Genel Halk Hikayeleri Hikaye

Sarı Öküzün Hikayesi

Sosyal Medya Hesabında Paylaş

Büyük bir Sığır sürüsü hep bir arada otlamaktadır. Fakat kalabalık ve bir arada oldukları için, yakınlarında onları gözleyen bir aslan sürüsü kendilerine zarar verememektedir. Aslanlar için Sığırların böylesine bir arada ve kalabalık olmaları, artık katlanılamaz bir hale gelmiştir.

Bir süre sonra aslanların şefi, Sığır sürüsünün şefine konuşma teklif eder. Toplantıda; aslanlar, sığır sürüsünden hiç rahatsız olmadıklarını, ancak içlerinde bulunan ve sarı renkte olan öküzün gözlerini sürekli rahatsız ettiğini söylerler. Eğer bu sarı öküzü kendilerine verirlerse, sürünün geri kalanını bir daha rahatsız etmeyeceklerini ifade ederler. Sığırların şefi çok kızar ve böyle bir şeyin asla olmayacağını söyler. Ancak aslanlar nöbete devam ettikçe, ineklerdeki huzursuzluk daha da artar. Sonunda, öküzler konseyini toplarlar.

Müzakereler sonucunda, aslanların kendilerini gözlemesinin sürüyü huzursuz ettiğini, sürünün artık bu huzursuzluğa katlanamadığına karar verip, sarı öküzü aslanlara teslim etmeye karar verirler ve aslanların önüne sarı öküzü atarlar.

Aslanlar büyük bir iştahla sarı öküzü yerler, kalan parçaların üzerine akbabalar üşüşür. Aslanlar bir müddet sürüye ilişmezler. İnekler de bu geçici baharı bir müddet keyiflerine göre yaşarlar. Günlerini gün ederler. Ancak bu durum pek uzun sürmez. Bir sabah gün ışığı ile beraber aslanlar yine gelmişler ve dikkatlice sürüyü gözlemeye başlamışlar.

Bir müddet sonra aslanların şefi ile sığırların şefi bir araya gelirler. Bu kez de aslanlar, beyaz benekli ineği isterler. Hikaye böylece devam eder. Aslanlar beyaz benekli, kısa boynuzlu, yassı kafalı, falan derken aslanlar ha bire sığır sürüsünden birilerini çeker alır ve afiyetle yerler.

Sığır sürüsü gün gelir bir bakarlar ki, o haşmetli sürü, azala azala küçücük bir topluluğa dönüşmüştür. Aslanlar ise, İnekleri yedikçe çoğalıp hatırı sayılır bir güce ulaşmıştır. Bir müddet sonra bu kez aslanların şefi, sürüye haber göndermiş ve

” Toplantıya falan gerek yok bize üç buffalo gönderin” demiş.

Sığır konseyi toplandığında, etraflarına bakıp, sürüde hiçbir ineğin kalmadığını görmüşler. Sürünün şefi toplantıda, türü ne olursa olsun topluluklar için, ‘hayati ders’ niteliğindeki şu hayati cümleyi kurar.

” Arkadaşlar biz savaşı ne zaman kaybettik biliyor musunuz? Sarı Öküzü aslanlara teslim ettiğimiz gün, biz savaşı kaybettik.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.