Genel

Salatalık Yetiştiriciliği Nasıl Yapılır

Hıyar (Cucumis sativus), kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından bir bitki türü ve meyvesine verilen ad. Anayurdunun Kuzey Hindistan olduğu sanılan bitkinin tarımı çok eski dönemlerden beri yaygın olarak yapılmaktadır.

Hıyarın, sarılgan özellikteki ince yapılı ve boğumlu gövdesi, beş köşeli ya da 3-5 loplu tüylü yaprakları ve yaprakların koltuğundan çıkan tek eşeyli sarı çiçekleri vardır. Kimi zaman dikenli, parlak yeşil renkli bir kabukla örtülü ince uzun ve silindirimsi meyvelerinin içinde çok sayıda tohum bulunur.

Besin değeri düşük bir sebze olan hıyarın en çok salata ve turşusu yapılır. Bazik özellikteki özsuyu çeşitli kozmetik ürünlerinin bileşimine girer. Kornişon denen turşuluk cinslerin kabukları kabarcıklı ve hafif dikenli, eti daha susuz ve serttir.

Sofralık cinsler çok çeşitlidir. Ev bahçeleri için hibrid çeşitler daha uygundur. Bu cinsler virüs hastalıklarına dayanıklıdır. Döllenmeden her çiçekten bir meyve verdiği için az sayıda bitkiden çok verim alınır. Yalnız her yıl taze tohum satın alınmalıdır.

100 g taze hıyarın içerdiği besin değerleri şunlardır: 15 kalori; 0,9 g protein; 3,4 g karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,1 g yağ; 0,5 g lif; 27 mg fosfor; 25 mg kalsiyum; 1,1 mg demir; 6 mg sodyum; 160 mg potasyum; 11 mg magnezyum; 250 IU A vitamini; 0,03 mg B1 vitamini; 0,04 mg B2 vitamini; 0,2 mg B3 vitamini; 0,042 mg B6 vitamini; 67 µg folik asit ve 11 mg C vitamini.

Kök

Ana kök kazık köklü olup 5-10 cm uzunluğundadır. Kökler derine gitmez ve toprağın üst tabakalarında bitkinin gelişme durumuna göre 50-100 cm kadar yanlara yayılır. Toprak rutubetini çok sevdiğinden kökleri yüzeysel büyür ve uygun şartlarda 20-25 cm derinlikte gelişir. Ana kökten bol miktarda yan kökler meydana gelir. Yan köklerin büyümesi ve dallanmasıyla kök saçak kök görünümü alır. Fazla su tutan ve drenajı iyi olmayan topraklarda kök gelişmesi çok zayıftır.

Bu bitki her türlü iklimde yetişir fakat tundrada yetişemez. Bol su seven bu bitki kurak yerlerde yetişmez. İç anadoluda tarımı yaygındır. Gübre kullanımı ile verim artırılır. Zirai ilaç kullanılması doğa ve bitki için zararlıdır ve tavsiye edilmez

Gövde ve yapraklar

Bitkinin ana gövdesi tarla koşullarında 1-3 m‘ye kadar uzayabilir. Gövde rengi taze iken yeşil ve koyu yeşil, daha sonra sarı yeşil, açık sarı ve sarı renge dönüşür. Gövde otsu, sürünücü ve tırmanıcı olup köşeli ve tüylüdür. Gövde yan kolların, yaprakların ve meyvelerin ağırlığını taşıyacak ve dik duracak güçte değildir. Gövde ve yan kollarında oluşan sülüklerle çevresindeki bitki veya nesneye sarılarak yukarı tırmanır. Gövdeye uzun bir sapla bağlı olan yapraklar boğumlardan çıkar. Yapraklar çeşit özelliği ve yetiştirme ortamına bağlı olarak büyür. Nemli ve ılık bir ortamda toprakta suyun istenilen düzeyde bulunması halinde 25-30 cm genişliğinde yaprak oluşur. Kurak koşullarda yapraklar küçülür. Yapraklar yuvarlak olduğu gibi kalp, köşeli kalp, bel, köşeli kürek ve beşgen şekilli olabilir. Yaprak kenarları düz veya dişlidir. Yaprakların üst yüzeyi düz ve parlak, alt yüzeyi dalgalı, mat ve tüylüdür. Bazı çeşitlerde yaprakların üzerinde dikenler olabilir. Yapraklar narindir. Yaşlanınca özümleme yeteneğini kaybedip bitkinin besin maddelerine ortak olur. Yaprak sapı uzun ve ortası oluklu, üzeri tüylü ve dikenlidir. Sülükler metamorfaza uğramış yapraklardır. Bitkinin bir yere tutunmasını, sarılmasını ve böylece tırmanıcı özellik kazanmasını sağlar.

