Genel

Rakının Sırrı; Yaptığınız İşi Çocuğunuzmuş Gibi Sahiplenin…

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Tekirdağ rakı fabrikasına zamanında yeni bir müdür atanmış. Ancak müdür daha fabrikaya gelmeden, ne kadar suratsız bir adam olduğuna dair söylentiler ulaşmış.  Herkes yeni müdürün ne kadar geçimsiz, ne kadar sinirli bir adam olduğunu konuşur olmuş.

Müdür gelince ilk iş olarak, tüm yönetim takımını toplanmış fabrikayı gezmeye başlamış. Müdür gezerken ne yanındakilere ne de çalışanlara tek bir laf bile etmemiş. Ama zaten asık olan suratı fabrika denetlenirken asıldıkça asılmış. Böylece gelmeden önce hakkında ortaya çıkan söylentilerin doğru olduğu anlaşılmış. Gezinin sonunda yeni yetme bir mühendis:

Yeni çalışma ortamınızı beğendiniz mi efendim? diye sorma gafletinde bulunmuş. Müdür önce sert bir bakış atıp;

Ben bu fabrikanın nesini beğeneyim? diye kükremiş.

Mühendis iki büklüm olmuş, sorduğuna soracağına bin pişman, sinmiş bir köşeye. Müdür bu durumu görünce daha da çok sinirlenmiş. Önüne ne denk gelirse artık varil mi dersiniz, paket mi ne varsa tekme atıp devirmiş. Herkes bir hayli korkmuş,  şaşırmış, zira müdür düşündüklerinden de fena, ama yine de kimseden çıt dahi çıkmamış.

Neyse ki müdür yardımcıları aklı selim adamlarmış. Ertesi gün kendi aralarında toplanıp “bu fabrikayı nasıl düzeltiriz” diye planlar yapmaya başlamışlar. Sonra da hummalı bir çalışmayla, gördükleri her bir eksiği tamamlamışlar. Birkaç ay içerisinde de fabrikayı iki katı verimle şekilde çalışır hale getirmişler.

En sonunda fabrikanın yeniden denetlenmeye hazır olduğuna emin olduklarıda, doğruca müdürün yanına çıkıp “gelin fabrikayı bir daha gezelim” demişler. Müdür vakit kaybetmeden başlamış denetime. Bakmış bu sefer tüm birimler çok düzgün çalışıyor, hiç bir yerde sorun yok. Herkes pür dikkat görev başında. Ama yeni müdür rahat durmamış. Paketleme yapılan alana gelince durmuş. Paketlerden birini açıp, içinden bir rakı şişesi çıkarmış. Kapağını açıp koklamış, koklayınca yüzünü ekşitip, rakıyı yere dökmeye başlamış.

Tüm amirler, usta başları, işçiler olayı şok içinde izliyorlarmış. Müdür yardımcıları cesaretlerini toplayarak;

Efendim neyi beğenmediniz? diye soracak olmuşlar.

Bu rakının beğenilecek nesi var? diye kükremiş müdür.

Bir anda fabrikadaki bütün uğultular kesilmiş. Herkes sus pus olmuş, kimse bir şey diyememiş. Ertesi gün yine tüm fabrika panik içinde hummalı çalışmalara başlamış. Müdür yardımcıları yine toplanmış, çağırmışlar ustabaşılarını sormuşlar;

“rakıyı nasıl iyileştiririz?” diye.

Biri demiş “şebeke suyu kullanmayalım. kloru fazla.” öbürü demiş “anasonu çok keskin.” bir başkası demiş “yaş üzüm kullanalım.”

Aylar boyu uğraşıp rakıyı sil baştan yenilemişler. Nihayet en iyi ürünü elde ettiklerine ikna olduklarında, yine müdürü alıp tekrar fabrikayı gezdirip yaptıkları yeniliklerden bahsetmişler. Paketleme yapılan yere gelince durup, bir rakı açıp ikram etmişler. Müdür bir süre sessizce durmuş. Önce elindeki şişeyi alıp evirip çevirmiş. sonra kendisine sunulan bardağı alıp biraz içmiş. Tabi o içerken herkes pür dikkat ona bakıyor, ne diyeceğini merak ediyormuş. Sonunda yine yapacağını yapmış bizim müdür;

“bu rakının nesi güzel?” diye bağırıp, elindeki şişeyi yere boşaltmaya başlamış.

O sırada yaşlı bir ustabaşı artık dayanamayıp “yeter artık Müdür Bey, o rakıyı imal etmek için onca emek verdik, döktürmem ben sana rakımı” diye atlamış. Müdürün elinden kapmış şişeyi. Herkes şaşkın bakarken de ustabaşı,

“ne demek nesi güzel. sen rakıdan anlamıyor musun?” diye bağırmış.

Etraftakiler bir yandan “ne yapsak yaranamıyoruz” diye ustabaşına hak veriyorlar, öte yandan müdür kızacak diye korkuyorlarmış. Herkes şimdi ne diyecek acaba diye merakla beklerken müdür ustabaşına bakmış. herkes bağırıp çağırmasını beklerken o sakin sakin;

“Ben rakıdan anlamam.” demiş. “Ben insandan anlarım. yaptığınız işi o kadar kötüledim, şimdiye kadar içinizden biri çıkıp sahiplenmedi. Demek ki aslında kimse ortaya çıkan işi savunacak kadar beğenmiyordu. Ama şimdi bu şişeyi çocuğunmuş gibi sahiplendin. Demek ki yaptığın işi sahiplenecek kadar güzel yapmışsın” demiş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.