varsayıma götürüyor. Bu gece New Jersey yakınlarındaki çiftliğe inen bu tuhaf mahlûklar, Mars gezegeninden gelen işgal ordusudur.”

Sonrası kıyamet! Tüm Amerika bir kaosa sürüklendi. Polis, itfaiye ve ambulansların telefonları, radyoların, gazetelerin telefon santralleri kilitlenmişti.

Çoğu yerde hayat felç oldu. Sokaklarda delice kaçışan on binlerce insan görüldü. İnsanlar telefonlarla sevdiklerine veda ediyordu. Kimisi de yanına birkaç parça bir şey alıp arabalarına atladı, şehirlerden kırsal kesimlere kaçmaya çabaladı. Şehirle taşra arasındaki bağlantı yolları kilitlendi. Sokaklarda ellerinde av tüfekleri ile uzaylı avlamaya çıkanlar oldu. Kimisi de çareyi Tanrı’da aradı. Onlarca kilisede kurtuluş için ayinler düzenlendi. Ağlayarak Tanrıya dua edildi.

Bu arada stüdyodakiler, dışarıda yaşananlardan habersiz bir şekilde yayına devam ettiler.

“Burası new Jersey, New York. Jersey bataklıklarından zehirli bir siyah duman çıkıyor.”

Hala evlerinde yayını dinlemeye devam edenler, pencerelerini, kapı pervazlarını zehirli gazdan korunmak için ıslak havlularla kapattı.

Bu arada New York emniyeti radyo binasını bastı. Hemen bir duyuru yapılması istendi.

“Cbs’te H. G. Wells’e ait Dünyalar Savaşı adlı eserin, Orson Welles ile Merkür Tiyatrosu tarafından sahnelenişini dinlemektesiniz.”

15 dakikada bir bu duyuru tekrarlansa da insanları sakinleştirmeye yetmedi.

“İnsanlar sinek gibi, fare gibi ölüyorlar.”

Bu noktadan sonrası, olayın koptuğu andır. Yayının sadece tiyatro olduğunu bilen adamı bile kuşkulandırabilecek bir performans sergilenmiştir. Olayları anlatan spiker, zehirli gazdan dolayı öksürmeye başlar, sonra hayatını kaybeder. Arka fonda siren sesleri yankılanır. Bu arada oyunculardan biri, amatör radyo operatörü olarak frekansa girip “Orda kimse var mı? Kimse var mı?” diye feryat eder, çığlıklar duyulur.

Oyun devam eder. Olaylardan sonra hayatta kalmayı başaran Gökbilimci profesör, aklını yitirmiş bir askerle karşılaşır ve olanları anlattırır. Askerin anlattığına göre, basit bir bakteri türü yüzünden bütün Marslılar hayatını kaybeder.

Yayın en nihayetinde bitmişti.

Radyodan yayının sadece bir tiyatro oyunu olduğu yine tekrarlandı.

Ertesi sabah, bütün dünyadaki gazete manşetlerinde bu konu vardı. Olay Adolf Hitler’in diline bile düştü. Hitler “Bu sınırsız imkânlar ülkesine, Marslıların inmesi bile mümkün gösterilmiştir” diyerek, Amerika’yla dalgasını geçti.

Orson Welles’in projesi olarak Howar Koch tarafından uyarlanan H.G. Wells’in “Dünyalar Savaşı“ adlı bilim kurgu romanı 1898’de yazılmış ve aradan geçen zamanda unutulmuş. Bu yüzden pek fazla bilinmiyormuş. Oyunun yayınlanmasının ardından halkın paniğe kapılması sonucu Orson Welles’e çeşitli davalar açılmış ancak hepsini kazanmıştır. Çünkü oyunun başında ve sonunda radyo tiyatrosu olduğu söylenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik korunuyor !!