Çiçek ve tohum

Hıyar çiçekleri genellikle tek evciklidir. Bir bitki üzerinde tek veya birden fazla olmak üzere erkek ve dişi çiçekler farklı yaprak koltuklarından çıkar. Erkek çiçekler dişi çiçeklerden önce meydana gelir. Erkek ve dişi çiçekler kademeli bir şekilde gövde üzerinde sıralanır. Genellikle dişi çiçekler yan dallar üzerinde meydana gelir. Ana gövde üzerinde dişi çiçeklerin görülme oranları daha azdır. Bu yönden ana gövde de uç alma yapılarak bitkide yan dalların artırılması teşvik edilir. Erkek çiçeklerin çiçek sapı kısadır. Çiçek sapı üzerindeki çiçek tablası üzerinde beş adet yeşil renkli çanak yaprak, beş adet açık sarı renkli taç yaprak, beş adet erkek organ bulunmaktadır. Çiçek tozları olgunlaştığında dağılmaz, jelatinimsi bir madde ile yapışık durumdadır. Bu nedenle çiçek tozlarının taşınması rüzgârla olmaz. Döllenmenin olabilmesi için çiçek tozlarının mutlaka böcek veya arı ile taşınması gerekir. Dişi çiçeklerde çiçek sapı erkek çiçek sapından daha uzundur. Çiçek sapının ucunda meyve taslağı bulunur. Meyve taslağının uç kısmında beş adet yeşil renkli çanak, beş adet taç yaprak, beş adet dumura uğramış erkek organ kalıntısı, ortada üç karpelli bir dişicik tepesi bulunur. 

Toprak isteği

Hıyar bitkisi toprağını çok seçen bitkilerdendir. Çok nemli, soğuk, su yönünden fakir topraklarla, killi topraklar hıyar yetiştiriciliğinde verimi önemli ölçüde düşürür. Hıyar su tutma kapasitesi yüksek olan, besin maddelerince zengin, tuz konsantrasyonu fazla olmayan, fazla kireç ihtiva etmeyen organik maddelerce zengin sıcak topraklardan hoşlanır. Ağır topraklarda çiçek teşekkülü gecikir, köklerde çürümeler meydana gelir. Bunun sonucunda da kök hastalıkları ortaya çıkar. Hafif toprakların organik madde ile özellikleri düzeltilir ve uygun ticari gübreleme yapılırsa hıyar yetiştiriciliğinde kullanılabilir. Toprak pH’nın 5.5-5.8 arasında olması bitki gelişmesi için uygun olup daha düşük pH değerlerinde magnezyum eksikliği ortaya çıkar. Verim artışı gübre ile desteklenmelidir.

Örtü altında Hıyar sıcağı seven bir bitki olmasına karşın hava sıcaklığının 35 0C’ nin üzerinde uzun süre devamı, bitkilerin gelişmesini ve mahsul verme gücünü azaltır. En uygun sera içi sıcaklık 25-28 0C’ dir. Hıyarın meyve bağlaması için gerekli olan en düşük sıcaklık 15 0C olarak verilmekte ise de, 12 0C’ nin altına düşürülmemesi genel bir tavsiyedir. Bu derecenin altında üretim yapılmak isteniyorsa seraların ısıtılması gerekir. Vejetasyon döneminde bitki için uygun nem % 70-80’ dir. Orantılı nemin % 50’ nin altına ve % 90’ ın üzerine çıkması halinde nem ayarlamasını yapmak gerekir. Toprak isteği : Hıyar birçok toprak tiplerinde yetişebilmekle beraber derin su tutma kabiliyeti yüksek organik madde ve diğer bitki besin maddelerince zengin tınlı ve kumlu tınlı toprakları tercih eder. Yüksek tuz seviyesine çok hassas olduğundan toprağın drenajı iyi ve eriyebilir tuz seviyesi düşük olmalıdır.

