Genel

Yorgun Olmamıza Rağmen, Neden Uyumakta Güçlük Çekiyoruz?

Olur ya! Hayalini kurarak elimizin altındaki işlerimiz bitsin de şöyle güzel bir uyku çekeyim diyen dünya üzerindeki bir çok insandan biriyiz. Peki neden yorgunken uyumakta güçlük çekiyoruz?

Elimizdeki iş yükünü hafifletip, sabırla beklediğimiz o uyku için fırsat gelir ancak, ne kadar yorgun olursak olalım, uyku seansına girmekte zorlanırız. Gözlerimiz uykusuzluk acıları çeker, beyniniz adeta uyumamak için direnir. Bu garip durum alışılmadık derece de bizi sinir eder. Aslında bunların tamamı koruma içgüdüsünden ibarettir.



Özellikle dinlenme molalarının ihmal edildiği, durmaksızın bir şeyler düşündüğümüz ve çalıştığımız günlerde beynimiz nörofizyolojik mekanizması gereği aşırı yükleme denilen duruma gelebilir ve hayatta kalma mekanizmasını tetikler. Çünkü beynimiz, evrimsel olarak koruma içgüdüsüne sahiptir. Yoğun çalışma söz konusu olunca beynimiz acil bir durum olduğunu varsayarak uyarıcıları devreye alır. Eğer ki bu uyarıcılar bizi uzun süre tetiklerse, uyumamız gerektiğinde tetiklenen uyarıcılar tarafından beynimizin koruma içgüdüsü devreye girer ve uyumakta zorlanırız. Yeterince sağlıklı bir uyku çekemediğimiz için zihinsel olarak yorgunluk sürer, yorgunluk sürdürülmeye devam ettiğinden, uyuyamaz ve kendimizi berbat bir döngünün içinde buluruz.

HER UYKUSUZLUK AYNI DEĞİL!

Uykusuzluk sorunu farklı tiplerde olabilen bir sorun. Özellikle sorunun farklı nedenlerine bağlı olarak farklı uykusuzluk tiplerinin olduğunu söyleyebiliriz.

Akut İnsomni

Uykusuzluk, birincil olarak uykunun kendisinden kaynaklanabileceği gibi, başka bir uyku hastalığı veya dâhili, psikiyatrik hastalığın bir belirtisi de olabilir. Zaman zaman açıkça tanımlanabilen stres veya çevresel bir değişikliğe bağlı olarak gelişen, örneğin yabancı bir mekanda bulunma, bir sınav öncesi ya da bol miktarda kahve, çay tüketimi sonrasında uykusuzluk yaşanabilir. Buna “akut insomni” deniyor. Özelliği, uykusuzluğa neden olan etken ortadan kalktığında uykusuzluğun kaybolmasıdır. Eğer uykusuzluk sorunu yaklaşık bir ay süreyle devam ediyorsa mutlaka uzmana başvurulmalıdır. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kişinin çevredeki insanların önerdiği ilaçları veya kendi başına eczaneden aldığı uyku ilacını kullanmaması. Aksi durumda uykusuzluk kronik hale gelebilir ve tedavi güçleşebilir.

Psikofizyolojik İnsomni

Akut insomnide bahsettiğimiz gibi geçici bir süre tetiklenen uykusuzluk, kişide uyuyamamayla ilgili gerginlik ve kaygı oluşturmaya başlarsa zaman içinde kısır bir döngüye girebilir (Psikofizyolojik insomni). Uyumak için daha fazla çaba harcanması, daha fazla uyanıklığa ve uykuya daha zor dalmaya neden olabilir. Hasta uyanık olmak istediği durumlarda, örneğin televizyon seyrederken veya bir konuyu dinlerken kolaylıkla uykuya dalabilir ancak yatağına gittiğinde uykusu kaçar. Çünkü genellikle, kişi uyumak için yatağına uzandığında aklına takılan konular hakkında uzun uzun düşünür, bir önceki günün uğraşlarını gözden geçirir, bir sonraki gün karşılaşacağı sorunlarla baş etmek için strateji geliştirir. Bu da hastanın uykuya geçmesini zorlaştırır. Psikofizyolojik insomninin ilginç bir özelliği de, kişinin evinden farklı bir yerde daha rahat uyuyabilmesidir.

Kalıtsal İnsomni

Hayat boyu yeterli uyku elde edememe durumudur. Tipik olarak çocuklukta veya en geç erken ergenlikte başlar. Oldukça nadir bir hastalık olan kalıtsal insomninin sıklığı bilinmiyor.

