Genel

Sünnet Hediyesi Olarak Verilen Paha Biçilmez Çay Fincanı

On dokuzuncu yüzyılın en zengin devlet adamlarından biri 90 yaşına kadar yaşamış olan Serasker ve Sadrazam Hüsrev Mehmet Paşadır. Enderun tarihçisi Ata Bey, 9-11 yaşlarında bir çocukken sünnet olacağı zaman babası Tayyar Ağa tarafından büyüklerin ellerini öptürmeğe götürülmüş. Bu arada, konağında emekli olarak oturan Hüsrev Mehmet Paşa’ya da gitmişler. Paşa:

“Ah yavrum, fakir zamanıma rastladın.” Demiş.

Sonra bir çekmecenin önünde bir müddet bir şeyler karıştırmış ve çocuğa hediye olarak zarflı bir kahve fincanı hediye etmiş. Çocuk kahve fincanını ne yapsın? Bir sandığın bir köşesine atmış unutmuş. Aradan uzun yıllar geçmiş. Ata Bey memuriyetlerde dolaşmış, önemli işlere memur edilmiş, evlenmiş, çoluk çocuk sahibi olmuş. Nihayet gözden düşmüş, yıllarca yoksulluk çekmiş, borçlanmış ve eşyalarını satmaya başlamış, evini rehine vermiş. Ancak durum ümitsiz, bir felaket devri.

Bir gün akşam için ekmek parası dahi olmayan bir zamanda aklına Hüsrev Mehmet Paşa’nın hediye ettiği fincan gelmiş.

“Götürüp şunu satayım da beş on kuruş alayım” diye düşünmüş.

Fakat hemen satamamış. Çünkü fincanın, Ming hanedanından kalma bir Çin porseleni, zarfının da Memluk sultanları devrine özgü nadide bir sanat eseri olduğu ortaya çıkmış. Hararetli bir müzayede sonucunda satılan bu küçük hediye Ata Bey’in bütün borçlarını ödemiş, evini rehinden çıkarmış, geri kalan parayla da gayet güzel bir yaşam sürmüşler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.