Önemli Çeşitler Hıyar meyve şekillerinin farklılığı ve kullanım yerine göre “turşuluk” ve “sofralık” olmak üzere iki gruba ayrılır. Genel olarak “sofralık” hıyarlar büyük meyveli, “turşuluk” hıyarlar küçük meyvelidir.

Hıyar Nasıl Ekilir?

Hıyar yetiştiriciliğinde toprak hazırlığı büyük önem taşır. Bunun nedeni köklerinin zayıflığı ve toprak yüzeyine yakın gelişmesidir. Kış döneminde derin olarak sürülüp su depolaması sağlanan toprak ilkbaharda ekim ve dikimden yaklaşık bir hafta önce 10-15 cm derinlikte yüzeysel olarak sürülür, düzeltilir ve karıklar açılır. Dekara 3-6 ton iyi yanmış çiftlik gübresinin sonbaharda veya ilkbaharda ekimden en az birkaç ay önce toprağa verilmesi gereklidir. Ayrıca toprak analizine göre verilecek kimyevi gübreler temel gübreleme olarak ekimle veya daha önce toprağa verilmelidir.

İşlenmiş ve hazırlanmış toprak 1 metre genişliğinde evleklere ayrılır.İçerisine 50 cm. aralıklarla çift sıra ocaklar açılır. Ocaklara tekrar ikişer avuç yanmış gübre atılır ve çapa ile toprağa karıştırılır.

Ekim-dikim sırasında dikkat edilecek en önemli husus üretim planlamasının ortamda yeterli sayıda ana ve baba bitkilerin bulunmasını sağlayacak şekilde yapılmasıdır. Tohum ekimi ocaklara ve açılan çizilere elle veya tohum ekim mibzerleri ile yapılır. Oluşan kaymak tabakasına karşı tohum ekiminden sonra toprak yüzeyine ( her tohumun bulunduğu yere ) yaklaşık bir avuç yanmış çiftlik gübresi atarak toprak yüzeyinde kaymak bağlamayı önleyen bir tabaka oluşturur.

Tohum ekiminden 5-6 gün sonra hafif yağmurlama yapılarak toprağı yumuşak tutmak gerekir. Kurak ve yağışı az olan yerlerde tohumun yeterli nemi bulup toprak yüzeyine çıkması için 5-10 cm derinliğinde ocaklar açılır. Nemli toprağa 2-3 adet tohum bırakılır. Aşırı yağış alan yerlerde tohumun sıkışıp havasız kalmaması ve çürümemesi için ocaklar 10- 15 cm yükseklikte kümbet olacak şekilde ekilir. Fideler çıkınca en kuvvetli 1-2 fide bırakılır, kalanı sökülür. Saksı içindeki fideler ise toprakları döktürülmeden çıkarılarak çukurlara dikilir ve dikkatle sulanır. Fideler 7-8 cm olunca ilk çapa yapılır. Kılcal köklerin zarar görmemesi için fazla derin yapılmamalıdır. Sonraki çapalarda fidelerin boğazları hafifçe doldurulur. Fideler 6-7 yapraklı olunca tepe filizi koparılarak bitkinin yan dallar vermesi sağlanır.

Salatalık (Hıyar) yerde yetiştirildiği takdirde meyveleri çamurlanabilir veya dallarına basılırsa acılaşması kaçınılmazdır. Çardakta yetiştirmek en iyisidir. Böylece hem yer kaybı olmaz hem de bitki daha verimli olur.

Bitkiler uzamaya başlayınca sırıklarla 2 m. yüksekliğinde geçici bir çardak yapılır ve ipler gerilerek fidelerin bunlara sarması sağlanır. Hıyar meyve dökmeye başlamadan önce fazla sulanmaz. Meyve zamanı ise düzenli olarak sulanmalı, toprağı daima nemli olmalıdır. 2-3 günde bir sabah veya akşam sulanır. Arada bir verilecek gübre şerbeti verimi çok artırır.

Hıyar mantar hastalıklarına çok çabuk yakalanır. Tedbir olarak fide zamanından itibaren her 2 haftada bir mantar ilacı yapılır. Özellikle fazla yağış olduğunda hemen peşinden ilaç yapılması çok iyi olur.

Sonbaharı ılık geçen yerlerde turfanda hıyar yetiştirmek için ağustos başlarında yeniden tohum ekilebilir.