Paradoksal İnsomni

Paradoksal insomnide kişi aslında uyumaktadır fakat uyuduğunu algılayamadığı için uykusuzluktan yakınır. Bu tür hastaları tedavi etmeden önce psikiyatrik hastalıklar ile ilişkili uykusuzluklar da araştırılmalıdır.

Bağımlılık

Psikiyatrik hastalıklara, ilaç veya madde kullanımına, dahili veya nörolojik hastalıklara bağlı uykusuzluklar da görülebiliyor. Uykusuzluk birincil bir hastalık olması yanında; huzursuz bacaklar sendromu, uykuda periyodik hareket bozukluğu, santral uyku apne sendromu gibi farklı bir uyku hastalığının belirtisi de olabilir. Bu durumda ana uyku hastalığının tedavisi, uykusuzluk yakınmasının ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

Solunum Bozuklukları

Uykusuzluk nedenleri arasında en yaygın görülen nedenlerden biri solunum bozukluklarıdır. Örneğin bazı hastalarda uyku apnesi görülebilir uykuda aniden solunum durması hastanın uyanmasına neden olabilir. Bazen de nefes almada zorluk yaşayan astım hastaları, akciğerlerde solunum yetmezliği olanlar vs. gece hastalıklarından dolayı uyanabilirler. Horlama uykudan uyanmaya neden olan bir diğer etkendir. Aşırı alkol alınması, aşırı yorgunluk, uykusuzluk nedeni olabilir. Bu noktada horlama nedenlerine de odaklanmak gerekir. Aşırı kilo, horlamada en büyük etkendir.

Yetersiz Uyku Hijyeni

Tüm bu uykusuzluk nedenlerinin yanı sıra sıkça karşılaşılan yetersiz uyku hijyenine bağlı uykusuzluk, kişinin alışkanlıkları ve günlük hayat aktivitelerinin iyi kalitede uyku sağlamada yetersizliğe yol açması durumudur. Gece uykusunu kötü yönde etkileyen; gün içi kestirmeler, uykuyu engelleyen alkol kullanımı gibi gündüze ait durumlar veya gece uyku süresini istemli olarak kısaltmak gibi geceye ait durumlar uyku hijyenini bozarak uykusuzluğa neden olabiliyor.

Kas ve Sinir Bozuklukları

Huzursuz bacak sendromu gibi sorunlar uykuda en çok bölünmeye neden olan durumlardan biridir. Kollarda ve bacaklarda atma olması, uykudan kalkmaya neden olur. Bu rahatsızlık genellikle tedavisi zor olan ve kas gevşetici ile ertelenen bir durumdur. Hasta, önce uykuya geçmeyi başarır, ancak dalacağı sırada sinirleri atar. Yeniden uykuya dalınca bir kere daha aynı sorunu yaşayabilir. Tahmin edileceği gibi oldukça yıpratıcı bir durumdur. Demir eksikliğinin giderilmesi ile tedavi yöntemleri geliştirilmektedir.

Heyecan ve Stres

Uykusuzluğun önemli nedenlerinden biri heyecan ve strestir. 3 aydan daha kısa süren bu durum, ağır stres altında olan kişilerde yaygın şekilde görülür. Ayrıca iş toplantıları öncesinde önemli kararların alınacağı görüşmelerde bu duruma sıkça rastlanır. Bir kişi önemli bir toplantıya katılacaksa yine uykusuzluk sorunu ile karşılaşabilir. Bu heyecan ve strese ayrıca jet lag durumunu da eklemek mümkündür. Yani belli bir zaman dilimi içinde çok hızlı yer değiştirilirse basınç dengesizlikleri vücudunuzun uyku saatini bozar. Yani eski alışkanlığınızdaki uyuma saati ile yeni gittiğiniz yerdeki uyuma saati birbirine uymaz. Bu da uykuya dalmada zorluk yaşatır. Ancak bu durum kalıcı değildir. Sorunun kaynağı bitince uykunuz da normale döner.

Kaygı ve Depresyon

Kaygı, gerilim, depresyon gibi ruhsal sorunlarda uykusuzluk yaşanabilir. Özellikle kaygı, rahatlamanızı ve uykuya dalmanızı en çok etkileyen faktörlerden biridir. Fiziksel aktivitelerle vücut rahatlatılabilir. Bazen de sadece bir an için uykunuz gelir sonra uyumak için yatağa gittiğinizde yeniden uykunuz kaçabilir. Sonra yataktan kalkıp etrafta dolaştığınızda yeniden uyku gelebilir. Yani uyuma çabalarınız ters tepiyor da olabilir. Bu kategoride olabilecek başka bir neden de psikiyatrik tedavisi devam eden kişilerdeki ilaç tedavisine bağlı olarak uyku bozuklukları meydana gelebilir. Yan etkiler buna neden olabilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik korunuyor !!