Üretim Şekilleri

Hıyar çeşit özelliğine ve arzu edilen hasat zamanına göre açıkta veya seralarda yetiştirilebilir. Bu yetiştirme şekillerinde 4 farklı yöntem uygulanır.

Tek sıralı yetiştirme

 

Tek sıralı yetiştirmenin avantajları çoktur. Tek sıralı yetiştirme rüzgârlı bölgelerde hakim rüzgâr yönü dikkate alınarak yetiştirme imkânı verir. Makineli ekimde ve toprak işlemede kolaylıklar sağlar. Bitkilerin rüzgârla sulama karıklarının içine düşmesini önler. Açık alanlara doğrudan tohum ekimi ilkbaharda don tehlikesi kalktıktan sonra nisan ayı ortalarına kadar yapılır. Tohum ekiminde toprak sıcaklığı 18 0C olmalıdır. Yoksa tohumlar çürür veya zararlılar ve böcekler tarafından yenir. Tohumlar ekimden 1-2 gün önce ıslak bir bez içinde tutularsa kısa zamanda çimlenip toprak yüzüne çıkmaları sağlanmış olur. Tohumların ekim yerlerine (çukurlara) 2-3 cm derinliğinde olacak şekilde 3-4 tohum atılır ve çukurlar toprakla kapatılarak hafifçe bastırılır. Tohumların çimlenip bitki 2-3 gerçek yaprağa ulaşınca seyreltme yapılır. Üretim hedefine ve bitki büyüklüğüne göre 2 bitki bırakılırsa da uygun olan her ocakta bir bitki bırakmaktır. Seyreltme, çekilerek değil de kırılarak veya kesilerek yapılırsa bitki köklerinin zedelenmesi önlenir. Tek ve çift ürün sisteminde ülkemizde 100 x 50 x 50 cm dikim sistemi uygulanmaktadır.

Çift sıralı yetiştirme

Tohumlar 65-75 cm sıra arası, 30-50 cm sıra üzeri dikim mesafeleriyle ocaklara veya mibzerle sıraya ekilir. 65-75 cm’ lik sıra arası daha sonra sulama karığı olarak kullanılır. Sulama karığı olarak kullanılmayacak sıra araları ise 130-150 cm genişlikte bırakılır. Böylece bitkilerin yayılması sağlanırken çalışmalar sırasında bitkilere zarar verme engellenmiş olur. Rüzgârsız bölgelerde uygulanan yetiştirme şeklidir.

Fide ile üretim

Açıkta yetiştiricilik için yastık veya tüplerde yetişen fideler soğuk hava tehlikesi kalkar kalkmaz önceden işlenmiş ve hazırlanmış dar veya geniş masuralara dikilir. Hıyar için masuralar tek sıralı yetiştirmelerde 50-60 cm genişliğinde, çift sıralı yetiştirmelerde 80-120 cm genişliğinde hazırlanmalıdır. Sıra üzerinde ise toprak ve çeşidin gelişme karakterine göre fideler genellikle 40-50 cm üzerinden dikilmelidir. 13 Kök bölgesindeki toprağın dikim sırasında dağılmaması için dikimden yaklaşık 12 saat önce fidelere su verilmelidir. Böylece fidelerin tutma oranı artar. Fidelerin dikimi esnasında toprak nemi (tav) yeterli olmalıdır. Dikim, havanın serin olduğu saatlerde yapılmalıdır. Yaklaşık 2-3 haftalık erkencilik sağlayan bu yöntemde dikimden sonra fidelerin kök bölgesinde çanak açılarak can suyu verilir. Üretim planlaması yapılırken dekara dikilecek fide sayısının bilinmesinde fayda vardır. Dekara fide sayısı, kullanılan çeşidin özelliğine, üretimin hedefine göre değişir. Genelde sofralık hıyarlarda dekara 2000-2500, turşuluklarda 5000-7000 fide önerilir.

Örtü altı yetiştiriciliği

Sera alanlarının % 18’ inde hıyar üretimi yapılmaktadır. Yetiştiricilik en fazla ilkbahar döneminde olmak üzere tek mahsul veya sonbahar dönemlerinde de yapılır Seralarda hıyar yetiştiriciliği dönemler halinde yıl boyu devam eder. Her yetiştirme dönemi için tavsiye edilen çeşitler farklıdır. Bununla beraber ekim ve dikimlerin yoğunlaştığı dönemler vardır. Bu dönemler şöyledir. 14 Tohum ekimi doğrudan seraya ya da torbalara yapılır. Eğer torbalara yapılacaksa önce torbalar harç ile doldurulur. Harç veya torf ile doldurulan torbanın ortasına bir adet tohum ekilir ve üzeri 1 cm harç ile örtülerek su verilir. Çimlenme ile birlikte ilk gerçek yaprakları oluşturan fideler bulunduğu yerde seyreltilerek yeterli havalanma sağlanır. Fide büyüme devresinde bitki koruma tedbirlerinin ihmal edilmemesi gerekir. Eğer direkt seraya ekim yapılacaksa; uygun toprak hazırlığından sonra açılan çukurlara önce bir avuç harç veya torf konur ve üzerine tohum ekilir.

KÜLTÜREL İŞLEMLER

Sulama

Hıyar suya çok duyarlıdır. Bu sebeple diplerinin daima nemli bulundurulması gerekir. Böylece bitkinin iyi gelişmesi sağlanırken özellikle susuzluktan ileri gelen acılaşmaya fırsat verilmemiş olur. Hıyarda sulama yönünden en kritik dönem meyve bağlama dönemidir. Fideler dikildikten sonra ilk verilen can suyundan ilk meyveler görülünceye kadar ki dönemde çok olmamak koşuluyla günde 1-2 kez su verilmelidir. Bu dönemde fazla sulama yapılması meyvelerin sararmasına (boğulmasına) neden olur. Bundan sonra su büyük önem kazanır ve mümkünse her 3-4 günde bir sulama yapılmalıdır. Hıyarda damlama sulama Hıyarın su isteği birçok sebzeye göre daha kolay anlaşılır. Özellikle sabah ve akşamları hıyarın iri yapraklarının anormal pörsüme göstermesi ve aşağı doğru sarkması, ayrıca gövde ve yapraklarda tüylülüğün artması ve yaprakların küçülmesi su eksikliğini gösterir.

Bu durumda zaman geçirmeden sulanmalı ve sulamalar mümkünse sabahın erken saatlerinde veya akşamüstü yapılmalıdır. Toprak tipi ve bitki büyüklüğü de sulamayı etkileyen faktörlerdendir. Kaba yapılı topraklar daha sık su ister. Hızlı ve taşkın bir sulamadan ziyade, yavaş ve dikkatli sulama yapılması, hastalıkların yayılmasına da mani olur. Dikkat edilecek bir başka husus da hıyarın gövde ve dallarına basıldığında iletken doku zedeleneceğinden meyveler kendilerine gerekli olan suyu normal olarak alamayacaktır. Böylece gelişmeleri aksayarak acılaşma meydana gelecektir. Bunun için gelişme döneminde ve hasat zamanında bitkiler arasında gelişigüzel dolaşılmamalıdır.

İlaçlama

Hıyar bitkisinin yetişme ortamı sıcaklık ve nem açısından hastalık ve zararlıların gelişmesine çok elverişlidir. Hıyar üretiminde hastalıklara karşı dayanıklı çeşit seçimi ile hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanmış tohum kullanımı gerekir. Hıyar yetiştiriciliğinde genellikle yabancı ot ilacı (herbisit) kullanılmaz. Çapa işlemi ile hem yabancı ot temizliği hem de kaymak kırma, toprağın havalandırılması ve bitkilerin boğazlarının doldurması yapılır. Sıklıkla karşılaşılan külleme ve mildiyö hastalıkları ile yaprak biti ve kırmızı örümceğe karşı zirai mücadele talimatlarına uygun olarak ilaçlama yapılmalıdır. İlaç seçiminde tarım il veya ilçe müdürlüklerinin bitki koruma şube müdürlüklerinin tavsiyelerine göre gerekli işlemler yapılır.

Hıyarlarda Görülen Önemli Hastalıklar

Fungal (mantari) hastalıklar Antraknoz Yapraklarda siyah ve esmer lekeler halinde görülür. İleri safhalarda yapraklar buruşup kurur. Yapraklar parçalanır, bitki kuruyup ölebilir. Meyveler üzerinde ve yaprak saplarında gayri muntazam ve çukurumsu lekeler oluşur. Meyvelerde daire veya gayri muntazam çöküntü halinde lekeler oluşur. Daha sonraları bunların kavun içi bir renk alması ile tanınması kolaylaşır. Hastalık 16 derecede bulaşır, 21-26 derece ve % 80 nemde salgın yapar. 22 Kültürel önlem olarak temiz tarladan tohumluk alınmalı, en az 3 yıllık münavebe (Ekim nöbeti ) uygulanmalı, hasta bitkiler ve hasat artıkları imha edilmelidir. Kimyasal mücadele ise tohum ilaçlaması ve yüzey ilaçlaması olarak yapılır. Tohum ilaçlamasında tohumlar 1 saat su ile ıslatılır, 1 saat kurutulduktan sonra uygun ilaçlarla ilaçlanır.

Yüzey ilaçlaması; bitkilerin yaprak saplarında ilk antraknoz lekeleri görülünce ilaçlamaya başlanmalıdır. 12 gün ara ile hastalığın şiddetine ve iklim koşullarına göre 3-6 kez uygulama yapılmalıdır. Külleme Bitkilerin özellikle yaşlı yapraklarında görülür. Genellikle önce yaprağın üst yüzeyinde parça parça, nispeten yuvarlak lekeler belirip sonradan bu lekeler birleşerek yaprağın her iki yüzeyini, yaprak sapını ve gövdeyi kaplar. Yaprakların alt ve üst yüzleri un serpilmiş gibi beyaz bir toz tabakası ile kaplıdır. Yapraklar kuruyup dökülür. Hastalık sadece bitki yapraklarında değil, aynı zamanda sürgünlerde ve nadiren meyvelerde de görülür. Bitkilerde büyüme durur, çiçek açma veya normal bir çiçek oluşumu sağlanamaz. Meyveler lezzetsiz olur. Yaz boyunca rüzgâr ve böceklerle etrafa yayılır. Kültürel önlem olarak hasattan sonra hastalıklı bitki yaprakları, tarla içindeki ve civarındaki yabancı otlar toplanarak yakılmalıdır. Bu hastalığa karşı en ucuz ve kolay mücadele toz kükürtle yapılır. Mücadele için dekara 2-3 kg toz kükürt yeterlidir. Uygun iklim şartlarında kavun, kabak, hıyar ve bamya gibi sebzelerde hastalık görülebilir.

Beyaz çürüklük

Hastalık genel olarak kök ve kök boğazında ıslak çürümeler ve gelişmiş bitkilerin yaprak ve sürgünlerinde solgunluk şeklinde kendini gösterir. Özellikle nemli ortamlarda genç fidelerin tamamen çürümesine neden olabilir. Gelişmiş bitkilerde belirtiler önce kök boğazı ve toprağa yakın olan alt yapraklarda ortaya çıkar. Hastalığın ilerlemesi ile kök boğazında bol miktarda pamuk beyazlığında misel tabakası oluşur. Zamanla yumaklar şeklinde toplanan misel tabakaları önceleri kirli beyaz renkte ve yapışkan bir şekildedir. Sonra havanın etkisi ile koyu kahverenginden siyaha kadar değişen renkler alarak sert bir yapıya dönüşür, kuruyan bitki artıkları ile birlikte toprağa karışır. Kültürel önlemler Çok bulaşık olan alanlarda en az 5 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır. Hastalığın görülmediği yerlerde, sera tesis edilmelidir. Seralar iyi havalandırılarak yüksek nem önlenmelidir. Fazla sulamadan, sık dikimden ve aşırı gübrelemeden kaçınılmalıdır. Hasattan sonra bitkiler sökülüp imha edilmeli, hastalık etmenlerinin toprağa karışması önlenmelidir.

Yalancı mildiyö hastalığı

Yapraklar üzerinde önce küçük soluk yeşil veya sarımsı lekeler belirir. Yaprağın alt yüzeyinde ve bu lekelerin altında gri veya menekşe renginde bir küf tabakası görülür. Şiddetli şekilde hastalanan yapraklar sararır, sonraları kahverengiye döner. Uygun ilaçlar kullanılarak mücadelesi yapılır. 

Çökerten Hastalık

fide ve gelişme devresinde görülür. Fide devresinde topraktaki çürükçül mantarları tarafından fide kök çürüklüğü meydana gelir. Böyle fideler kurur. Bitkilerin kol atma ve meyve teşekkülü sırasında da solgunluk etmenlerinin sebep olduğu, kol uçlarından başlamak üzere daha sonra tüm bitkiyi kapsayan solma görülür. Böyle bitkilerin kök boğazlarında zamklaşma ve koyu kahverengi yanıklık görülür. Solgunluk Hastalığın belirtileri alt yapraklardan başlayarak üst yapraklara doğru ilerleyen solma ve pörsüme şeklindedir. Bitkinin odunsu gövde dokusunun rengi bozulur, kahverengileşir. Zamanla bitki tümüyle solar ve ölür. Hastalığa neden olan funguslar toprakta yaşar. Seralarda özellikle hıyarlarda görülen kök çatlamalarına toprak mantarlarının neden olduğu bir hastalıktır. 

Hıyar sap çürüklüğü

Bu hastalık yaprak, kök ve meyvelerde görülebilir, bitki solar ve bir iki gün içinde bütün fideyi sararak öldürür. Gelişmiş bitkilerde hastalık önce ana gövde ve yan dalların toprağa yakın yerlerinde başlar. Önceleri sapta yumuşak sulu bir çürüklük halinde görülür. Daha sonra bu çürüklük dallara ve köklere doğru ilerler. Kültürel önlem olarak da hastalık görülen sahalarda toprak en az iki yıl boş bırakılmalı veya uygun bir münavebe uygulanmalıdır. Virüs Hastalıkları Hıyar adi mozaik virüsü Yapraklarda açık yeşil mozaik lekeleri halkalar ve dalgalı çizgiler yapar. Bazı yaprak bitleri ve emici böceklerle yayılır. İlk hastalık belirtileri bitkiler yaklaşık 6 haftalık iken ortaya çıkar. İlk belirtiler genç yapraklarda 1-2 mm çapında küçük yeşilimsi sarı lekeler halinde ortaya çıkar. Bu yeşilimsi sarı lekeler daha sonra gelişen tüm yapraklarda ortaya çıkar. Yapraklarda şekil bozuklukları ve bitki boyunda kısalma meydana gelir. Daha ileri dönemde yapraklar kenar kısımlardan aşağı doğru kıvrılır, yaprak yüzeyinde buruşukluklar, küçük damarlar arasında kalan kısımlarda bombeli yüzeyler oluşur. Yapraklar kırışık ve kıvırcık bir görünüm kazanır. bitkinin normal büyüme ve gelişmesi durur, gövdede boğum araları kısalır ve bitki bodurlaşır. Hasta bitkilerde çiçek sayısında ve meyve tutumunda da önemli ölçüde azalma olur. Meyvedeki belirtiler çok daha tipiktir. Önce genç meyvelerin sap ucunda sarımsı-yeşil lekeler oluşur ve zamanla bu lekeler tüm meyveye yayılır. İleri dönemde meyvenin tamamında çok daha koyu yeşil renkli lekelerle birbirine karışmış açık sarımsı-yeşil lekeler oluşur. Meyvedeki koyu yeşil kısımlarda genellikle siğil benzeri çıkıntılar veya kabartılar gelişir, böylece meyvelerde şekil bozuklukları oluşur.

Hıyar kabarcık mozaik virüsü Özellikle seralarda yetiştirilen hıyarlarda görülür. Yaprak veya meyve üzerinde koyu yeşil benekli mozaik lekeleri görülür. Verimi ve kaliteyi düşürür. Virüs hastalıklarına karşı tohumlar dezenfekte edilmelidir ve ilaçlı mücadele yapılmalıdır. Bakteriyel hastalıklar Hıyar köşeli yaprak lekesi Bitkilerin yaprak, sap ve meyvesinde zararı görülür. Yapraklarda damar aralarında damarlarla sınırlanmış koyu kahverenginde yağlı lekeler oluşur. İleri safhada lekeler bütün yaprak yüzeyini kaplar. Meyvelerde küçük, yuvarlak, iltihap gibi yağlı lekeler halinde kendini gösterir. Bitkiler 6-8 yapraklı oldukları zaman tarla kontrol edilmeli, lekeler görülürse tarım il ve ilçe müdürlüklerinin tavsiyelerine göre ilaçlama yapılmalıdır.

Gübreleme

Hıyarlar, toprakta organik gübrenin bol olmasını ister. Organik gübre ticari gübrelerin toprakta tutulmasına ve toprakta tuz miktarının azalmasına neden olur. Dekara 3-6 ton iyi yanmış çiftlik gübresinin sonbaharda veya ilkbaharda ekimden en az birkaç ay önce toprağa verilmesi gerekir. Toprak analizine göre gübrelemenin yapılması akıldan çıkarılmamalıdır. Hıyar yetiştiriciliğinde toprağa verilecek olan mineral gübre miktarları toprağın mineral yapısına bağlı olarak dekara 20-60 kg triple süper fosfat, 10-50 kg potasyum sülfat, 25-30 kg amonyum sülfat, 4-6 kg kalsiyum ve 5 kg magnezyum verilmelidir. Hıyar yetiştiriciliğinde magnezyumlu gübreleme kalitenin sağlanması açısından büyük önem taşır. Magnezyumca fakir topraklarda yetiştirme yapılmışsa hıyar meyvelerinin tohum yataklarında istenmeyen boşluklar oluşur. Verim ve kalite üzerine doğrudan etkili olmakla birlikte dengesiz ve fazla azotlu gübreleme meyve iriliğine ve yumuşak yapılı meyve oluşumuna neden olur. Azot noksanlığında yaprakların rengi açılır. Yapraklar zamanından önce sararıp dökülürken çiçeklerin ömrü kısalır, meyveler açık renkli ve küçük olur. Azotlu gübrenin yarısı tohum ekiminden önce toprak hazırlığı sırasında temel gübreleme olarak verilir. Kalan azotun yarısı kol atma döneminde, yarısı da meyve bağlamanın başlangıcında toprağa verilir. Azotlu gübrelemenin hasattan bir ay önce yapılmış olması gerekir. Fosforlu gübre meyve tutumu için önemlidir. Fosforlu gübrenin tamamı triple süper fosfat şeklinde verilmelidir.

Fosfor noksanlığında gelişme ve yan sürgün teşekküllü zayıflar. Yaprak kirli, gri yeşil renge dönüşür. Yaprak kenarları yukarı doğru kıvrılır. Yaprak ayası üzerinde muntazam olmayan kahverengi lekeler meydana gelir. İlk meyve görüldükten sonra azotlu gübrelerden veya çiftlik gübresinden hazırlanmış şerbetten 1-2 defa verilmesi çok faydalıdır. 29 Potasyum meyve kalitesi ve meyve sertliği üzerine olumlu etki yapar. Potasyumun 2/3’ü tohum ekiminden önce toprak hazırlığı sırasında da temel gübrelemede, 1/3’ü ise sulamada verilmelidir. Bitkilerde magnezyumun ve potasyum noksanlığı görülmesi durumunda bu gübreler yapraktan püskürtülerek de verilebilir. Hıyar yetiştiriciliğinde demir, bor mangan gibi iz elementleri noksanlığı ile fazlalığı bitkilerin gelişimi, meyve verimi ve kalitesi üzerine olumsuz etki yaptığından besin maddelerinin eksikliği ve fazlalığı ortadan kaldırılmaktadır.

Destek Sağlama

Hıyar bitkisi açıkta ve serada yetiştirilirken çeşitlere bağlı olarak destek verilmesi gerekebilir. Destek verme işlemi herekler yardımıyla (daha çok açık yetiştiricilikte) ve ipe alma şeklinde yapılmaktadır. Hıyarda ipe alma Sera yetiştiriciliğinde dengesiz büyümeyi önlemek, verimi devam ettirmek ve daha iyi ışıklanmayı sağlamak için bitkiler askıya alınmalıdır.. Hıyar bitkisinde gövde ve büyüme noktaları oldukça gevrek dokulardır. İpe alma ve sarma işlemlerinde bunların yaralanmamasına dikkat edilmelidir. 30 İpe almanın yararları şöyle sıralanabilir: Işık gören yüzey artacağından fotosentez artar. Ürün kalitesini artırır. Hastalık ve zararlıların kontrolü kolaylaşır. Birim alandaki bitki sayısı artacağından verim artar. 

Budama

Hıyar bitkisi çok hızlı gelişme gösterir. Meyvelerin iyi gelişmesi için yaprak koltuklarından çıkan sürgünler alınmalıdır. Ayrıca hasadın ilerleyen dönemlerinde alt yapraklar alınmalıdır. Bu işlemle bitkinin besin maddeleri ve suyuna ortak olan ama meyvenin gelişmesine katkısı olmayan alt yapraklar alınır. Bunun yanında havalanmayı da sağlayacağından hastalık ve zararlılarla mücadeleyi de kolaylaştırır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.